MEVLİD GECESİNE DÜŞTÜĞÜM NOT
Eğer Allah Resûlü (s.a.v.) yeryüzünü gerçekten bugün şereflendirdiyse (kitaplarda başka günlerden de söz ediliyor) bu akşam vesilesiyle bazı şeyleri tekrar gözden geçirmek gerekir.
İnsanlık, tarihin hiçbir döneminde bu kadar bozulmadı, çözülmedi, rayından çıkmadı.
Tarihin hiçbir döneminde günahlar bu kadar kurumsallaşmadı, isyan bu kadar organize olmadı, şeytan bu kadar başarılı olmadı.
Tarihin hiçbir döneminde Müslümanlar bu kadar âciz kalmadı, dinine ve değerlerine bu kadar yabancılaşmadı, ahlaktan bu kadar uzaklaşmadı.
Bütün bunların gerisinde iki sebep var:
1. Allah'tan başka ilah olmadığı gerçeğini göz ardı etmek.
Hayatımıza yön veren, bize rota çizen, sınırlar koyan tek otorite olarak Allah'ı tanımadığımızda, hakiki ilahın yerini sahte tanrılar aldı. İdeolojiler birer tanrı oldu, moda tanrı oldu, ekonomi tanrı oldu. Bir hakiki ilaha bedel, binlerce sahte tanrılar icat edildi.
Bütün bunlara karşı yine ve yeniden "Lâ ilâhe illâllah" (Allah'tan başka ilah yoktur) bilincine ulaşmalıyız.
2. Hz. Muhammed'i (sav) hayat rehberimiz, önderimiz olarak belirlemek
İnsanlığın bu derece yoldan çıkmasında, Müslümanların imamesi kopmuş tespih taneleri gibi dağılmasındaki temel sebep, onların hayatlarına rehberlik eden Hz. Muhammed'i hayatlarından çıkarmaları oldu. Artık hayatımızda başka rehberler, örnekler, rol-modeller var. Büyüklerimiz Allah Resûlü'nü tanımıyor. Küçüklerimiz onu tanımıyor, örnek almıyor. Şair Arif Nihat Asya'nın dediği gibi:
Ne adlar ezberledi, ey Nebi,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor;
Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız!
Biz, kelime-i tevhidin bu iki cümlesini hayatımıza yerleştirmedikçe hayatlarımızın istikametini bulması, rotasına oturması, dünya ve âhirette huzur ve saadetin yakalanması mümkün