Aslıhan Alpaslan

Aslıhan Alpaslan
@aslalp
Bu platformda 'okuduğum' olarak işaretlediğim kitapları, okumayı öğrendiğim andan itibaren kütüphanemde muhafaza ediyorum. Kitap benim için bir dünya ve ben bu dünya da farklı yerlerde olmayı çok seviyorum.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
GELİŞMEYE DİRENEN ÜLKE
8/10
·326 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 10:30
Bu incelemede, gazeteci-yazar Cüneyt Arcayürek’in (6 Mart 1928-23 Haziran 2015) “Açıklıyor” serisinin, 1946 ile 1960 arasındaki dönemi anlattığı üç kitabını konu alacağım. Öncelikle, anı formatında bir seri olduğu için akademik bir üslup beklememeniz gerekiyor. Bununla birlikte yazar, salt kronolojik aktarım ve dönemin fotoğrafını çekme amacını gütmediğinden dolayı beklentinizi buna uygun belirlemelisiniz. Ancak, ülkenin farklı dönemleri arasındaki benzerliklerin vurgulanması, ülke politikasında nelerin değişip nelerin değişmediği, halen yaşamakta olduğumuz sorunların kökenlerinin nelere dayandığı ve basının dünden bugüne durumu gibi konular oldukça akıcı bir üslupla anlatılmıştır. Yüzde yüz objektif bir anlatım beklenilmemeli, bununla birlikte bence yazar katı bir tarafgirlik yapmadan dönemi kendi bakış açısından anlatmış. Arcayürek ailesi, Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul’dan Ankara’ya gelirler. Anne Arcayürek bir öğretmendir, kocası öldükten sonra hiç evlenmemiş ve çocuklarına bakmış; oğlunun doktor olmasını istemiş ve Cüneyt Arcayürek de tıp fakültesine başlamış ancak gönlü bu meslekten yana değildir. Üniversite üçüncü sınıftayken gazeteciliğe yeni başlamış Çetin Altan’ın teşvikiyle dönemin önde gelen ve CHP’nin yayın organı olan Ulus gazetesine dahil olur. Böylece uzun ve yorucu gazetecilik hayatı başlamış olur. Ulus’taki ortam oldukça antidemokratiktir aynı dönemin Türkiye’sinde olduğu gibi. Hatta Arcayürek’in bir anısını okuyunca gözümün önüne, George Orwell’in 1984 romanı geldi. Arcayürek’i bir gün Ankara’daki bir kauçuk ağacıyla ilgili haber yapmaya yollarlar. Arcayürek gider ama gazeteden kendisine verilen bilginin yanlış olduğunu görür ve dönüp, böyle bir ağaca rastlanmamıştır diye kısa bir not bırakır. Yetkili kişinin tepkisi ise oldukça manidar olur:
1000Kitap
Bir İktidar Bir İhtilal: 1955-1960Cüneyt Arcayürek · Bilgi Yayınevi · 198429 okunma
Aslıhan Alpaslan
İnceleme çok iyi olmuş sağ olun. Anı şeklinde olduğunu belirtmeniz çok iyi olmuş, zira babamın kütüphanesinde yıllardır duruyor ve akademik dil olacağını düşünerek hiç el atmamıştım. İlk fırsatta alıp okuyacağım.
Puan vermedi·266 syf.··
2018 48. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2018 21:48
Kitabın arka kapağını kapattı. Düşündü. İçi daralmıştı. İnsan her zaman bir Cenkte miydi? Yaşamla ,ölümle, başkalarıyla, kendisiyle, geçmişiyle, geleceğiyle, töreyle, ait olduklarıyla, ait olduklarına yakınlığıyla, uzaklığıyla, vuslatıyla.. Cenksiz yaşam olur muydu? Cenk dediğin her zaman mücadeleydi. Hayat mücadeleydi. Mücadelesiz hayat olmazdı. Herkesin mücadelesi başkaydı, herkes kendi cenkini en büyüğü sanırdı başkalarınınkini bilmeden. Herkes kendi cenkine ayrı isyan ederdi oysa bilmezlerdi ki hayatın manası bu mücadelededir. Mücadele dışı olanlarda vardı. Kendini bu mücadele dışında tutanlar. Tam teslimiyet halinde olanlar. Mücadeleden yorulanlar. Cenkinin olması mı daha iyiydi yoksa cenksiz olmak hayata karşı bir duruş muydu? Hikaye nelerden beslenir, nerelerden ilham alır, neleri işler, diye düşündü. Hikaye hayata dair her şeyden beslenir. Edebiyat hayata dair her şeyden beslenir. Sanatta. İnsanları besleyen yine insanın, insanların, farklı coğrafyalarda yaşayanların yada kendi coğrafyasında yaşananların hikayeleridir, yaşadıklarıdır. Her zaman yaşanmışlar da değildir elbet. Bazen mitostur bazen efsanedir bazen mistik hikayelerdir ne olduğunu bilmediğimiz. Edebiyat benimdir, sizindir, çocuklarımızındır, torunlarımızındır. Edebiyat hayattır, insanın ta kendisidir. Geleceğe kalandır geçmişten gelendir. Mungan kimdi, insana ait duygulara nasıl bu kadar bilebiliyordu, kelimelere nasıl bu kadar hakimdi, diye düşündü. Mungan, nesirciye göre kadim bir hikayeci, şiir düşkünlerine göre duygulara hakim bir şair, tiyatroculara göre bir nirvanaydı. O bir entellektüeldi bir aydındı. Türk toplumunun son zamanlarda yetiştirdiği en büyük aydınlardan. Bu kadar kadim hikayeyi nereden biliyordu, İran kültürüne nasıl bu kadar hakimdi, töreleri nasıl bu kadar iyi biliyordu, diye
