Ebu Musa (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Şu Kur'anı her vakit okuyup tekrarlayınız. Muhammed'in canını ﷺ elinde tutan Allah'a yemin ederim ki Kur'an'ın hafızadan çıkıp kaçması kösteklenmiş, bağlanmış devenin ipinden kaçmasından daha hızlıdır."
Din
Devrelerin katedilmesi bakış açısının dışındaki başka bir bakış açısını gören varlığın gelişiminde (tekâmülünde), devreler arasında bir kopma (süreksizlik) ânı (moment) vardır. Kesinlikle yalnızca kendisine özgü bir karakteri olan bu "ân", Semavi Nur'un etkisiyle bir yansıma planında kozmogonik ışımanın oluştuğu (Fiat Lux) ve "Olanaklar (Mümkünat) Kaosu"nun tümüyle aydınlandığı "ân"dır. Bu "ân"dan itibaren kaosun yerini düzen alır, karanlığın yerini aydınlık alır, fiil kuvvenin yerini alır, gerçeklik (réalité) gizliliğin (virtualite) yerini alır.
Sayfa 154
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tabersinin " el-ihticac" eserinde şu rivayet geçmektedir. "Ebû Zer el-Gifariden gelen bir rivayete göre, Resulullah aleyhisselam vefât edince Hz. Ali Kuran-ı cem etti ve onu muhacir ve ensara getirdi. Resulullah aleyhisselamın vasiyet ettiği şekilde onlara Kur'anı arz etti. Ebu Bekir ve Ömer ilk sayfasında ashabı kötüleyen ayetler çıkınca Ömer atıldı ve şöyle dedi: "Ya Ali! Onu al ve götür, bizim ona ihtiyacımız yok." Ali aleyhisselam onu aldı ve oradan ayrıldı. Sonra kurra olan Zeyd b Sabit geldi ve Ömer ona şöyle dedi:"Ali bize, muhacir ve ensarı kötüleyen ayetlerin bulunduğu bir Kur'an getirdi. Biz bir Kur'an telif etmek ve ondan muhacir ve ensarı kötüleyen şeyleri çıkarmak istiyoruz. " Zeyd bunu yazmayı kabul etti ve dedi ki:"Şayet ben istediğiniz şekilde Kur'an'ı yazmayı bitirsem ve Ali de tedvin ettiği Kur'an'ı ortaya çıkarsa, tüm yaptıklarınız boşa gitmiş olmaz mı?" Ömer dedi:" Peki çare nedir? " Zeyd:"Çareyi siz daha iyi bilirsiniz " deyince Ömer: "Onu öldürmek ve ondan kurtulmaktan başka çare yoktur." Halid b. Velid'in eliyle onu öldürmek istedi ama Halid buna güç yetişemedi. Ömer halife olunca Ali aleyhisselam'dan Kur'an'ı istediler ki, ellerindekiyle değiştirsinler. Ömer dedi ki:" Ey Ebu Hasan! Ebu Bekir'e getirdiğin Kur'an'ı getirsen onu cem ederiz. " Bunun üzerine Ali aleyhisselam :" Heyhat! Buna bir yol yoktur. Ben onu Ebu Bekir'e aleyhinize değil olması, kıyamet gününde:"Bizim bundan haberimiz yoktu"demeyin diye getirdim. Yanımda olan Kur'an'a soyumdan olan vasiler ve temiz olanlar dokunabilir" dedi. Ömer dedi ki:" Onu açığa çıkması için bir vakit var mıdır? " Ali aleyhisselam cevap verdi:" Evet, benim soyumdan, Kaim ortaya çıktığında onu açıklar ve insanları ona yönlendirir. "
Sayfa 350·Kitabı okudu
Cahit başları örtülü, uzun entarili küçük hafız kızlara imreniyordu. Kuran-ı Kerim okuduklarını dadısından işitince, ilk sözü "Annem beni de bu mektebe gönderse, küçük bir hafız olmak ne güzel!" olmuştu. Hadiye, Şayan'dan Cahit'in bu isteğini duyduğunda şaşırdı. Kızı mahalle mektebine gitmek istiyordu. Hemen iyi bir hoca bulmalıydı; Cahit okuma yazma öğrenmeliydi, eğer çok isterse Kuran-ı Kerim de çalışabilirdi. Günler, aylar geçtikçe daha nelere heves edeceklerdi kimbilir?
Sayfa 293·Kitabı okudu
Anı-Hatırat
Fatiha 3.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Allah’ın Fatiha’da ne murad ettiğini, Fatiha’yı nasıl anlamamız gerektiğini, Kur’an’ın Fatiha’yı nasıl tefsir ettiğini anlatıyorduk, sohbetimize devam ediyoruz inşallah. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz veda hutbesinde; “size bir emanet bırakıyorum ki ona sarıldıkça asla delalete düşmezsiniz. O, Allah’ın kitabı Kur’an’dır”(İmam Malik-Muvatta: 1395 Nolu hadis. Hakim-Müstedraki sahiheyn Cilt1-sayfa 93) buyurur. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz bu emaneti kendisinden sonra sahabeye, sahabeler tabiîne, tabiîn de tebe-i tabiîne emanet etmiştir. Mü’minler kıyamete kadar da bu emaneti birbirlerine emanet ederler. Evet, bu emanet Allah’ın kitabı Kur’an’dır. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz bu emanete; yani Allah’ın ipine sarıldı. Bunun için Allah ayet-i kerimede; “hepiniz hep beraber Allah’ın ipine topluca sımsıkı sarılın”(Âli İmran /103) buyurur. Allah’ın ipi; Kur’an’dır. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz Allah’ın ipi olan Kur’an’a sarılıp, sahabeye de; “Kur’an’a benim sarıldığım gibi sarılın, benim anladığım gibi anlayın, onunla amel ettiğim gibi amel edin” demiş, sahabe de öyle yapmaya çalışmıştır. Sahabeler bu yüzden gökteki yıldızlar gibi olmuşlardır. Mallarını, canlarını Allah yolunda feda etmiş, bununla ebedi hayatlarını, cenneti, Allah’ın rızasını kazanabilmişlerdir. Bu nedenle Allah ayet-i kerimede onlar için; “ben onlardan razıyım, onlar da benden razıdır”(Tevbe /100) buyurmuştur. Kur’an, Allah’ın ipiyse ona sarılan Allah’a gider, gitmelidir. Biri Allah’a gidemiyorsa Allah’ın ipine sarılmamış, sarılamamış demektir. Allah’ın ipinden başka ipler
Sayfa 195·Kitabı okuyor
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH