Zamanla kadının yüzüne direkt bakabildi ve o zaman kadının yüz ifadesinin tıpkı Budist bir rahip gibi sakin olduğunu fark etti. Olması gerekenden çok daha sakindi, içinde öyle büyük acılar mayalanmış, öyle onulmamış yaralar taşıyormuş da bu sadece görünen yüzeyiymiş gibi, korkutan türden bir sakinlik.
İnsanların hepsi mutlu olmaz ama istisnasız bir şekilde hepsi acı çeker; bu, insan olmanın bir gerçeğidir. Çektiğimiz acılar bizi olgunlaştırabilir de, kalıcı olarak daha kötü hissetmemize de neden olabilir.
“Eğer ben yalnızca bu beden içinde var olsaydım, yaratılmamda ne yarar olurdu; benim bu dünyada çektiğim büyük acılar Heathcliff’in de acıları olurdu. Onların her birini başından beri gözledim, duydum. Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır.”