• BİR İSRAF Kİ

    İsrafı bilmediğimiz yıllardı. Çöpe atılacak olan bir eşya, kırk parçaya bölünene dek kullanılırdı. Yağ tenekelerinden saksıların yapıldığı, annemin evin etrafını her mevsim mis gibi çiçeklerle donattığı, Ankara'nın ayazına karşı pıtır pıtır açan kasımpatılarına hayran olduğum yıllardı. İnsanların kibirden uzak yaşadıkları, bir kıyafetle en az üç çocuğun büyüdüğü, komşuların birbirlerine bir bardak yağı, iki yumurtayı ödünç verdiği yıllardı. Yaz tatilinde soluğu köyde aldığımız, ırgat olup ellerimizdeki eski çoraplarla nohut yolduğumuz, patozun başında genzimizi dolduran saman tozunu yuttuğumuz yıllardı. Onca zahmet sonrasında, evimizin önüne park ettiği traktörün kornasına basarak, kışlık mahsul getirdiğini ilan eden rahmetli dedemi bayram sevinciyle karşıladığımız yıllar. Tam dokuz çocuğu olan dedemin, her çocuğuna on çuval unu, hakla hakla nohut, mercimek, pirinç, buğday bıraktığı yıllardı. Üç ay çalışmanın getirisi koca bir kış yüzümüzü güldürür, karnımızı doyururdu. Her ürün sağlıklı, kaliteli, bir o kadar bereketli ve şifalı idi.

    İlkokul yıllarımda kâğıda kaleme olan muhabbetimden, israf etmezdim hiç artan defterlerimi. Kalan kâğıtları birleştirip, üst tarafından dikerdim. Kendi kendime dergi çıkarırdım. Hiç unutmam. Son kâğıda da kaşe vurur gibi biten bir ip makarasının arkasını mürekkeple boyayıp damgalardım.

    Bulduğum güzel resimleri yapıştırır, şiirler yazardım. Bir de son sayfayı boş bırakırdım "Sizden gelenler" köşesi olarak. Sanırsın Türkiye genelinde bir iş beceriyorum.

    Havam vardı. Dergi çıkartıyordum.

    Hemen her ay çalakalem yazdığım bir yazıyı muhakkak Türkiye çocuk dergisine gönderirdim. Sanırım en büyük lüksümdü o yaşlarda mahalleden sadece PTT için pazar durağına çıkmak. Teyzemlerin Türkiye gazetesine aboneliği, benim işime yarardı. Heyecanla beklerdim cumartesi gününü. Yeğenim Cumhur'la yarışırdık çocuk dergisini önce okumak için. Cumhur farklı bir çocuktu. Okumayı en az benim kadar çok severdi. Benden iki yaş küçüktü. Onların ekonomisi daha elverişli olduğundan aldığı kitaplarda hep gözüm kalırdı. Esirgemezdi hiç. Okuduğu kitapları bana da verirdi. Ahmet Günbay Yıldız'la daha on iki, on üç yaşlarımda o tanıştırdı beni. Kitap için ayıracak bir bütçem olmazdı benim. Olamazdı! Canım babacığım bir memurdu. Dört çocuk okutan bir memur. Ders kitapları bile zorlarken bütçemizi, benim keyfekeder okuyacağım romanlar için alacağım yoktu babamdan. Yıllar geçti. Azımsanmayacak yıllar... Belki yirmi yedi yıl öncesinden bahsediyorum. Babamda bir değişiklik yok. O şu an memur emeklisi.

    Cumhur'la ise iyi bir okur olma konusunda hâlâ aynı frekansta olduğumuzu daha iki gün önce attığı mesajla fark ettim. Birkaç kitap önerisinde bulunup, bir internet adresi atmış ve eklemiş "Abla, bugün kargo bedava, kaçırma" diye.

    Üslup ’da ilk yazımı yayımlamışlar... İşte bu mutluluk yıllar önceki dergi çalışmama, babama, Cumhur'a ve o yıllara götürdü beni.

    Ne güzel şeyler biriktirmişim meğer...

    Yüzümdeki gamzemi güzelleştiriyor geçmiş.

    Geçmiş bende geçip gitmemiş... Yaşadığımız yoksulluğun bile özlemini duyumsuyorum.

