hoş bir temenni ve vaaz kitabı.
Puan vermedi·246 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:33
Hayatın içinden sosyal konulara dair pek çok konuda yazarın "beklentilerinden", "temennilerinden" ve "buyuruklarından" oluşan kitap, kemal sayar'ın kişisel ajandasının ötesinde geçebilecek argümantasyon derinliğinden uzak. Eğer kemal sayar'ı kemal sayar olduğu için her dediğini ciddiye alacağınız bir aile büyüğü olarak görerek okuyacaksanız tavsiyeler kitabı olarak faydalı olur. Ancak; isminden ve kimliğinden bağımsız bir yazardan böyle bir kitapta fikirlerini okurken daha ciddi neden sonuç ilişkileri, ispatlar, anti-tezler beklenir. Yazar konuları ele alırken insanın doğuştan iyi olduğuna dair bir temel varsayım üzerine tüm fikirleri kurgulamış. Yine bu temel varsayımla muhtemelen (insanı kendi tabiri ile)"meleksi" bir canlı olarak yaratan bir yaratıcıyı da varsayıyor. Aslında insan doğası tüm iyi şeylere muktedir ancak bir şeyler bozulmuş ve işler yolunda gitmemiş gibi bir kurgu var. İnsan doğası "meleksi" yanı, hatta "şeytansı" yanından öte asla çözülemeyecek ve birer tabii veri olarak kabul edilmesi gereken bir sürü çelişkiyi de içinde barındırır. Kitap bu çelişkilerden, kaderimizdeki çıkmazlardan bahsetmiyor. Yapılması gereken iyilikler ve yapılan kötülükler var. Yazarın kişisel bir dikotomi rehberi olarak görüyorum böyle bir yaklaşımı. Üstelik yüzyıllar boyu her nesil kendinden önceki nesillere dair bir sürü haklı gerekçe ile "çok bozdular" söylemini dile getirmiştir. Bu anlamda bir yenilik ya da özgünlük barındırdığı söylenemez. Bu haliyle bilge bir aile büyüğünüzün bana güvenin sizlere güzel sözlerim var kitabı.
Hayata Dair
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 11:02
Paris’in mavi Sokağı’nda yaşayan Momo ufak bir çocuk ve Mösyö İbrahim bilge, şevkat dolu müslüman karakterler olarak karşımıza çıkıyorlar. Momo annesi onu terk etmiş olan mutsuz ve karamsar bir babayla yaşayan hayatında çok büyük bir sevgi eksikliği olan Yahudi bir çocuktur. Sevgiyi nasıl alacağını nasıl ilgi çekeceğini bilmeyen Momo evin parasını dahi çalar hatta nasıl olsa Arap(algı) fikri ile Mösyö İbrahim’in bakkalından da çalar. Mösyö İbrahim bilse de onu zor durumda bırakmaz ve bir gün babası dayanamayıp ortadan kaybolunca büyük bir boşluğa düşer ta ki polisler gelene kadar bu bilgiyi herkesten gizler Momo‘nun babasının intihar ettiğini hissederiz. Ve Mösyö İbrahim bu saatten sonra Momo‘yu evlat edinir kitabın içinde bolca metafor bulunmaktadır. Mösyö İbrahim’e Arap denmesi bakkal dükkanının sabahtan gecenin geç saatlerine kadar ve hafta sonu açık olması sosyal ekonomik durumu ortaya serer mutluluk üzerine geçen bir konuşmada Momo mutlu olmak için zengin olması gerektiğini söyle. Mösyö İbrahim mutluluğun herkese ait olduğunu ve kendi mutluluğunu Kur’an‘ın içinde bulduğunu dile getirir burada İslam’a dair çok güzel yansıtmalar söz konusudur sufilikten ve maneviyattan bahsedilir. Mösyö İbrahim ve Momo bir araba satın alıp bir yolculuğa çıkarlar bu yolculuk özel bir yolculuk olucaktır. Coğrafi gezi gibi görünsede ruhani bir yolculuğa dönüşür. Altın Hilal’i anlatır Mösyö İbrahim Avrupanın dışına çıkarlar İsviçre İtalya Yunanistan Türkiye ve özellikle İstanbul manzaralarını bize sergilerler sadece coğrafyadan değil ırklardan ve inançlardan da yansıtmalar vardır. İbadethanelerden bahsedilir özellikle İstanbul’da Sultanahmet Camii ve Ayasofyaya değinilir. Dervişlerle karşılaşılır Sema‘dan bahsedilir bu sema Momo için bir aydınlanma aracıdır ufuk açan bir ders
