Dişlerin kimyasal bileşiminden, ne tür bir beslenmenin yaygın olduğu anlaşılabilir. Neandertal menüsü et içeriyordu, hatta neredeyse sadece et içeriyordu. On binlerce yıl boyunca et tedarik etmek oldukça kolaydı; Neandertal insanı çoğunlukla ren geyiği, gergedan, büyük geyik ve mamutların bulunduğu Orta Avrupa'nın soğuk bozkırlarında yaşardı. Ancak iklim bilimciler bize 120 bin yıl öncesinden başlayarak sıcaklıkların arttığını, çevrenin değiştiğini ve kısa gövdeli bitkilerin yerini ağaçların aldığını söylüyor. Bu yavaş ve kademeli bir süreçti, ancak çevrede radikal değişikliklere yol açtı. Ormanlarda geyikler ve alageyikler veya tavşanlar gibi daha küçük hayvanlar yaşar; onları avlamak daha zordur ve başarılı olunduğunda bile sonuçlar mevcut kalori açısından mütevazıdır. Diş minesi ağır bir şekilde meydana gelen bu krizin sonuçları hakkında bize bilgi verir; Neandertal dişlerindeki mine tabakası binlerce yıl boyunca, çok ince hale gelene kadar azalır, bu da yetersiz beslendikleri anlamına gelir.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Babam öldüğünde cüzdanından katlanmış bir gazete kupürü çıkmıştı. Olimpos’taki Yanartaş’m fotoğrafıydı, altında da kısaca bölge hakkında bilgi. Gitmek istemiş de gidememiş, canım benim. Sonrasında oraya defalarca gittim ben. Ateşin karşısına oturup saatlerce izledim. Tam bu noktada, “İşte o anda anladım ki” gibi beylik bir ifade tonuna geçip bu hikâyeden çıkarılacak dersi anlatmaya başlamam gerekir belki. Yok ama, ders mers yok, hayat böyle bir yer değil. İnsan istiyor ki, her şey birbiriyle bağlantılı olsun, işaretleri takip ederek bir sonuca ulaşılsın ve o anda bir aydınlanma yaşansın. Ama olmuyor. Babalar ölüyor, ceplerinden yanan taşların fotoğrafı çıkıyor, sen o taşların yanlarına gidip oturuyorsun, saatlerce bakıyorsun, bakıyorsun ve evet sürpriz: Bir bok anlamıyorsun.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İyiliğin bilgisine sahip olmayanlara diğer bütün bilgiler zarar verir.
Alıntı
“Bilgi güçtü. Eğitim özgürlüğün anahtarıydı.”
"Sevilmek, anlaşılmak en büyük mutluluktur."
Sayfa 147 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
İnsanın aklı bilmese bile içi his olarak yaşamında kendi olup olmadığını bilir.
Sayfa 217·Kitabı okuyor
Alıntı