Biyografik bir roman olması gerçeği. Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. O yıldaki problemlere ve imkansızlıklara çok güzel değinilmiş, tüm gerçekliğiyle ortaya konulmuş. Artık çok kitap okumanında cahilliğin önüne geçemediği bir dönemdeyiz. Doğru kitapları bulup okumanın önemli olduğu kanaatindeyim. Bu harika kitabı okuduktan sonra düşük puan veren insanların incelemelerini merak ettim fakat bu kitabın bile bazı insanları aydınlatamadığı bir gerçek. Aynı kitapta olduğu gibi. Eşekli kütüphanenin kösteklenmesi gibi. O yıllardan bu yıllara bu arttı mı yoksa sosyal medya ile daha mı ön plana çıktı artık sizlerin yorumuna kalmış. Kitapta politikaların bazı emekleri yok ettiğini anlatan yazarı bile siyasi açıdan eleştiren bir kitle var maalesef. Salt bütün görüşlerden uzaklaşıp sadece verilen çabanın taktiriyle okunmalı bu kitap.
En çok yarıda bırakılmış kitap listesinde 2.sırada olan bu kitap tam bir edebi şölen. Bir dizi gibi düşünmek lazım kitabı. 4 sezonluk her sezon 10 bölüm ve 50 dakika. İllaki her bölümden aynı tadı alamamak normal. Bazen çok durağan bazen çok heyecanlı gidebilir. Betimlemelere ve mekan tasvirleri o kadar muhteşem ki. Her mekan ve her karakter gözümün önünde eksiksiz canlandı ki ben betimleme okumayı hiç sevmem. Bu kitap tüm algımı değiştirdi. Olaya her açıdan bakabilmeme olanak sağladığını düşünüyorum. Bir o yana bir bu yana savruldum anlayacağınız. Boşuna bir klasik değil, boşuna okunmaması mümkün olan bir kitap kesinlikle değil.