Puan vermedi·287 syf.··
2026 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:39
Anadolu Notları, hamasi bir övgü ya da dışarıdan bir yergi kitabı değildir; tamamen gerçekçi, samimi ve insan odaklıdır. Reşat Nuri, 1930'ların Anadolu'sunu, kasaba hayatını, kahvehanelerini, yollarını ve en önemlisi o dönemin insan psikolojisini büyük bir ustalıkla aktarır. Yazarın gözlemleri hem bir memleket gerçeğini ortaya koyar hem de satır aralarındaki hafif mizah ve derin şefkatle okuyucuyu sarar. Memleket sevgisinin süslü laflarla değil, onu tüm çıplaklığı ve eksikleriyle kabul ederek başlayacağını gösteren zamansız bir eserdir.
Anadolu Notları 1-2Reşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20072,185 okunma
mavi kuş
Puan vermedi·211 syf.··
2026 46. kitabı
Yazar, adeta bir Yeşilçam filmi sıcaklığında kurduğu bu sinematik dünyada, toplumun her kesiminden rengârenk karakterleri aynı otobüste buluşturuyor. Her yolcunun heybesinde kendi hüznü, umudu ve sırları var. Kutlu; modern dünyanın getirdiği o ruhsuz ve hızlı koşturmacanın aksine, taşranın o sakin, derin ve insanı kendisiyle yüzleştiren sükunetini çok duru bir dille işliyor. Kitap, arka planda unuttuğumuz saf samimiyeti, sabrı ve en önemlisi "gönül rızasını" naif bir şekilde hatırlatıyor. Kısacası Mavi Kuş, hayatın koşturmacasına kısa bir mola verip ruhunu dinlendirmek ve bir otobüs penceresinden insanın gerçeğini seyretmek isteyen herkesin kalbine dokunacak derinlikte, sıcacık bir taşra anlatısı.
Düşünce
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 191. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:09
Reşat Nuri'nin ölümünden sonra yayınlanan ve ilk basımı 1960 da yapılan kitabı Kan Davası ile geldim bugun.Genelde bütün kitaplarında realist bir bakış açısıyla , toplumun yaralarına parmak basar yazar .Çalıkuşu nda romantizmin ben ayrıca hastasıyım. Neyse gelelim bu kitaba .. Bozova nın Toygar ılçesinde görevli doktorun kapısına gece yarısı bir adam gelir .Doktoru görmek ister .Ama doktorun kendine hayrı yok .Bir hastayı ameliyat ederken eli mikrop kapmış ve sol elini kullanamıyor. Orda yıllardır görülmemiş bir kış hukum sürüyor ve yardım alamıyor. Kapıya gelende köy öğretmeni Ömer .Ömer ona yardim edip sag eliyle sol elini tedavi ettiriyor . Ömer idealist bir köy öğretmeni. Yukarı Sazan köyünden geliyor . Ömer harp sırasında subaylık yaparken yaşadığı unutulmaz olayı anlatıyor doktora. Aslında Ömer Askeri yatılı okulda egitim almış ama sonra öğretmen Okuluna gidip öğretmen olmuş .Ege de bir kasabada çalışırken savaş patlak verir ve o da silah altına alınır. Askeri tren Bozova da durur. .Yanına gelen küçük kız ona su verir uğurlar. Seneler sonra savaş biter ve Ömer Bozova ya öğretmen olarak gelir ve o kızı arar.Ama bulamaz .Hükumette çalışan eski arkadaşı Murat la karşılaşır ve onun Misafiri olur .Murat çevre köylere yapacağı ziyarete Ömer le ,ev arkadaşı Ferhat i da götürür. Aşağı Sazan köyü ne gittiklerinde bir otobüs soygunu olur .Köy halkı Yukarı Sazan köyündekilerin yaptığını düşünür. Yukarı Sazan köyü ile Aşağı Sazan köyü arasında senelerdir süren husumet var .Soygunu yapanlar 8 yaşından 15 yaşına kadar çocuklar. Ömer onları himayesine alır .Köylüler bunu pek hoş karşılamaz. Ama Ömer onları hayata kazandırmak için uğraşır.. Savaş sonrası Anadolu yokluk içinde. Her yerde her zaman oldugu gibi şerefsiz insan çok. Ama neyse ki iyiler de var bu dünyada.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2026855 okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024821 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
Zeytindağı’na yapılan "İmparatorluk romantizmi" veya "Arap düşmanlığı" adı altındaki eleştirileri reddediyorum çünkü bu kitap, ne geçmişe ağıt yakar ne de körü körüne bir nefret kusar. Yazar aslında Türk milletinin sırtındaki ümmetçilik ve Osmanlıcılık kamburlarını tek tek söküp atarken, Anadolu insanının kanıyla sulanan topraklarda nasıl yabancılaştırıldığını bizlere gösteriyor. "Biz buralarda misafir miydik?" sorusuna bugün bile ideolojik bakışla "Hayır, ecdad toprağıydı" diye hamaset yapanlar, Türk askerinin o çöllerde aç ve sahipsiz bırakılarak arkadan bıçaklandığı gerçeğini saklayamazlar.
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Hal Dünü Bitmez Doğunun 1- Coğrafya kaderdir dedi İbn-i Haldun yalnız yetmedi. Bu sözün yirmi birinci yüzyıl da devamını şöyle yazdım etik ahlakın devamı hal dünü devam ettiren bir bilinç olarak; ✓ Coğrafyanın kader olduğu kadar, o coğrafya üzerinde yaşayanlar da o coğrafyanın kaderidir. Örneğin doğal kaynak zengini ortadoğu coğrafya olarak kader mi? Yoksa doğal kaynaklarını birkaç soyguncuya şahsi çıkara satılarak göz yumanlar bu kan bataklığı coğrafya için nedir? Örneğin Anadolu üzerinde ki planları olan yine ortadoğu bağlantılı soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı batının emellerini gerçekleştirmesine engel Türk yeryüzünün kaderi değil mi? 2- Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer demiş İbn-i Haldun. ✓✓ İşte yeryüzünde bilim ve teknolojiyi bizden çalarak ve kötüye kullanarak gücü ele geçiren barbar batı doğunun kadim etik ahlak anlayışı geçmişini bu çağda kanlı soyguncu doğal kaynak ve yaşam hırsızlığı yaparken yerli işbirlikçileri ile birlikte suçüstü edilerek yakalandı ve etik ahlak anlayışı geçmişi gelecek refah için uyandırdı. 3- İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür dedi İbn-i Haldun. ✓✓✓ Aç bırak, muhtaç et, biat ettir ve karnının gurultusunu unuttur, her yönden fanatik kitleler üret, işbirlikçi olanı besle, olmayanı dışla. Ya benden yana olacaksınız ya da benden yana değilseniz yok olacaksınız anlayışını dayat. İnsanı ilkesizlik ve onursuzluk öldürür. Karın topluluğuna genel yararı şahsi çıkara satan ahlaksızlık o toplumu çürütür. Hiç yabancı gelmiyor değil mi? 4- İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni şeyler atmazsanız kendi kendini örgütür. ✓✓✓✓ On yaşında çocukken yaşadığım bir olay sonrası kendime verdiğim bir söz yönümü, yolumu ve yöntemi çizdi. İnsanlık yararına büyük bir hedefi gerçekleştirmek için ilk
Hayata Dair
Mukaddimeİbn-i Haldun · Gece Kitaplığı · 20231,732 okunma