• 184 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Neden bunca zamandır erteledim bu kitabı okumayı? Savsaklığınla meşhursun sen zaten Demet diyor içimden biri.Haklı. Doğrusu, itiraz hakkım değil şimdi.

    Vuslatı beklemekle beslenen, ama bu bekleyişin onu tam anlamıyla bir arife çevirdiği gönlü gam yüklü şair. Hem gamlı hem de her hücresi bile mahcubiyet timsali olan bir adam.
    Öyle ya -çoğumuzun bildiği- bir hikayesi var.
    Ahmet Arif'in Cemal Süreye'ya itibari tam olduğundan kız kardeşi ile -daha birbirlerini görmemelerine rağmen- evlenmek ister. Cemal Süreya' nın aklına yatar, bunu kardeşine iletir. Kardeşi de şaşırır ve abisinin tavsiyesi ile tanışmayı kabul eder. Buluşmak için sözleşirler. Yanına kız kardeşini alan Cemal , bekler durur Ahmet Arif'i, ama yoktur. Gelmez buluşmaya. Eh haliyle kız kardeşi de çok bozulur bu duruma . Geri dönerler. Sonradan Cemal Süreyanın kulağına Ahmet Arif'in gömleği olmadığı için buluşmaya gelmediği çalınır. Bu da kayıtlara 'şairin gömleği' olarak düşer.
    Belki de bundan sebep, bir şiirinde,
    "Utanirim,
    Utanırım ben fıkaralıktan,
    Ele, güne karşı çıplak..." demiştir, kim bilir..
    Hikaye ne derece doğrudur bilemem.Ama bildiğim tek şey günümüzde iki -saçma sapan - kelime yazanların bile bir sürü para kazandığı şu devirde, böyle şairlerin bunca fakirliği çekmesi gücüme gidiyor. Yüreğim yanıyor.

    Kitabını bitirdim ama üzerimdeki tesiri öyle çabuk bitmeyecek buna şüphem yok.

    Kitabındaki hasret, sevgiliyi beklemenin hem huzursuz hem doyurucu hali aldı tam tasanın içine koydu beni. Ama şunu da söylemekte fayda var, Arif'in kitabında sadece ici duygu dolu satırlar barındığını söylemek haksızlık olur.
    Zira içersinde Anadolunun parçası olan çukurovanın tütünü , pamuğu da var, işçilikten yana gelen fakirlikte var, halkın yigitliginden kaynaklı gelen sitem de var, aslında bu sitemin adalet arayışından doğduğunun kanıtları da var. Unutmadan, mahpusluk, ah maphusluk da var..

    Ama sevmek , böylesine sevmek, tutkuyu bu denli hissettirmek , okurken bir kalbi olduğunu insana hatırlatmak takdire şayan. "Bir umudum sende, anlıyor musun?" diyor. Gel de bu cümledeki masumiyeti, sevdayı, beklentiyi, hasreti anlat şimdi..
    Okurken ama böyle şiir olur mu, okuyucuya bu yapılır mi, hiç mi vicdanin yok, olacak iş mi seninkisi Arif! diye epey hayıflandim. Hayıflandıkça da tuttum alıntı paylaştım. Artık paylaşım yoğunlugundan engellencegimi düşünüp tuttum kendimi :D Yine de dayanamadım şiirlerden alıntı ekledim incelememe de. Şimdi de biraz incelemeyi okuyan tasalansın değil mi?

    "Sus kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?"

    Ben cok geç kalmışım, siz de daha fazla geç kalmayın, elinizi çabuk tutun efendim!
    Keyifli okumalarınız olsun... (:
  • Ağladıkça bahar oldu dağların
    Toprağına küsme Ahmet geri gel
    Gurbet eller burdan güzel değildir
    Yaban elden esme Ahmet geri gel

    Gelemez misin dönemez misin
    Gözüm nice üzgünsün gülemez misin

    Kolay değil gurbet elin yarası
    Yoktur bizim ile onun arası
    Bu memleket ata dede mirası
    Hemen ümit kesme Ahmet geri gel