Edebiyat
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Reklam
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Çok merak ettiğim yazar Eric-Emmanuel Schmitt ile tanışma kitabım sevgili Pınar'ın Epia RengEpia Reng tavsiyesi ile Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu oldu. İyi ki okudum ve kesinlikle yazardan okumaya devam edeceğim. İncecik kitabın neredeyse her sayfasını çizdim. Eric-Emmanuel Schmitt; Fransız romancı, oyun yazarı ve sinema yönetmeni. 1960 yılında Lyon'da doğdu. 1980-85 yılları arasında Ecole Normale Superieure'de felsefe eğitimi aldı. Eserlerinde, Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt'in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50'den fazla ülkede sahnelendi. Kitaptan bahsedecek olursam; Çin’deki katı 'tek çocuk' yasasına rağmen hayal gücüyle bu otoriteye başkaldıran bilge bir tuvalet görevlisinin hikâyesidir. Roman, anneliği, hayal gücünün özgürleştirici gücünü ve gerçeğin algılanış biçimini sorgular. Çin'in Yunhai kasabasındaki bir otelde çalışan yaşlı ve bilge Bayan Ming, tesadüfen oraya giden Fransız bir iş insanıyla arkadaş olur. Ona büyük bir gururla birbirinden farklı karaktere sahip on çocuğunun hikâyesini anlatır. Çin'de yasal olarak tek çocuk sınırı varken, Bayan Ming'in on çocuk sahibi olması dikkat çekicidir. Ancak zamanla olayların gizemi çözülür. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Bayan Ming’in aslında sadece tek bir çocuğu olduğu ortaya çıkar. Çocuklarına yazdığı mektuplar başkaları tarafından yazılmış hayal ürünüdür. Yaşadığı derin yalnızlığa ve Çin'in kısıtlayıcı gerçekliğine karşı bir savunma mekanizması olarak zihninde kusursuz bir dünya kurmuş, asla sahip olamadığı on çocuğuna ayrı ayrı karakterler ve gelecekler bahşetmiştir. Kitabın sonunda yazar, gerçek ile hayal arasındaki ince çizgiyi sorgularken, zihnin sınırlarının insanı nasıl özgürleştirebileceğini vurgular. Bayan
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
9/10
·174 syf.·
2026 146. kitabı
Yola DüşünceYola Düşünce Demet TezcanDemet Tezcan Demet Tezcan, kalemiyle okuyucuyu coğrafyalar arası bir seyahate çıkarırken aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine doğru edebi bir yolculuğa da davet eden bir kalem. Benim için bu eser, yazarın üslubuyla kurduğum bağı perçinleyen ve 24 saat geçmeden okuyup bitirdiğim ikinci Demet Tezcan kitabı oldu. 174 sayfadan oluşan kitap, adeta bir çırpıda okunabilecek kadar akıcı, duru ve sürükleyici bir dile sahiptir. "Yola Düşünce", esasen klasik ve alışılagelmiş bir gezi yazısı olmanın çok ötesinde bir konuma sahiptir. Eser, seyahatname, yolname, deneme ve anı türlerinin iç içe geçtiği, edebi yönü kadar düşünsel ağırlığı da hissedilen derin bir "şahitlik" kitabıdır. Tezcan; Suriye, Lübnan, Pakistan, Cibuti ve daha pek çok İslam coğrafyasında bizzat tanık olduğu insani durumları, ümmetin çektiği acıları ve saklı kalmış hayat hikâyelerini, kendi içsel sorgulamalarıyla birleştirerek başarılı bir şekilde aktarıyordu. Özellikle Yahudiler ve işgalci İsrail rejimi hakkındaki tespitleri, siyonizmin coğrafyadaki yıkıcı etkilerini ele alış biçimi ve bu zulme karşı koyduğu net duruş, kitabın en güçlü ve tamamen katıldığım yönlerinden birini oluşturuyor. Ancak kitabın genel olarak takdir ettiğim bu başarılı anlatımının yanında, fikrî ve itikadi açıdan mesafe koyduğum, düşünce dünyamla uyuşmayan önemli noktaları da mevcut. Yazarın Şia dünyasına ve coğrafyasına karşı sergilediği aşırı hoşgörülü tutum, bu ekolden sürekli müspet bir dille bahsetmesi metnin geneline yansıyan belirgin bir tercih. Bu durumun en somut örneği, Ali Şeriati’nin mezarına yapılan ziyaretin anlatıldığı bölümde karşımıza çıkıyor. Yazarın, Şeriati'nin kabrini "sıradan fanilerin kabri gibi değil, sade ama mezarı da düşüncesindeki
Edebiyat
Yola DüşünceDemet Tezcan · Pınar Yayıncılık · 20119 okunma
8/10
·479 syf.··
2026 12. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:37
Hikmetin düşüncelerini anlamak o kadar zordu ki. Sürekli yenilenen fikirlerini takip etmekte çok zorlandım ama bir yandan da onun sürekli kendiyle olan iç çatışmalarını okumak keyifliydi. Kafası bu kadar dolu birine göre gayet iyi bile ilerliyordu sanki hayatta. Edebiyat yaptığı yerlerde de hiç sıkılmadım. Hatta kendimden bişeyler bile buldum bazen. Bazen komik bulduğum bile oldu. Hem zorlandım okurken hem de çok keyif aldım. Herkesin okuyup anlayabileceği ve keyif alabileceği bir kitap mı bilmiyorum ama Hikmetin anlattığı şeylerin üstüne çok düşünmeden sanki karşınızda sürekli konudan konuya atlayan biri var gibi düşünürseniz okuması zevkli hale geliyor. Her şeyin üstüne saatlerce düşünmek deyince de Hikmet yani gerçekten. O ve dilinden düşürmediği Bilge. Devam etseydi nasıl ilerlerdi hayatı bilmiyorum ama şimdiye kadar olan yaşamına baktığımızda bir rahatlamış diyebiliriz Hikmet için.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Necip Mahfuz , Midak Sokağı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 27. kitabı
Necip Mahfuz , Midak Sokağı Nobel ödüllü (Nobel edebiyat ödülünü alan ilk ve tek Müslüman -Arap yazardır Mısırlı yazar Necip Mahfuz’un ikinci Dünya Savaşı sırasında Kahire’de Midak sokağı sakinleri arasında geçen toplumsal gerçeklik türünde yazdığı bir romandır. Necip Mahfuz ulusal solcu El-Akram gazetesinde 40 dile yakın yazı yazmıştır Romanlarında eserlerinde kahve kültürü önemli bir yer edinir Midak Sokağında da olaylar bir kahve etrafında şekillenir ki Necip mahfuzda sürekli gittiği iki kahve bulunmaktadır ve Necip mahfuz çok fazla gezmeyi sevmez kahire dışına da çıkmamıştır Kendisine Mısır’ın Balzac ı ve Mısır’ın Yaşar Kemal’i de denilmektedir Romanlarında genellikle sade bir dil kullanmıştır ağdalı dilden oldukça uzaktır Roman belli karakterleri odaklamak yerine sokakta yaşayan sokağın önde gelen tüm sakinlerine odaklanarak farklı bir deneyim sunar, bir nevi sokağı canlı bir organizmaya sokak sakin yerinde canlının uzuları gibi anlatmıştır. Kitabı okurken bir Kızılderili atasözü geldi aklıma” bir derede iki balık kavga ediyorsa oradan İngilizleri geçmiştir.” Savaş ve İngiliz askerlerinin varlığı babanın Oğla geçen geleneksel meslek anlayisini değersizleştirerek İngilizlere hizmet ederek daha iyi yaşam standartları sunarken onları köklerinden koparır İngilizlerin varlığı gençlerin batıya açılma isteği doğu batı çatışması beraberinde getirir yani gelenek ve medeniyetin çatışmasıdır, çünkü Midak sokağı sakinleri geleneksel yaşam biçimlerine bağlıdır ancak savaşın etkisiyle dış dünya sokan içine girer ve nüfuz eder bu da bir gerilime neden olur Kitapla işlenen diğer bir konuda sınıf atlama arzusudur kültürel uzlaşma karakterleri incelerken bunu daha net bir şekilde göreceğiz Kitap temel çatışmalar üzerinde kurulmuştur İnançlar ve kültürel uzlaşma Kanaat etme ve
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,764 okunma
Reklam
Reklam