Mutluluk ve absürd aynı dünyanın iki oğludur; birbirinden ayrılamazlar.
İnsan ve Duygular
"Bariz gerçeklerle çelişkili görünen bir fikre körü körüne bağlanmak çok nadir görünlen bir özellik değildi aslında..." " ...cehaletin dibindekiler arasındaysa gayet yaygındı hatta."
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ama ondaki bir şeyi sev­miştim işte. Ne diye sorsalar, anlatamam, bazı şeyler anlatı­lamıyor.
Sayfa 64·Kitabı okudu
"Dünyada ne saçmalıklar oluyor! Bazen her şey gerçekdışıymış gibi geliyor insana."
Sayfa 72 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tüketim kültürü ; zenginliği, statüyü, fiziksel çekiciliği ve neredeyse absürd denecek kadar meşgul olmayı başarılı bir yaşamın ölçütleri olarak sunar.
Sayfa 153 - Diyojen·Kitabı okudu
1000Kitap
kaçamazsın :)
Doğmamış olmanın daha iyi olacağı fikri geleceği vaatten yoksun ve geçmişi de arzulanır geçmişten önceki zaman dilimi olarak sunar. Bilinmeyen, görünüşte fazlasıyla bilinene tercih edilir. Orada hiçbir acı ya da haz olmamasının hazzı ya da acıdan çok haz olması arzusu değildir söz konusu olan; bütün haz-acı hesaplamalarından - 19. yüzyılda gayet uygun bir isimle "hedonistik cebir" denen şeyden- kurtulma arzusudur. Nihai dilektir bu: haz ya da acının bitmesi dileği değil, arzu ve acının hiç başlamamış olması dileği. Bir intihar ya da ölüm dileğinden daha iddialıdır bir bakıma; hiç doğmamış olma arzusu tüm bu kaygılardan muaf tutulma arzusudur. ... Asla doğmamış olma dileğinin önkoşulu doğmuş olmaktır. ... Hiç hayal kurmama halinin hayalini kurmaktır, herhangi bir şeyden azat edilme ihtiyacından azat edilmektir. .... Sanki hiç arzu etmeye başlamamış olma arzusu hariç tüm arzular hayatın aslında ne olduğuna dair bir yanlış anlamaymış gibi.... doğmamış olmanın daha iyi olup olmadığı sorusunu sormanın, bilerek ya da bilmeyerek çoktan bir özcü olmak -ya da en azından özcülüğün tesellisini cazip bulmak; hayatın esasen nasıl olduğunu bilen ya da bildiğine inanan birine dönüşmek anlamına geldiğini de belirtmek gerekir. Bu alimi mutlak bir konumdur; trajedi bunun son derece yıkıcı sonuçları olduğunu ifşa eder. Doğmamış olmanın çok daha iyi olacağına inanan insan -bu inanç kulağa ne kadar absürd gelirse gelsin- doğası gereği muhtelif bakış açılarına, alternatif görüşlere ya da rakip veçhelere inanamaz. .... Dünyanın ve yaşamın gerçek bir doyum barındırmadığı ya da doğmamış olmanın daha iyi olacağı fikri, daha az keyfimizi kaçıran başka tasvirlere ulaşabileceğimiz fikri kadar kurmacadır.
Sayfa 140·Kitabı okudu