Nereye gittiğimizi kendim de bilmiyorken acele etmenin ne anlamı vardı ki?
Sayfa 112·Kitabı okuyor
Alıntı
Hey güneşim, nasıl da acele ettin gidip batmak için!
Sayfa 301·Kitabı okuyor
Reklam
"Kimseyi yargılamak konusunda acele etmek istemem; ama düşündüğümü de her zaman söylerim."
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Alıntı
"Acele etmeyen her yere yetişir... asıl isimle uğrasmak yerine toplantıdan toplantıya koşmaya ve tüm gün bülbül misali şarkı söylemeye başlasaydım, hiçbir yere yetişemezdim elbette."
Sayfa 43·Kitabı okudu
Bir gün öleceğim biliyorum Bunu her an ölür gibi biliyorum. Anamın yüreğinde bir kor Ölene dek sönmeyecek bir ateş Kımıldanıp duracak hep. Karım bomboş bulacak dünyayı -N' olurdu birlikte ölseydik, deyip duracak Oysa insan yalnız ölür Ama o olmayacak dualarla teselli arayacak Kızlarımın gırtlaklarında bir düğüm Bir süre kaçacaklar insanlardan Boşluğa düşmüş gibi bir duygu içlerinde Sonunda onlar da kabullenecekler öylesine. Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar -Yaşayıp gidiyorduk yahu Ne vardı acele edecek! Diyecekler. Biliyorum yaklaşıyoruz her an Biliyorum oruçlu doğar insan Ölümün iftar sofrasına!
Sayfa 151·Kitabı okudu
Karıncaların koku alma duyusunun antenlerle sınırlı olduğunu söylemek biraz acele çıkartılmış bir sonuç olacaktır. Bu duyu bizdeki gibi tek bir organda toplanmamıştır, diğer tüm böceklerde olduğu gibi vücuduna dağılmış olması daha olasıdır. Kısa süre önce Minnich, kelebeklerin bacaklarıyla koku aldığını kanıtladı, daha kesin konuşmak gerekirse ikinci ve üçüncü bacak çiftinin basitarsisinin tarsal ve distalindeki dört terminal kısmıyla. Wheeler’e göre bu tür duyusal alım böceklerde oldukça sık görülür. Bu nedenle kokuların uzaktan algılanması ile temas yoluyla tat algılanmasının birinden ayrılması yararsızdır çünkü böcekler antenlerini hem kokusal algılama hem de temas yoluyla tat algılaması için kullanırlar.
Sayfa 68 - Mahfel Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
Reklam