YouTube kanalımda bu tür ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken çay edebiyatı kitapları için içerikler hazırlıyorum: ytbe.one/xHTvIh7z7ws
Eyvallah 1 kitabı tarifi için malzemeler:
2 su bardağı tasavvuf
1 su bardağı yağmur suyu
5 çay kaşığı çay
1 demet fesleğen
200 ml. Neutrogena bakım kremi
2 tatlı kaşığı başkası adına utanma
1 adet kendi çıkarları için dini kullanmak
Eyvallah 1 kitabının yapılışı:
1- 2 su bardağı tasavvufu yağmur suyu ve çay ile birlikte hafif yumuşayana kadar kaynatın. Bu arada bu incelemeyi sonuna kadar okuyun ve aynı zamanda pişirdiğiniz tasavvufun çok yumuşamamasına da dikkat edin.
2- Bir tavada fesleğen ile Neutrogena bakım kremini yumuşayana kadar kavurun.
3- Başkası adına utanmaları da ekleyerek kavurmaya devam edin.
4- Farklı bir tencerede kendi çıkarları için dini kullanmayı da okurlar kendi beyinlerindeki suyu salıp, iyice manipüle olana kadar kavurun. Manipüle olan okurları kitabın başından alın ve soğumaya bırakın.
5- En sonunda bütün hepsini birleştirip kitabı Çok Satanlar bölümünde servis edebilirsiniz, afiyet olsun!
Arada bir Hikmet Anıl Öztekin kitaplarını okuyarak yaptığım sanal bir doğal seçilim taktiğiyle birlikte kendi takipçilerim arasındaki Hikmet Anıl Öztekin kitaplarının potansiyel sevicilerinin beni takipten çıkmalarını ve engellemelerini sağlıyorum, böylece zamanla güçlü kitapları zayıf kitaplara tercih eden daha kaliteli bir takip kitlem oluşuyor. Başkası adına utanma evriminde bu seferki durağımız da yukarıda tarifini verdiğim, tasavvuftaki "Hamdım, piştim, yandım" mertebelerini çok yanlış anlayan ve "Yazdım, sattım, para kazandım" seviyeleriyle karşımıza çıkan "Eyvallah 1" kitabı.
Kitap "Hala çayı sessizliğe demletenler var ya içimizde, hepsine Eyvallah..." cümlesiyle açılış yapıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne diye sanki böyle çekişip duruyoruz; nasıl olsa anlaşacağımız yok. Yarın sabaha kadar konuşsak, ben kendi düşüncemi söyleyeceğim, sen kendi düşünceni.