Ona olan aşkım, garsondan tereyağı isterkenki sevimliliğine olduğu kadar, benimle Heidegger'in Varlık ve Zaman'ının iyi yönlerini tartışmasından da kaynaklanıyor olabilirdi...
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Alıntı
Hayatım tahammül edilemez bir hale gelmişti. Yalnızlığın ve işsizliğin beslediği karanlık düşüncelere dalıyordum. Aşkım bu yalnızlıkta daha çok alevleniyor ve gitgide beni daha büyük azaplara sokuyordu.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Reklam
allahım beni taşa tutanlara ceza verme affet onlar cühela benim toprak aşkım bilinçlicedir ama kör bir his onlardaki sevda vatanımın tenini dağlarım ya belki dağlanmak olur ona şifa hüzün denizi yetim gecesinden aça aça açtı beyaz bir gonca doğdu bir güneş gibi fedailik o olmazsa ne olurduk acaba direnişçi yaralarından doğduk yaradan doğar nitekim kibriya ki onlardan önce yok idi önce tarih geldikleri gün döndü başa
Sayfa 83 - Hece Yayınları, 1. Baskı, 2018·Kitabı okudu
Şiir
Alıntı olsun diye değil de anlatımın zarifliği:) Günümüze örnek..
Hop, aşka düştük yine. Genelde akşam konuşuyorlar. Gün boyu mesajlaşma. Hep birbirlerinden haberdar ama hep saygılı birbirlerinin yaşamına. "Sen işin bitince haber verirsin aşkım," filan. Hani ben senin sevgilinim, istediğim zaman ararım filan yok. Her aramada, "Müsait misin aşkım?" diye sorar Leyla mesela. İlk laf budur... Yok, yine illa bir müsaade ile giriliyor konuşmaya. Enteresan geliyor.
Sayfa 97 - Mona Kitap·Kitabı okuyor
Sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.”
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İçdiklerim ol bâde ki sensiz kederimden Kan oldu bu şeb çıkdı yüze dîdelerimden Ben hasta-i aşkım ne bilir hâlim etibbâ Bin dâğ-ı belâ açdı bu sevdâ ciğerimden (Sensizken kederimden içtiklerim şaraptır, bu gece gözyaşlarım kana döndü, ben aşk hastasıyım doktor ne bilir halimden, bu aşk ciğerimde bin dağ yarası açtı.)
Reklam
Reklam