Edebiyat
Cenk HikayeleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020921 okunma
Aslıhan Alpaslan
Bir kültürü anlatmak sanırım orda yaşanmışlıkları ilk elden duymak ile daha mümkün oluyor, emeğinize sağlık
Aziz Nesin Okuma Etkinliği
Gün geçmiyor ki pek sevgili sitemizde yeni bir okuma etkinliği düzenlenmesin. Baktık gördük etkinlik bağımlısı oldu bünyeler, bir etkinlik de bizden gelsin dedik!! Zaten sözünü vermiştik, sözümüzde duruyoruz ve sizlerden künyeye doğru ilerlemenizi rica ediyoruz. :)) Yapımcı : OSCARLI İŞSİZ https://1000kitap.com/Nordavind/Duvar/ !! Yönetmen: Bendeniz NigRa Başrolde : Türk edebiyatı ve yazım dünyasının yetiştirdiği en önemli yazar ve şairlerden Aziz Nesin !! Fragman : youtube.com/watch?v=-gR6R4r... Vizyon tarihi : 02.04.2018 Vizyondan kalkış : 02.05.2018 Aziz Baba'nın 150 tane kitabı var, artık hangisini okuyacağınıza da biz karar vermeyelim(yazmaya üşendim diyemedi), seçin bir tane gelin hep birlikte okuyalım. Elden ele iletelim, buralar hep mizah dolsun ! Katılımcılar : 0- Metin T. (BAŞ ONUR KONUĞU) 1 - NigRa 2- https://1000kitap.com/Nordavind/Duvar/ 3- https://1000kitap.com/meleenk 4- harun inan 5- https://1000kitap.com/OkurYazarKivircik 6- Medine 7- Ebru Ince (Lokasyon sorumlusu) 8- https://1000kitap.com/piraye1972 9- https://1000kitap.com/Dentokan 10- nneslihann 11- https://1000kitap.com/NoDayWithoutCoffee 12-
1000Kitap
Aslıhan Alpaslan
herhalde en fazla katılımın olduğu etkinlik ne güzel
10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Bu eserin gönlümde apayrı bir yeri var. Kasım ayında İstanbul Tüyap kitap fuarı imza saatimi tamamlayıp, hava-alanına yetişmek için koşturduğum esnada kalabalık bir grup beni sağ tarafa doğru ittirince, arkam da kalan bir şeye çarptım. Can acısı ile bakışımı çevirdiğimde eserin yazarı ile göz göze geldim. Bir köşede tekerlekli sandalyesinde oturmuş, kitap okurlara eserlerini satmaya çalışıyordu. Stant yoktu önünde. Eserlerine imza atamıyordu fakat gözlerindeki pırıltı ile bir çok gönüle imza atıyordu. Bir kartonun üzerine yazılan yazıyı okuyunca onunla gurur duydum. 16 kitap yazmış ve üzülerek söylüyorum ki çoğu okur gibi benim de ondan haberim yoktu... Eserleri kendi web sayfası dışında kitap sitelerinde yok. Sanırım bu yayın evi ile ilgili bir durum. Sizlere web sayfasının linkini vermek istiyorum, olur da kitaplarına ulaşmak istersiniz diye... erdalyalcin.info Bu kitabında kısa hikayelerini şiir tarzında yazmış. Hayata dair küçük dokunuşlar var. Hastalığa, sağlığa aşka ve umuda dair... Kendi web sayfasından aldığım sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum... İnsanoğlu her ne olursa olsun kendine acımamalı. Çünkü insanoğlu eşref-i mahlukattır. Yani yaratılmışların en şereflisi anlamına gelir. Bu da Allah’ın insanoğlunu ne kadar çok önemsediğinin kanıtı değil mi? Öyleyse her zor anımızda yıkılmayıp, zayıf yönlerimizi unutup güçlü taraflarımızı ortaya çıkarmalıyız. Ben kitap yazmaya başlarken insanlara bir mesaj vermek istedim. Engelliyim ama bunun başarılı olabilmeme engel olmadığını göstermek istedim. 14 yılda 16 kitap yazdım. Bu kitapları kendim satarak paramı kazanıyorum. Bundan çok mutlu oluyorum. Benim yaşadığım bu mutluluk tarif edilemez. Yazmaya devam edeceğim. Türkiye’de birçok kişi kitabımı okudu. Tek hayalim, bir gün tüm insanların kitaplarımı
Felsefe
Bırakın Beynimiz Özgür KalsınErdal Yalçın · Ege Basım · 201432 okunma
Aslıhan Alpaslan
Tesadüfler insana neler kazandırıyor sayeniz de bizde öğrendik Nurhan Hanım sağ olun