    Gelemez misin dönemez misin
    Gözüm nice üzgünsün gülemez misin

    Mahzuni barışın yoluna kurban
    Ahmet mızrabına teline kurban
    Hangi dil bilirsen diline kurban
    Sen yeter ki susma Ahmet geri gel

    Gelemez misin dönemez misin
    Gözüm nice üzgünsün gülemez misin
    Ali Öztunç
    Sayfa 109 - Doğan Kitap
  • Burada yağmur yağıyor
    Aralıksız yağıyor günlerdir
    Ama sen yine de şemsiyeni
    Almadan gel ilk otobüsle

    Buğulanan camlara usulca
    Yüzünü çiziyorum ki yüzün
    Bir yağmur damlası olup
    Düşüyor yapraklarına gülün

    Güller de bozamıyor bu uzun
    Karanlık sessizliğini kentin
    Anılarını yitiriyor sokaklar
    Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

    Tarih de kekemeleşiyor bazen
    Ki o zaman aşktır tek bilici
    Aşksa yürümek gibi bir şey
    Duyabilmek kuşların gelişini

    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir

    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan

    Burada yağmur yağıyor ama sen
    Şemsiyeni almadan gel yine de
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
  • Sonra yürümeliyiz seninle 
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız 
    Belki bir aşktır bu kentin 
    Belleğini geri getirecek olan

    Burada yağmur yağıyor ama sen 
    Şemsiyeni almadan gel yine de 
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni 
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun?
  • burada yağmur yağıyor
    aralıksız yağıyor günlerdir
    ama sen yine de şemsiyeni
    almadan gel ilk otobüsle

    buğulanan camlara usulca
    yüzünü çiziyorum ki yüzün
    bir yağmur damlası olup
    düşüyor yapraklarına gülün

    güller de bozamıyor bu uzun
    karanlık sessizliğini kentin
    anılarını yitiriyor sokaklar
    bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

    tarih de kekemeleşiyor bazen
    ki o zaman aşktır tek bilici
    aşksa yürümek gibi bir şey
    duyabilmek kuşların gelişini

    anısı bizsek eğer bu kentin
    unuttuğu türküler bizsek
    acıyı rehin bırakıp bir güle
    anımsatmalıyız bunları bir bir

    sonra yürümeliyiz seninle
    sokaklara caddelere çıkmalıyız
    belki bir aşktır bu kentin
    belleğini geri getirecek olan

    burada yağmur yağıyor ama sen
    şemsiyeni almadan gel yine de
    özletiyor bu çılgın sağanak seni
    sırılsıklam özletiyor biliyor musun

    ahmet telli
  • Burada yağmur yağıyor
    Aralıksız yağıyor günlerdir
    Ama sen yine de şemsiyeni
    Almadan gel ilk otobüsle

    Buğulanan camlara usulca
    Yüzünü çiziyorum ki yüzün
    Bir yağmur damlası olup
    Düşüyor yapraklarına gülün

    Güller de bozamıyor bu uzun
    Karanlık sessizliğini kentin
    Anılarını yitiriyor sokaklar
    Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

    Tarih de kekemeleşiyor bazen
    Ki o zaman aşktır tek bilici
    Aşksa yürümek gibi bir şey
    Duyabilmek kuşların gelişini

    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir

    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan

    Burada yağmur yağıyor ama sen
    Şemsiyeni almadan gel yine de
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
  • Burada yağmur yağıyor
    Aralıksız yağıyor günlerdir
    Ama sen yine de şemsiyeni
    Almadan gel ilk otobüsle

    Buğulanan camlara usulca
    Yüzünü çiziyorum ki yüzün
    Bir yağmur damlası olup
    Düşüyor yapraklarına gülün

    Güller de bozamıyor bu uzun
    Karanlık sessizliğini kentin
    Anılarını yitiriyor sokaklar
    Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

    Tarih de kekemeleşiyor bazen
    Ki o zaman aşktır tek bilici
    Aşksa yürümek gibi bir şey
    Duyabilmek kuşların gelişini

    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir

    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan

    Burada yağmur yağıyor ama sen
    Şemsiyeni almadan gel yine de
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun