Atticus finch

Atticus finch
@atticusss
Kralın Laneti
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Öncelikle şunu belirtmeliyimki, incelemem kitabı okumamış olanlar için birçok spoiler verebilir. Şayet sürprizleri kaçırmak istemeyen okur adayları varsa bundan sonrasını okumamasını tavsiye ederim. Her sayfasında ayrı heyecanlandıran, sarsıcı, rahatsız edici, hem sorgulayan hem de sorgulatan ve de gerilim dolu bir kitap. Kitap bitmesin istiyorsunuz ama bir an önce de sonrasında ne olacağını merak ettiğiniz için hızlıca çeviriyorsunuz sayfaları. İnsan psikolojisini, iyilik ve kötülük kavramlarının birbiriyle olan ilişkisini ustaca ve yalın bir dille anlatıyor yazar. Bu sebeplerle mutlaka okunması gereken, kült nitelikli bir kitap olarak görüyorum. Esasında belki de basit sayılacak bir konu (iyinin kötülük karşısında kötülük yaparak karşılık vermesi) adım adım anlatılmış. Bu ana olay belki de benim için çok bilindik bir durum olduğu için dikkatim başka konulara yöneldi. Kitabı okuduktan sonra da bunları birileriyle oturup tartışma isteği uyandırdı. Bence kitap, üzerine tartışma gerektirecek niteliğe sahip. Olaylar, kişilikler, sebep-sonuç ilişkileri vb. hakkında soruların üretilmesi kaçınılmaz. Kısacası kitap hakkında konuşulacak, anlatılacak çok şey var. Ancak sınırlı olarak en çok dikkatimi çekenleri paylaşmak isterim. Öncelikle Abel’in Joseph tarafından eve neden alındığı kitapta açıkça anlatılıyor (yalnızlıktan bıkma, baba-oğul özlemi vs.). Burada dikkat edilmesi gereken esas şeylerden biri Joseph’in neden ısrarla Abel’i yetimhaneye göndertmediği ve bunu yapabilecekken neden hikaye sonunda onu öldürdüğü olmalıdır. Joseph, Abel’i mecbur kaldığı için (kendi canına kast etmesi, meşru müdafaa durumu gibi) öldürmüyor. Ahırındaki ineği öldürmesi sonrasında onu öldürüyor. Yani halen onu yetimhaneye bırakma ve ondan ömür boyu kurtulma şansı var. Ayrıca hikaye
Kralın LanetiWill Heinrich · Jaguar Kitap · 20241,829 okunma
7/10
·192 syf.··
2023 1. kitabı
Agatha kitaplarını seven bir okur olarak, bu kitabını genel tarzının dışında buldum. Tek mekanda gerçekleşen bir cinayetin anlatıldığı bu kitapta, okuyucuya katili arama fırsatı verilmiyor. Başlangıçta küçük yaştaki kız çocuğu olan Pippa tarafından cinayetin işlendiği anlatılıyor. Üstelik bu anlatım sağlam bir zemine oturtuluyor. Dolayısıyla okuyucunun burada bir gizem arama ihtimali kayboluyor ve cinayetin devamına odaklanmaktan başka şansı kalmıyor. Sonrası ise küçük kızın annesinin, ceseti saklama çabasıyla devam ediyor. Polise bilinmeyen biri tarafından yapılan ihbar ile ilk esaslı gizemin verildiğini düşünüyorum. İhbar sonucu gelen müfettiş ve polis memuru ile başlayan sorgulamalar ile kitap devam ediyor. Pippa nın daha sonra katil olmadığının anlaşılmasından sonra esas “katil kim” gizemi ortaya çıkıyor ama bu durum kitabın ancak son sayfalarında kendine yer bulabiliyor. Henüz okur olarak ortaya çıkan gizemi düşünmeye ve çözmeye başlıyorsunuz ki, eve konuk olarak gelmiş olan birinin pippa yı boğmaya çalışması yazar tarafından hemen anlatılıyor. Dolayısıyla katil birden ortaya çıkıveriyor. Tüm bunlar kitabın son birkaç sayfasında hemen oluveriyor. Elbette ki katilin beklenmeyen birisi olması, katilin neden cinayeti işlediği üzerine çözümlemenin anlatıldığı devam bölümü için okuma ilgisi uyandırıyor. Yine de kitabın okuyucuyu etkilemesi için bunun yeterli olduğunu düşünmüyorum. Sonuç olarak okuması çok kolay, dili akıcı olan bu kitap polisiye türü olarak ne yazık ki beklentimi pek karşılamadı. Okurken bazen sıkıldım, bazı yerler ise çok basit veya anlamsızdı. Eğer ilk kez Agatha kitabı okuyacaksanız kesinlikle bununla başlamayın. Ancak Agatha hayranıysanız; yazar hakkında daha fazla deneyim sahibi olmak için bu kitabını da okumanızı öneririm.