    Şimdiyi düşündüğümde ise pek iç açıcı şeyler gelmiyor aklıma... Yüzüm düşüyor. Gamzem küsüyor! Allah rahmetini yağmur gibi yağdırıyor da bir teşekkür eden çıkmıyor.

    Doyumsuz çocuklar... Doyumsuz gençler ümitsizliğe düşürüyor ister istemez! Üç yaşındaki, beş yaşındaki çocuk ne bilsin markayı. Annelerin marka aşkı, bilmem kaç numaralı komşusuyla yarışı, sosyal medyada beğenilme tutkusu bizi toplum olarak bir yerlere sürüklüyor. Markadan bihaber yaşarken çocuklar, ebeveynler farkında olmayıp kibri aşılıyor çocuklara. Çocuk on yedisine geldiğinde ise bilmem ne markadan başka giyinmem dediği ayakkabıyı alırken belki de artık söylenmeye başlıyor anne/baba.

    Bir borusundan lağım bir borusundan süt akıyor sosyal medyanın. İsrafı hayatımızda olağanlaştırıyor. İsraf paramızdan önce ailelerimizdeki muhabbeti tüketiyor! İsraf bizi sadece madden bitirmiyor! İsraf, sel gibi hayatımızı tarumar ediyor.

    Elif DEMİRCİ
  • Saat 6.30’du. Sabah 6.30’lar yabana atılmazdı. Birce de yabana atamazdı. Zorunluluktan dolayı uyanmasaydı, Birce yine uyanırdı çünkü 6.30’lar asla yabana atılmazdı…

    Birce, yatağından kalktı. Masasının üzerindeki menekşeye dokundu. Boynunu bükmüştü menekşe, tıpkı kendisi gibi. Aynı çaresizlik onda da vardı. Bu sıralar bir şeylerin değişmesini çok umuyordu ama her şey alabildiğine tekdüzeydi.

    Dün gece gördüğü bir düşün etkisiyle uyandı bu sabah. Bir şeye dair beklentilerinin gerçekleştiği bir düştü bu. O düşle yavaşça pencereye yaklaştı. Perdeyi incitmeden açtı çünkü beklentiler çok kırılgandı, dağılabilirdi.

    Perdeyi araladığında karşısında bir bisiklet vardı. Birce, kendisine gelmiş olmasını umdu çünkü rüyasında da oradaydı o bisiklet. Belki de bisiklet kendisiydi ama o bisiklet oradaydı bu sabah. Hemen evden çıktı, bisiklete dokundu uzun uzun. O bisiklet bir düş değildi, o bisiklet oradaydı bu sabah.

    Bisikletin selesine bir not iliştirilmişti. Birce, o notu eline aldı ve okumaya başladı.

    -Günlerin çekilir bir yanı olması için bir umut ararsın, ışık ararsın ya da onun gibi bir şeyler. Benim günlere dair tek beklentim sensin. Öyle bir zamanda çıkageldin ki her yer bayram neşesine büründü. Masadaki reçel, annemin gülüşü, arefe günü bitirilmiş bayram şekeri gibi.

    Not bu kadardı. Birce notu okuyunca çok mutlu oldu. Bisikleti eve çıkardı. Bir köşede her bulduğu yerde uyumakla meşhur kedisi yine uyuyordu elbiselerinin arasında…

    Hazırlanması gerekiyordu. Hazırlanıp okula gitti. Okula vardığında ders başlamıştı. Sessizce arka sıralara doğru yürüdü. Ders Psikolojiydi. Psikolojik Yaklaşımlardan bahsediyordu dersin hocası. Birce sıraya oturunca hocası geç gelmenin bedeli diye düşündüğü bir soru sordu. “Bilişsel yaklaşımı” anlatmasını istedi Birce’den. Birce anlatmaya başladı. “Soğuk savaşın bittiği günden itibaren, insanlar yavaş yavaş bilgisayarlaşmaya başladı. İnsan zihni gitgide yok olmaya, bir bilgisayar gibi komutsal verilere dayanmaya başladı,” dedi. Dersin hocası onaylar bir şekilde “İyi cevap, umarım bundan sonra geç kalmamayı öğrenirsiniz küçük hanım,” dedi. Birce “özür dilerim” dedi sadece.

    Eve dönmeliydi, evden ayrılınca kendini hep huzursuz hissediyordu. Çok sıkılıyordu, insanların arasında. Onlar bunaltıyordu. O yüzden sığınağına doğru koşar adım döndü. Odasında çiçekli bisikleti duruyordu. Ne yapacağını hâlâ bilmiyordu. Annesi geldi odasına, “Haydi biraz dolaşım,” dedi Birce’ye. Salı Pazarı’na gittiler annesiyle.

    Uzun uzun tezgahları dolaştılar. Faruk geldi aklına, gülümsedi. Faruk olsaydı ne yapardık acaba burada?” diye uzun uzun düşündü.
    Tekrardan eve döndüklerinde, Faruk çok uzun bir mesaj atmıştı. Konu Faruk olunca hep gülümsüyordu. Sebep yoktu Faruk düşüncesi onu hep gülümsetiyordu.

    Bir Pazar günü. Ankara. Kuğulu Park. Karşıdaki büfede “Neşet Ertaş” “Gönül Dağı” çalıyordu, Eğer Ankara’daysanız ya da yolunuz bir şekilde Ankara’ya düşmüşse sadece Neşet Ertaş çalardı bu şehirde. Çalmasa bile, kulağınızda, kalbinizde daima Neşet Ertaş’ın sesi vardır. Burası hüzünlü bir bozkır. Denizden çok uzak ama Neşet Ertaş’a çok yakın.

    Birce ve Faruk yan yana oturuyordu bir bankta. Kalpten kalbe bir yol vardı o gün. İkisi de bunu biliyordu, yıldızlar yere paraleldi. Birce, başını Faruk’un omuzlarına yasladı. Ağzından sihirli sözcükler dökülmeye başladı. “Senin omzun, sesin bana huzur veriyor. En çok ben burada mutluyum iyi ki varsın” dedi. Faruk eliyle Birce’nin başını okşadı, usulca tekrarladı “ Sen de, iyi ki varsın” dedi.

    Kuğulu Park’tan ayrılıp yürümeye başladılar. Yol boyu şarkı türetmece oynadılar. Bir türlü konuşamadılar. Birce bir şey dediğinde Faruk o kelimeden bir şarkı türetiyordu. Faruk bir şey dediğinde bu sefer roller değişiyordu. Kedi sevenler sokağına gelene kadar bu durum sürdü. Kedi sevenler sokağına geldiklerinde bir çay bahçesinde oturdular. Garson geldi, iki çay istediler. Garson adisyona iki çay yazıp gitti. Birce anlatmaya başladı. “Aylardan beri karanlıklar içindeydim ben Faruk, tek başımaydım. Sonra sen geldin ışığım oldun. Belki biraz daha geç kalsan ben o karanlığa teslim olacaktım. Sen benim gerçek mucizemsin bunu kabul ediyorum ama çok erken gelmiş olmandan da korkuyorum. Belki de bu mucizenin büyüsünün bozulmasından korkuyorum. Sanki bir şeylerin zamanı değilmiş gibi hissediyorum,” dedi. Faruk bir şey diyemedi, usulca yine “zaman” dedi. Zaman deyişi Ankara ayazında uçup gitmişti. Yakalaması artık imkansızdı.

    Artık yolların ayrılma vaktinin geldiği saatlerdi. Otogara doğru yürüdüler. O gün otogar tıklım tıklımdı ve yoğun bir yağış vardı. Bir tarafta ise herkes birbirine sıkı sıkı sarılmış ağlıyordu. Yağmur gözyaşlarını saklardı o yüzden kimse ağladığını kabul etmiyordu ama herkes ağlıyordu.

    Birce’nin otobüsü geldi. Faruk, çantasından “Küçük Prens” kitabını çıkardı Birce’ye verdi. Birce hiçbir şey söylemeden kitabı alıp otobüse bindi. Faruk, otobüste Birce’nin oturduğu cam kenarına doğru yürüdü, aralarında sadece bir pencere mesafesi vardı. Faruk, bir şarkıyı mırıldanmaya başladı

    …Kavonazların dibi göründü, çörek otu ve susam susam susam… Bütün bu poğaçalar ve kurabiyeler beni içime kapatan…

    Bu şarkı çok anlamlıydı. Birce’nin sesinden dinleyemeden otobüs hareket etti ve Birce’nin sesinden bir daha şarkı duyamadı. Hâlâ birbirinden bağımsız yerlerde bu şarkı söylenmeye devam edecekti ama bu Faruk ve Birce için geçerli değildi. Onların kendi birbirinden farklı hikâyelerinde artık farklı şarkılar çalmaya başlayacaktı. Otobüs bilinmezliğe doğru hareket etti. Bu yaşananların hepsi korkuydu belki de düştü. Kedi Sevenler sokağı yoktu. Kuzu çiçeği henüz yememişti. Hiç gitmemis gibi bir köşede oturup dinlendirirmiş gibi çiçekli bisikletin kahve aromalı sesi, yere bakıp utanarak gülümsemesi hepsi ama hepsi daima uzaklarda kalmıştı.

    Faruk, otogarlara hâlâ gidemiyordu. Herkes sanki bırakıp gidecekmiş gibi hissettiğindendi belki. Belki de yıllar önce onu 9 numaralı peronda uğurladığı günler geliyordu aklına, kim bilirdi.

    O gün el sallamıştı arkasından. Sonra ağzında bir sigara ve içli bir şarkıyla her şeyin geçeceğini söyleyen Ay ve yarım kalmış hislere sahip yıldızlar da eşlik etmişti o geceki vedaya. Gücüne gidiyordu yalnızlığı böyle…

    Vedanın ertesinde yani onun başka bir şehre vardığı gün, ayrı yollara savrulmuşlardı. Gitmeden önce çay bahçesinde uzun uzun konuşmuşlardı. Faruk, öyküsüne dahil olmak istediğini söylemişti. Hatta izin verseydi eğer yüreğindeki tüm iğneleri, kalbine batmış tüm o cam parçalarını elimi kanatma pahasına da olsa tek tek temizleyeceğini de söylemişti ama hep bir sayfa geç kalmışlardı
    birbirlerine. Mesele mesafeler falan da değildi. Asıl mesele, yani onları birbirinden uzaklaştırıp koparan şey Birce'nin düşmekten, yaralanmaktan korkmasıydı. İnanmıyordu hiçbir şeye, inancı da yoktu kimseye.

    Birce'yi bir şeylere inandırabilmek için kuşburnuna inandığını söylemişti Faruk. Hatta neden inandığını da açıklamıştı: Bir gün sabahçı kahvesinde oturuyordum ve çok üzgündüm. Birden nasıl olduğunu anlayamadığım bir kuşburnu belirdi masama, sonra sebebini sormadan yudum yudum içtim onu. Kafamı çevirdim, sağımda solumda kimse yoktu sadece kuşburnu vardı yanı başımda. İşte o gün dedim ki kendi kendime, manevi desteğiyle her daim yanımda olan bir şeye elbette inanabilirim. Hikayeyi anlattıktan sonra Birce çok gülmüştü. Faruk da gülmüştü. Hatta hâlâ gülüyor ve inanıyordu Faruk.

    Birce, peruk gibi hüzünlüydü. Hüznünü başka kalıplarda yaşamak istiyordu. Yıllardır çalışıp didinip bir ev alıp sonra ilk depremde evi yıkılan bir adamın nasırlaşmış ellerinde, evladını kaybetmiş bir annenin yüzünde, ya da kimsesiz kalmış bir çocuğun kalbinde ama Faruk hüznü de, sevinci de onunla yaşamak istiyordu.

