Zeynep Beyza Gür

Puan vermedi·136 syf.··
2025 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 21:21
Amak-ı Hayal kitabının ardından bunu okumak bana kitapların aslında ne kadar benzediğini gösterdi. Yazarın kitaptan etkilenip etkilenmediğine dair bir yorum görmedim. Ancak her iki kitapta felsefik bir yolculuğa şahit oluyoruz. Yazarın dil ve anlatımı, konuyu daha çarpıcı kılmış. Kısa ve etkin cümlelerle ağlanacak halimize gülüyoruz. (Özellikle Fenerbahçe ile ilgili kısımlarda çok eğlendim.) Kitabın sonları özellikle son elli sayfası daha vurucuydu. İnsanın tarihsel yolculuğu eleştirel bir dille ele alınmış. Ancak satır aralarındaki mesajlar umut da barındırıyor. En çok da etkileyen insanın nefsiyle olan mücadelesidir.
İnsanın Acayip Kısa TarihiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 20212,392 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·336 syf.··
2025 27. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 21:39
Kitabı bitirdiğimde içimde insanlara karşı merhamet duygusu kaldı. Anladım ki insanoğlu ne kadar da merhametli olabileceği gibi ne kadar da vicdansız olabileceği. Hayatın bazen ne kadar çekilmez dayanılmaz olduğu. Özellikle Mürşit’in yaşama karşı olam olumsuz tavrı iç parçalıyıcıydı. Durup düşünüyor, insanlar nasıl bu kadar yaşam arzusu ile dolu diye. Yer yer ben de bu konuda düşündüm. Acaba hayatı fazla mı abartıyoruz. Onun için kitabı depresif bir anınızda okumayınız. Kitabın ismi çok güzel. “Dünya Ağrısı” kitabı en iyi özetleyen en iyi ifade eden sanırım bu iki kelimedir. Ayfer Tunç’un dil ve anlatımı oldukça sade. Kitap aktı, gitti. Çoğu satırın altını çizdim. Böyle şiir gibiydi. Romanda yalnızlık, yabancılaşma, suç, adalet ve vicdan temaları sık sık karşımıza çıkıyor. Genel olarak Dünya Ağrısı insanın varoluşsal sancısını anlatıyor. Bunu anlatırken de hem düşündürüyor hem de sorgulatıyor.
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
8/10
·432 syf.··
2025 26. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 19:50
Delia Owens’ın Kya’nın Şarkı Söylediği Yer romanını okuyup filmini izledim. Böylelikle hikayeye farklı açılardan bakmış oldum. Kitapta en çok etkilendiğim kısım Kya’nın çocukluktan itibaren tek başına hayatta kalması ve doğayla kurduğu bağ oradan aldığı eğitim ve güç oldu. Tıpkı doğadaki son çocuk gibi. Kya’nın yalnızlığı ve doğanın dinginliğiyle okurken büyük bir huzur ve hüzün hissettim. Kya’nın toplumdan dışlanması ve hayatta kalma çabası bana çok güçlü geldi. Yazarın dil ve anlatımı sadeydi. Hani o çerezlik diyebileceğimiz kategorideydi. Fakat +18 sahneler de yoğundu. Hem filmde hem kitapta. Filme gelecek olursak baraklık ve doğa çekimleri çok güzeldi. Çok etkilendim. Filmde görsellere çok iyi yer verilirken kitapta duygular ön plana çıkıyordu. Kitap ve film arasındaki en büyük en büyük duygu farkı bence Kya’nın yalnızlığıylığıydı. Kya kitapta daha yalnızdı. Mabel ve Zıpzıp filmde daha yoğun. Film kitabın birebir aynısıydı. Birkaç detay farklıydı sadece. İlk kez film beni daha çok etkiledi diyebilirim. Doğayı görsel olarak görmek birebir çok iyiydi. Kya’nın doğadan güç alması, doğaya sahip çıkması çok şey anlatıyor. Özellikle son zamanlarda doğadan bu kadar uzaklaşmışken. Ayrıca adaleti de mahkeme sahnesinde oldukça sorguladım. Toplumsal dışlanmaları, önyargıyı sorguladım. Kitap duygular konusunda iz bırakırken filmin görselliği bende iz bıraktı.
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,791 okunma
8/10
·152 syf.··
2025 25. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 23:07
İçeriğini çok merak ettiğim sevgili hediye kitabım. Kore Edebiyatına bir girişimiz oldu çıkışımız olmayacak gibi. Kore’de son zamanlarda drama sektöründe kendini çok fazla gösteren psikoloji bilimi kitabımızda olduğu gibi verilmişti. Yazar Baek Sehee’nin psikiyatrisi ile olan konuşmalarını içeren kitap Güney Kore’de yaygınlaşan intihar, depresyon gibi vakalarda insanlara umut vermek için yayınlanmış. Yalnız değilsiniz duygularını vermek için. Kitabı bitirdiğimde yazarı kimmiş diye baktım. 1990 doğumlu aslında benim dönemlerimden çok da uzak olmayan biri olduğunu fark ettim. Belki de bu sebepten yaşadığımız duyguların, sorunların bazıları ortaktı. Özellikle beden algısı, yalnızlık, uyku gibi durumlarda bana duygu ve düşünce boyutumda destekledi. Tabi yazarın psikolojik rahatsızlığı daha derin ve ağır. Birebir hissetmek mümkün değil. #tadkaçıran yazarın sonunda yaşama sevinci kazanmasına çok sevindim. Okuma sürecim boyunca psikiyatrisine olan tavrı rahatsız etti ancak sonunda ona teşekkür etti. Tteokbokki ruhun açlığı, yaşama olan tutunmayı sembolize etmiş. Yaşamak ağır geliyor ama küçük şeylerle mutlu olabiliriz. Bu kitabı kendini çıkmazda hisseden “benim duygularımı kimse anlamıyor” diyen herkese öneririm. Umut veren bir eser. Terapi odasının bu şekilde yayınlanması ne kadar etik bilmiyorum ancak yazarın kendi terapisi ve seçimi olduğu için sorun olmaz diye düşünüyorum.
Ölmek İstiyorum ama Hâlâ Tteokbokki Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20251,304 okunma
8/10
·190 syf.··
2025 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 19:49
Hitler soykırımından kaçan bir kadın ile müslüman sahipsiz bir çocuğun hikayesi. Romain Garcy’nin eleştirmenlerin tekrara düşüyor eleştirisi üstüne Emile Ajar ismiyle yazdığı ve ikinci kez ödül aldığı kitabıdır. Ondan henüz bir kitap okudum ancak dil ve anlatımını görünce neden ödül aldığına anlam verdim. Ayrıca konu itibariyle de ödül almaya çok açık bir kitaptır. Fransa da anti ırkçı bir söylemi benimseyen kitapta ötenazi, kürtaj gibi konulara da eğiliyor. Müslüman bir çocuğun ağzından anlatılan hikayeden çok etkilendim.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,8bin okunma