Kitap Yorumu
Örümcek AğıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20182,879 okunma
7/10
·360 syf.··
2018 8. kitabı
Sherlock holmes serisinin martı yayınlarından çıkan be 12 hikayaden oluşan son kitabı. Serinin diğer kitaplarına göre hikayeleri daha zayıf buldum. Bazısında okurken sıkıldım, bazısının sonunu da çok basit buldum. Sherlock holmes gibi dahi bir dedektifin daha komplike olayları çözmesini bekliyor insan. Thor köprüsü favori hikayem oldu. En çok bu hikayede gerçek sherlock holmes okuyorum hissine kapıldım. Yine de seriyi tamamlamak isteyen hayranların okuyabileceği bir kitap olmuş.
Sherlock Holmes - Aklın Şüphesi Suçun GerçeğidirArthur Conan Doyle · Martı Kitabevi · 20208,2bin okunma
10/10
·191 syf.··
2017 1. kitabı
Kitabın yaklaşık yarısına kadar beni heyecanlandıran pek birşey olmadı... Basit bir dille yazılmıştı ve bana çok klasik gelmişti. Ancak katilin peşine düşmeye başlanmasıyla kitap, olağanüstü bir akıcılığa kavuştu ve heyecan verici bir hal aldı. Beklenmeyen sonuyla da tam anlamıyla bir başyapıt olarak gönlümde yer edindi...
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,7bin okunma
7/10
·424 syf.··
2016 85. kitabı
İnanç üzerine farklı perspektifler sunması bakımından kesinlikle güzel, okunması gereken bir kitap sayılabilir. Ancak bazı yerlerde okurken sıkılıyorsun, tekrara düşüyorsun gibi... Orta halli bir mahallede yaşayan birinin Oxford'da ne kadar kolay okuyabileceğine veya Oxford'da gece yarısı erkek arkadaşını ne kadar da kolay yurttaki odana atabileceğine biraz şaşırsan da (veya bunlar gibi insanı şaşırtan, gerçekle pek alakası olmadığını düşündüğün şeyler var) kitabın ortalarına kadar zevkle okuyabiliyorsun. Hafif de bir Türk Filmi tadı var kitapta. Lakin, sonlara doğru sıkılmaya başlıyor ve "e hadi ne olacaksa olsun" diyor insan... Ve büyük şok; hiçbir şey olmuyor. Belirsiz ve bir sürü sor işareti ile bitiyor. Hayır, bunlar öyle daha sonra insanı meraktan geberten soru işaretleri değil :))) Kitabın sonu tam bir hayal kırıklığı. Hele ki şu zengin evini basan maskeli tipler olayı... Bu kadar güçlü fikirler üzerine kurulan bu güzel romana bu kadar basit, sıradan, gereksiz bir silahlı baskın hiç olmamış. Kısacası kitabın çıkış noktası süper ama sonucu yok. Yine inanç açısından farklı düşünceleri tanımak adına okunması gerekir diye düşünüyorum.
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma