Tyler'ın bakış açısına göre, kötü şeyler yaparak Tanrı'nın ilgisini çekmek, hiç ilgi görmemekten daha iyiydi. Belki de Tanrı'nın nefreti Tanrı'nın kayıtsızlığından daha iyidir.
Gözlerimin önünde yeni bir dünya açılıyordu; benim için daha önceleri var olmayan bir dünya. Belki hep oradaydı, hep var olmuştu, ama ben onu hiç görmemiştim; hep orada olduğunu fark etmemiştim. Bütün bu yıllar boyunca nasıl da kör kalmıştım.
Her ne kadar Tanrı'nın "bol ve cömertçe" rızk verdiği kişilerin,"zekat ve sadaka" yoluyla yoksullara yardımcı olmaları şeriat hükümleriyle öngörülmüş olmakla beraber, bu yardım sosyal ya da insancıl bir düşünceyle değil fakat "Tanrısal" bilinen ekonomik eşitsizliği ve sömürü düzenini korumak, daha doğrusu yoksulluk ve açlık nedeniyle ayaklanma durumlarına fırsat bırakmamak kurnazlığıyla düşünülmüştür.
"Din sadece öbür dünyaya önem verir." Bakış açısı yanlış bir varsayıma dayanıyor. İslam dünyayı ciddiye alır. Ciddiye aldığı için de dünyaya ilişkin pek çok şey söyler. Dünyayı imar etmekten, orada adalete dayalı bir düzen kurmaktan, onun güzelliklerini korumaktan bahseder.