Tanrı gerçekten var mı, yoksa kutsal imtiyazlarının korunmasını gözeten bu yeryüzü güçlüleri tarafından, vatandaşlarını daha da rahat sömürebilmek için kendi tasarılarına göre mi yaratılmıştır; yeryüzünün gökyüzüne bir yansıması mıdır; bu gibi şeyleri artık umursamıyor, ben yalnız sabaha çıkıp çıkmayacağımı bilmek istiyordum. Ölümün karşısında mezhebin, imanın, itikadın ne kadar gevşek ve çocukça olduğunu hissediyordum.
...
Binlerce yıl önce aynı sözler konuşuldu, aynı çiftleşmeler oldu, aynı çocukluk anıları yaşandı. Acaba bir baştan bir başa hayat, gülünç bir kıssa, inanılmaz ve ahmakça bir masal değil midir? Acaba ben kendi masalımı yazmıyor muyum? Fakat masal, her anlatının miras aldığı ruh durumu içinde, tasarlayıp da eremediği dilekler için bir çözüm, bir kaçış yolu ancak.
Yetişkinler ne yaptıklarını saklama konusunda çok zeki değiller ve kısa süre sonra kendilerini ele veriyorlar. Biz çocukların uyuduğunu sanıyorlar ve onların ne dediğini duyacak ve ne yaptıklarını görecek kadar zeki olduğumuzu unutuyorlar. Sandıkları gibi aptal değiliz.