Güçlü fırtınalarda direkleri kırılmış
Gemiler bize sığınır - - bulduk sanırız.
Görmezler. Varsa yoksa uzaklar - -
Onarırız. Giderler, kalırız.
Sonra gecelerde: Bu son olsun, son
Gönderme - Engine yalvarırız.
Sonra büyür daha da
Korkunç yalnızlığımız.
“Hayat beni sıkıyor...” dedi. “Her şey beni sıkıyor. Mektep, profesörler, dersler, arkadaşlar... Hele kızlar... Hepsi beni sıkıyor... Hem de kusturacak kadar...”
İlk Meclis'te bir gün "laiklik" tartışılıyordu. Mustafa Kemal Paşa Meclis'e başkanlık ediyordu. Meclis'in tanınmış din bilginlerinden biri kürsüye çıktı. Alaycı bir tavırla şöyle söze başladı:
"Arkadaşlar, bir laikliktir gidiyor. Affedersiniz, ben bu laikliğin manasını anlayamıyorum."
Başkanlık kürsüsünde oturan Mustafa Kemal Paşa dayanamadı, elini kürsüye vurarak hoca efendinin sorusunu cevaplandırdı:
"Adam olmak demektir hocam, adam olmak!"
Özmen'in önemle üzerinde durduğu konulardan biri de yörede görev yapacak memurların nitelikleridir. Görevlendi rilecek yargıç ve savcılara büyük görevler düştüğünü anlatan Abidin Özmen, "Bölgeyi bir gün Kürtlük propagandası, yarın Kürtlük cereyanı kaplasa" diyor, "bugünkü adli prensiplerin memleketi kurtaracağına kanaat getirmiyorum. Meğer ki bölgede amme hukuku müdafii olacak arkadaşlar ulusal duyguyu her şeyin üstünde tutmaya azmetmiş şahıslar ola."