"Ölümle yüzleşebilenler, hayatlarına derinlik ve anlam katabilen insanlardır. Ölüme verebilecek bir cevabımız varsa, dünyanın bize geçici bir yurt olabileceğine dair ümidimiz var demektir. Onun sayesinde yaşamanın lezzeti, sevmenin izzeti olur. Ebediyetin ışıkları içeri sızdığı için, aşk vardır. Aşkın ışıkları içeri sızdığı için dünya insana bir ev olur. Ev mânânın olduğu yerdir. Varlığın evi, aşk ve anlamla çatılır."
Her insan kendisine bir yurt arar. İnsan daima sıla özlemi içindedir, sevgiyi ve şefkati arar. Daüssıla, memleket özlemi, kana kana içtiğimiz bir sevgi ve merhamet arayışından başka nedir ki?
"Kendi olarak sana gelen,
Sana gereksinimi olmadan; seni isteyen
Sensiz de olabilecekken; senin ile olmayı seçen
Kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan
O, işte.."