    Gün yine aydığında epeydir kaçtığı o izbe evde bulmuştu kendini. Zaman yine olanca sessizliğiyle durduğunda, giderken arkasındda açık bıraktığı koridordaki tüm ışıklar sövmeye başladı. Tek tek söndürdü. Masanın üzerindeki daktilo, yarım kalmış tüm öyküler, fincandaki içilmemiş kahve yüzüne tükürdü. Buzdolabı yine o tamtakır kuru bakırlık görüntüsüyle seslendi; yine mi sen? Hani gitmiştin, hani bir daha dönmeyecektin. O yokuşu onunla beraber çıkacağım, belki yeni bir buzdolabı da alırım o gittiğim yerlerde, seni de unuturum demiştin. Ne oldu da şimdi geri döndün? Sustu, haklıydı…

    Çok yorulmuştu. Yollar fena yormuştu. Bu sefer mecali kalmamıştı hiçbir şey yapmaya. Oturma odasına geçti, kir pas içindeki tekli koltuğuna oturdu. 37 Ekran tüplü televizyonu yüzüne acı acı bakıyordu. Daha fazla dayanamazdı sordu: Bak hepsi konuştu, tek tek yüzüme vurdular her şeyi. Ya sen, sen bir şey demeyecek misin? "Ekranda seni yansıtıyorum zaten, daha sana ne söyleyebilirim ki?" demişti. En ağırı da bu olmuştu sanırım. Galiba tüm yaralanmış öykülerin çıkış noktası da buydu. Kendi kendinle yüzleşmek ve yine yanıldığınla kalmak.
  • Neden?

    Adam omuzlarını silkti.

    — Benim doğup büyüdüğüm kasabada herkesin Yahudi’ye borcu vardı. Varşova’ya ilk gittiğimde nasıl beş parasızdım biliyor musun? İlk iki yılım büyükçe bir elbise dolabının içinde yaşamakla geçti. Kendimi tuvalete kilitleyip ders çalışırdım sabahaca. Yahudi profesörlerle öğrenciler üniversite hayatını ellerinde tuttukları için, bizlere soluk aldırtmazdı. Diplomayı aldıktan sonra da Yahudi doktorların elinden çekmediğimiz kalmadı. En iyi işler, en büyük paralar hep onlara verilirdi. Biz artakalanlarla yetinmek zorundaydık.
    Leon Uris
    Sayfa 108 - 1.Basım Ekim 1972
  • Şehit Yakınları ve Gazilere Tanınan Haklar
    1.İSTİHDAM HAKKI :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek 1 inci Maddesine göre İçişleri Bakanlığı'nca yürütülen şehit yakını ve gazilerimizin istihdamına yönelik iş ve işlemler, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı’nca birlikte yürütülmektedir. Başvurular; istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin ikamet ettikleri ilde ki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne yapılmaktadır.
    - Vazife ve harp malullüğü kapsamındaki TSK mensubu ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2,malul olanlara 1 kişi,
    - Vazife malullüğü kapsamında bulunan diğer kamu görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına veya malul olanlara 1,
    - Terör mağduru sivil vatandaşlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya engelli hale gelenlere bir istihdam hakkı verilmiştir.
    Başvuru Süresince İstenen Belgeler :
    1- SGK İl Müdürlüğü’nden alınan Hak Sahiplik Belgesi
    2- Adli Sicil Kaydı – (Konu kısmında Devlet Memuriyeti ibaresi olacak)
    3- Devlet Hastanesinden Sağlık Raporu (kamu kurumlarında çalışabilir. )
    4- Son mezun olunan okulun / üniversitenin diploması
    5- Askerlik Durum Belgesi
    6- 1 Adet Biyometrik Fotoğraf (Beyaz arka plan, 50×60 mm)
    7.Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Şehit yakınları ve Gazilere Hizmet Biriminde doldurulacak İstihdam Başvuru Formu
    8.İş için müracaat eden kişi diğer hak sahiplerinden alacağı “Haklarından Feragat Ettiklerine Dair Noter Tasdikli Beyanları” müracaat evraklarına ekleyecektir.
    3713 sayılı kanunun tanıdığı istihdam hakkından;
    -Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar,
    - Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar ile İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar,
    - 45 yaşını doldurmuş olanlar faydalanamazlar.
    Başvurunun yapıldığı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinden başvuru takipleri, Devlet Personel Başkanlığı ve Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı’ndan atama sonuçları öğrenilebilir.

    2.ÜCRETSİZ SEHAYAT KARTI
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği ”04.03.2014 tarihli ve 28931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TC kimlik numaraları ve bir adet biometrik fotoğrafla İl Müdürlüğüne başvuru yapılmaktadır.
    Yönetmelikte bu haktan yararlanacak kişiler 4. Maddede belirtildiği üzere şu şekildedir:
    4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:
    1) Hayatını kaybedenlerin, 2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin, 3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların, 4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin,kendileri ,eşleri, anne ve babaları, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.
    3.İŞE ALIMDA ÖNCELİK:
    Bu kapsamda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/6/2009 tarihli ve 32379 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 29/6/2009 tarihinde karar alınmıştır (Karar Sayısı: 2009/15188). Sözü edilen Karar uyarınca 08.09.2009 tarih ve 27314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in İşe Göndermede Öncelikli Olanlar başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının a) bendinde belirtildiği üzere“Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ile terörle mücadelede üstün başarılarından dolayı komutanlarınca takdire layık görülen yedek subay, erbaş ve erler.” e işe alımlarda öncelik sağlanmaktadır.
    Bu kapsamdaki iş ve işlemler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatınca yürütülmektedir.
    4.ATAMA İŞLEMLERİNDE ÖNCELİK
    Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin yönetmeliğin (19/4/1983, 83/6525) Ek Madde 2 (Ek:7/3/2007-2007/11837 K.) ile; terörle mücadelede çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir olan kamu görevlileri ile erbaş ve erlerin, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin çalıştıkları kurum ve kuruluşların hizmet birimleri olan yerlere münhasır olmak üzere; aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilir.Bu konuda başvurular çalışılan kurum/kuruluş idaresine yapılır.
    Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği gereğince; eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaftır. Buna göre eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler, olay tarihinden itibaren altı ay içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilmektedirler. Aynı zamanda söz konusu öğretmenlerin yer değiştirme isteklerinde norm kadro durumu veya alanlarındaki öğretmen ihtiyacı dikkate alınmamaktadır. Ayrıca bu kapsamdaki yer değiştirmelerde öğretmenlerin, bulundukları görev yerinde veya ilde çalışılması gereken süreyi tamamlama şartı aranmamaktadır. Bu konuda başvurular yer değiştirme formu, ilgili Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı veya S.G.K.lığından alınacak şehit belgesi, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve gerekli belgelerle birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılır.
    7.J.GN.K.LIĞI İLK DESTEK YARDIMI (Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb./Erb – Er.):
    Şehitlerin ailesine (evli ise eşine, bekar ise baba ve/veya annesine veya yakınına) J.Gn.K.lığı kantin gelirleri hesabından ailesinin ihtiyaç duyabileceği acil ve öncelikle masrafları karşılamaya yönelik olarak defnedileceği yerdeki İl J.K.lığınca ilk destek yardımı yapılmaktadır.
    8.Birlik Ölüm Yardımı ve Harcırah Ödenmesi :
    926 Sayılı TSK Personel Kanununun 177 nci maddesi gereğince, Şehit Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş.ların varislerine en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) iki katı tutarında, 3269 Sayılı Uzm.Erbaş Kanununun 16 ncı maddesi gereğince, Şehit Uzm.Erbaşların kanuni varislerine kendi maaşının iki katı tutarında, görevli olduğu Birlik Komutanlığınca ÖLÜM YARDIM ÖDENEĞİ ödenir.
    Şehit olan rütbeli personelin birlikte ikamet ettiği ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerine 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre; beyan ettikleri ikamet yerine kadar Yurtiçi Sürekli Görev Yolluğu (Harcırah) ödenir.
    9. TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Üye Yardımları
    TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından ölüm/maluliyet durumlarında üyelere çeşitli yardımlar yapılmaktadır.
    TSK Mehmetçik Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.mehmetcik.org.tr adresinden alınabilir.
    TSK Dayanışma Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.tskdv.org.tr adresinden alınabilir.
    OYAK yardımları ile ilgili detaylı bilgi http://www.oyak.com.tr adresinden alınabilir.
    10.Faizsiz Konut Kredisi :
