Yıllardır bir şiir kitabı çıkarma hayalim var. Haddim midir bilmem ama nihayetinde biz de öleceğiz; geriye bizden bir seda kalsın istiyorum. Yaklaşık 15 yıldır şiir yazıyorum. Bugüne kadar binlerce şiiri beğenmeyip çöpe attım; şimdi dönüp bakınca buna biraz pişmanım. Doğrusu, o binlerce şiirin içinden eleyerek bir kitap hazırlamak olurdu. Fakat o zamanlar toydum; yazar, beğenmez, bir sene sonra da silip atardım. Şimdi artık her şeyi saklıyorum. Bazılarını paylaşıyorum, bazılarını kendime bırakıyorum. Elimde zamanla 5000 civarında şiir olacak. Bunların içinden 50 ila 100 tanesini seçip bir şiir kitabı hâline getirmek istiyorum.
Şiir
Günaydın
Hangi dalı tutsam elimde kaldı, Aceb neyim, bâğbân mıyım ben? Bir gamzeli sevsem yâdeller aldı, Niçin böyle bî-bahtım ben? Günde beş vakit secde eylerim, Savmımı eksiltmem, sabreylerim, Biri zemzem sunsa hemen içerim, Daha neyim nâkıs, ne eyleyim ben? Kedi görsem eksik etmem mamayı, Hısım akraba bilirim cümle arayı, Sırtımda taşırım ana babayı, Başka ne yapayım, ne edeyim ben? Âdem olayım dedim, felek vurdu, İmtihan üstüne imtihan sundu, Yirmi dokuz yıl sustum, gönlüm yoruldu, Bir yıl dahi fazla çekemem ben. Osman’ım, her cefaya “belî” dedim, Kadere isyan etmedim, “ilâhî” dedim, Bilmem kime ne ettim, ne günah işledim, Böyle giderse cennete giremem ben. osman
Şiir
Sevgi varsa, Mesafe tanımam,sınır bilmem,laf dinlemem.! Sevgi yoksa, Ben yokum,sen yoksun..
1000Kitap
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın¿
Büyük insanlar: Büyük işlerle: Fikirler ve ideallerle uğraşır. Orta (vasat) insanlar: Olaylar ve durumlarla uğraşır. Küçük insanlar: Küçük işlerle: Kişiler (dedikodu) ve detaylarla uğraşır. Velhâsılıkelâm; o kadar ilim bilim tahsil âhirinde, insanlarlan uğraşmanın emâresi -zâhiren- sen böyük adam olamamışın hacı... Kişilerle uğraşmak, beyhûde oyalar ve beyhûde çağlar çoban çeşmesi... Es'selâm. Leyli Münevver ͜͜͡͡✯
İnsan ve Duygular
Yerimi bilmem Bilmem ne taraftayım Sesimi duymam Ne zamandır araftayım Kimler varmış içimde yoklama yaptım Deliler çıktı, cellatlar bir de şeytanlar.
Müzik
İstanbullunun bir huyunu sevmiyorum - gerçi hiç bir huyunu sevmiyorum da - . Oda şu: Birine bir şey veyahut bir yer soruyorlar. Sordukları kişi biliyorsa söylüyor hadi iyi niyetliyse bilmediğini de söylüyor. Bu yetmezmiş gibi soruyu soran kişi ukela bir tavırla: "Emin misin?" diye karşılık veriyor. Ulan ruh hastası ne tanıyorsun sen insanları? Ermiş misin sen? Seni ilk defa görenin sana kastı mı var? Sevgili İstanbul'u bu kafayla özür dilerim ama başka şehirde olsa bok yoluna gidersiniz. Sabah rüyanıza mı celalleniyorsunuz bilmem ama artık hayatı hormonları gelişen ergen gibi yaşamayın. Hayatın acıması yok.