Hadi bakalım, şimdi bana, silmeden, benim dilimden, benim size öğreteceğim, öğretmem istenilen dilden, bildiğiniz tüm sözcükleri yazın defterinizin ilk sayfasına. Anladınız mı?
Hep birazdan cevapladılar:
Naaa.
Anlamadılar.
Anlatamadım.
At yolu biliyor. Çukurları, taşları.
Ağır ağır ilerliyor; ağır ağır, ama sekmeden, en daracık keçi yollarında.
Haritasını biliyor gittiği yolun.
At götürüyor bizi, at buluyor yolumuzu.
At buralı, biz değiliz.
Senden ayrıldıktan sonra
sana hiç benzemeyen
gerçek kentlere gittim.
Uygarlığın büyük kentlerine.
O kentlerde de insanlarla konuştum yabancı, ama bildiğim dillerden.