Evrimimizin erken dönemlerinde diğer insanlarla ellerin, ayakların, belki de bir sopanın izin verebileceğinden daha uzak mesafeden etkileşim kurmanın yolu yoktu. Bu etkileşim mesafesi belirgin ve neden-sonuç ilişkilerine bağlıydı. İşte duygusal tepkilerimiz de bu durumu yansıtır.
Günümüzde durum farklıdır: Generaller, hatta askerler bile öldürdükleri insanlardan epeyce uzakta bulurlar kendilerini. Shakespeare'in VI. Henry oyununun 2. Bölüm'ünde asi Jack Cade, Lord Say'e sataşarak onun savaş alanının tehlikesini
hiçbir zaman doğrudan yaşamadığı gerçeğini yüzüne vurur: "Ne zaman vurdun tek bir yumruk olsun savaş alanında?" Lord Say yanıtlar: "Uzaklara uzanır büyük adamların elleri. Hiç görmediğim insanlara çoktur vurmuşluğum. Ve vuruşlarımla öldürmüşümdür onları." Artık tek bir düğmeye basarak İran Körfezi ve Kızıldeniz'deki donanma gemilerinin güvertelerinden 40 adet yüzeyden yüzeye Tomahawk füzesi fırlatabiliyoruz. Bağdat'ın binaları dumanlar arasından kaybolurken füze operatörleri düğmeye basma eyleminin sonuçlarını yalnızca dakikalar içinde, CNN'den canlı olarak izleyebiliyorlar.
Fiziksel yakınlık olmadığı için, duygusal etkiler de eriyip gidiyor artık.
Savaşın bu kişiler üstü doğası, onu şaşırtıcı biçimde kolaylaştırmıştır.
1960'lı yıllarda bir siyasi düşünür, nükleer savaşı başlatacak düğmenin, ameliyatla Başkan'ın en yakın arkadaşının göğsüne yerleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Böylece, Başkan dünyanın öbür ucundaki milyonlarca insanı yok etmeye karar verirse, önce arkadaşına fiziksel zarar vermesi, düğmeye ulaşmak için onun göğsünü yarması gerekecekti. Bu durum,
en azından karar verme sürecinde duygusal beyin sistemlerini
de devreye sokacak, kararın kişiler üstü doğasının önüne geçmek mümkün olacaktı.
Uhrevî Âlemin Süleyman mührünü taşıyan bu yollar. O mührü Mekke ve Medine'den alıp Kudüs'e, Şam'a, Bağdat'a, Konya'ya, Diyarbekir'e, Bursa'ya, İstanbul'a varmaya giden bu yollar..
Irak siyaseti üzerindeki İngiliz gölgesi, 1956'da patlak veren Süveyş Krizi'yle birlikte gözle görünür hale gelmişti. Irak Kralı İkinci Faysal'ın, kriz sırasında İngiltere'nin Mısır'a müdahalesini desteklemesi, adeta bardağı taşıran son damla oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır'ın krizden zaferle çıkması ve Süveyş Kanalı'nı millileştirmesi, onu rol-model kabul eden Iraklı subayları harekete geçirdi. Gizlice hazırlıkları sürdürülen askeri darbe, nihayet 14 Temmuz günü sahneye kondu:
General Abdulkerim Kâsım'ın emriyle hareket eden Albay Abdusselam Ârif komutasındaki bir grup asker, sabahın erken saatlerinde radyo istasyonunu ve başkentteki diğer önemli resmi kurumları kontrol altına aldı. Aynı anda kraliyet ailesinin ikamet ettiği Rihab Sarayı da askerler tarafından kuşatıldı. Kral İkinci Faysal, Veliaht Prens Abdulilâh, Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenses Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların maiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizilerek öldürüldü.
Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenseş Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların mâiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizile rek öldürüldü.
1939-1953 yılları arasında “kral naibi” sıfatıyla Irak'ı fiilen yöneten Prens Abdulilâh, İngilizlerle yakın siyaseti nedeniyle halkın nefretini kazanmış bir isimdi. 1930'dan itibaren tam 14 defa başbakanlık koltuğuna oturan kurt siyasetçi Nuri Said de, adı Abdulilâh'la birlikte anılan bir başka nefret odağıydı.
Saraydaki katliamın ardından ülke yönetimi tamamen dar. beci askerlerin eline geçerken, Nuri Sald'in evi de kuşatma altına alındı. Ancak 70 yaşındaki başbakan, ordu içindeki muhbirleri aracılığıyla darbeyi haber aldığından, birkaç saat önce Bağdat'ı terk
"Nasıl?" diye bağırdı dizini ovuşturarak, "Nasıl bir özellik?" "Mais vous le savez bien, disponibilite ve konvertibilite meselesi," dedi karanlığın içinden gelen ses, "Burada sadece günümüze değil, aynı zamanda da geçmişe ait hisse senetlerini alıp satmak mümkün. BADEM'in (Bağdat Demiryolu) hissedarlarından birisi olmak istemez miydiniz mesela? Veya DUMUR'un (Düyûn-i Umûmiye Reisliği), TÜRE'nin (Tütün Rejisi), TAMİR'in (Tersane-i Amire), hatta TOHUM'un (Tophane-i Humâyûn) hisselerine bile sahip olabilirsiniz, arzu ederseniz. Bir telefon kâfidir; gereken işlemleri hemen yapacaktır simsarınız. Borsa müteşebbislerine cazip gelen, işte bu anakronik alternatif."