Anıl Ersoy

Anıl Ersoy
@anlersoy
Ziyanda olmamak için ziyâ olmak gerekir.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
288 okur puanı
Ocak 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kitap o kadar övüldü ve zirveye çıkarıldı ki okuduktan sonra hayret ettim! Bu savruk üslup, aynı fikirlerin tekrarı, tek taraflı konuşmalar fazlasıyla yordu. Bir yerden sonra okuma gereği duymadım. Çeviri kaynaklı mı acaba? Neyse, okuyacaklara bol şans.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 18:44
Yasaklanan daima ilgi çeker, merak uyandırır. Bir nesneyi, olayı, durumu yasaklamak bireyin ilgisini tahrik eden davranışların ilkidir. Mehmed Rauf'un hacim olarak kısacık olan romanı (?) da yayımlandığı dönemde sansüre uğrar. Bu sansür, romanın okunmamasını, görmezden gelinmesini değil, aksine romana daha çok ilgi duyulmasını ve yazarın adının yayılmasını sağlar. Arşivlerde 1908 ve 1910 yıllarında kısa süreyle iki defa basıldığı görülen Bir Zambağın Hikâyesi, erotizm ve cinselliği öne çıkaran içeriğiyle, II. Meşrutiyet yıllarında yaşanan hürriyet sarhoşluğunun bir tezahürü olarak okunabileceği gibi yazarın dönem romanlarının kaotik havasına baş kaldırdığı bir metin olarak da yorumlanabilir. 1908 baskısının başında "Yakında aynı yolda yazılmış olmak üzere neşr edilecek: Samiye'nin Yedi Gecesi" notu yer alır. Bahsedilen eser de sonraki günlerde basılır.
Bir Zambağın HikayesiMehmet Rauf · Src Kitap · 2025311 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:00
Nâhid Sırrı kitaplarını yayına hazırlayan Bahriye Çeri'nin de Teselli'nin başındaki yazıda bahsettiği gibi, roman Cumhuriyetin ilk yıllarındaki eğlence hayatından, kadınların bu "yeni hayattaki" dönüşümünden, toplumun geleneksel olandan uzaklaşarak Batılı bir sosyal hayata kayışından bahseder. Bunu yaparken ses sanatçısı olarak geçimini sağlamaya çalışan kadınların çektiği sıkıntıları, kadınlar arasındaki çekişmeleri, maddi kaygıları, cinayetle sonuçlanan sahne hayatını gündeme alır. Bu sırada İstanbul'da sahneye çıkmakla Anadolu kasabalarında sahneye çıkmanın aynı etkiyi yaratmaması, kent-taşra ayrımı da gözden kaçmayan detaylar arasındadır. Örik, taşrada olmanın ikinci hatta üçüncü sınıf olmakla eşdeğer bulunduğunu, şansı olanların Ankara'da tutunabileceğini vurgularken İstanbul'daki eğlence hayatının da itibar gördüğünü dile getirir. İstanbul'un yaz ve kış aylarındaki eğlence mekânları, eğlence anlayışlarına dair bilgiler vermeyi ihmal etmez.
Teselli yahut Turnede Bir Artist ÖldürüldüNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 202555 okunma
10/10
·200 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 09:35
Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirleri bana hep yakın gelmiştir. Onun zaman, mekân ve benlik sınırlarına hapsolmayışı, çoğulluğu beni kendine çekiyor. Çelebi'nin şiirlerinde bir "aşkınlık" durumundan söz edilebilir. Şair, ne yaşadığı zamana ne mekâna ne de bedene sığıyor. Kendi zamanından çıkıp tüm zamanlara, tüm mekânlara uzanıyor. Varlığın birliğine budist öğreti penceresinden varıyor. İnanç, dil, kültür çokluğu, hurufiliğe olan yakınlık onun şiir cephesinde öne çıkanlar. Zaman, rüya, ayna kavramlarıyla çocukluğundan, yaşamından aldığı ilhamlar şiirde buluşuyor: "Bir aynada bambaşka cihanlar gördüm..." Hayal ve hakikat de iç içe bulunuyor Çelebi şiirinde: "Hakikatler hayaldir hep, hayaller bir hakikattir"
Bütün ŞiirleriAsaf Hâlet Çelebi · Everest Yayınları · 20252,060 okunma
8/10
·152 syf.··
2023 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 00:00
Turgay Anar, Janus'un Yüzü adlı çalışmasında Türk edebiyatında kanon ve karşı kanon konularını ele alır. Çalışma iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde kanonun ilk anlamları, bu kavramın yıllar içinde kazandığı yeni anlamlar, Türkçede kanon çalışmaları, kanonun klasik ve kültür kavramları ile olan bağı, kanonun oluşumunda etkili olan unsurlar incelenir. Anar, kanonun "ölçek, cetvel, kural, norm, örnek, model, tablo ve liste" gibi çeşitli anlamlara geldiğini söyler. Batı dünyasında kanon kilise yasalarıyla, kilisenin oluşturduğu okuma listeleriyle görünür. Bu listedeki eserlerin değiştirilemezz eleştirilemez olduşuna inanılır. Daha sonraki süreçte laik kanon oluşur. Kanonu oluşturanlar; yazarlar, aydınlar, öğretmenler, kitap ekleri, dergiler, dönemin ideolojisi, edebiyat mahfilleri ve halk olarak belirlenir. İkinci bölümde ise Türk edebiyatındakş edebiyat polemikleri ve süreli yayınlarda bazı karşı kanonik çıkışlar ele alınır. Nazım Hikmet'in" Putları Yıkıyoruz" çıkışı, Gavsi Ozansoy'un kendisinden önce gelen tüm geleneği eleştiren çıkışı; Küllük dergisinde gelişen yeni ve halkçı edebiyat; Halkım Dostları dergisi ekseninde edebiyatta ortaya çıkan sol odaklı karşı çıkış bu bölümde işlenir.
Janus'un YüzüTurgay Anar · Ketebe Yayınevi · 20221 okunma