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    Toplu Konut İdareleri tarafından Şehit Ailelerine Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Hakkında Yönetmelik 13.02.2014 tarih ve 28912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Uygulamalar ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır. Hak sahiplerine;
    1-Kredi istek dilekçesi, 2-Kredinin müştereken kullanılması halinde diğer hak sahiplerinin kredi kullanmaktan vazgeçtiklerini belirten noter onaylı feragatname, 3-SGK hak sahipliği belgesi, 4-Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
    5-Konuta ilişkin tapu senedi ve örneği ve yönetmelikte belirtilen diğer belgelerle kredi açılmaktadır.
    Hak sahiplerinin yönetmelikte belirtilen belgelerle krediye aracılık eden banka şubelerine müracaat etmeleri gerekmektedir.(Ziraat Bankası)
    Krediden yararlanacak hak sahibinin belirlenmesi
    MADDE 4 – (1) Hayatlarını kaybedenler için; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar kapsamında hayatlarını kaybedenlerden öncelikle; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (2) Harp veya vazife malulleri için; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlardan öncelikle; malulün kendisine, faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın ölümü halinde, dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (3) 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuata göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de faizsiz konut kredisi hakkından 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen öncelik sıralamasına göre yararlanırlar.
    Krediden yararlanmak isteyenlerin kredi talebini belirten bir dilekçe, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi, nüfus cüzdanının onaylı örneği, alacağı evin sahibine ait tapu veya onaylı örneği ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekmektedir.
    Kredi miktarı her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen tüketici fiyat artışları kadar arttırılır. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi, hak sahibinin aylığının 1/4'ü tutarındaki miktarın SGK tarafından kesilmesi suretiyle yapılır. Ayrıca SGK tarafından aylık bağlanan şehit varisleri ile terörle mücadele kapsamında malul olan ve SGK tarafından aylık bağlanan personel TOKİ tarafından yapılan konutlarda, başvuru yapılan il sınırları içinde 5 yıldır ikamet ediyor olmak veya il nüfusuna kayıtlı olmak koşuluyla, kuraya tabi olmadan hak sahibidir. Bu hak dahilinde daha önce TOKİ'den konut ya da kredi alınıp alınmadığına bakılmaz. Konutun % 10'u peşin, kalanı evin teslimini müteakip sabit taksitle 20 yılda ödenir.
    11.Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı :
    Lojmana girme hakkı olan Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş., Uzm.Erbaşlar ve Sivil Memurların aylığa müstahak dul ve yetimleri faydalanır.
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci Madde (b) fıkrası gereği; “yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malül olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli “ON YIL” süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.”
    12.Konut Kiralamak İçin Yapılacak İşlemler :
    Hak sahibi şehit yakını, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele kapsamında olduğunu gösterir bir belge ve kira yardımından faydalanmak istediğini belirtir dilekçe ile J.Gn.K.lığı Loj.Bşk.lığına müracaat eder.Kiralanacak konutun kullanım alanı (net) 120 m2yi geçemez ve bu alanın tespitinde konut sahibi ile konutu kiralayan arasında yapılan sözleşme esas alınır.
    İkametgah olarak kullanılacak konutlar lüks (sauna, jakuzi, dubleks, tribleks, şöm,ne) olmayan konutlardan seçilir. Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu illerde şehrin bulvar, ana cadde ve iş merkezi yoğunluklu mahalleleri dışında seçilir.Hak sahibi şehit yakını kiralamanın yapıldığı yerdeki belediye başkanlığından konutun rayiç bedelini gösterir bir belge alır. Hak sahibine ödenecek kira bedeli bu rayiç bedelinden fazla olamaz.
    Yakıt, su, elektrik, apartman ve site aidatı gibi ödemeler kira kapsamında olmadığından hak sahibi tarafından karşılanır.Kira sözleşmelerini onaylamaya ve kira bedellerini ödemeye J.Gn.K.lığı personeli için ikamet yerindeki Bölge veya İl Jandarma Komutanlıkları yetkili kılınmıştır.
    13.Nakdi Tazminat :
    2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 4536 Sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun kapsamında belirtilen hallerde şehit olanların eş, çocuk, anne ve babalarına en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, anılan Kanunlar kapsamında belirtilen hallerde yaralananlara iş ve güçten geri kalınan süreye göre, malul olanlara ise maluliyet derecelerine göre değişen miktarlarda ilgili Bakanlık (Kuv.K.lıkları için Milli Savunma Bakanlığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı için İçişleri Bakanlığı) tarafından nakdi tazminat ödenmektedir.
    14.Maaş Bağlanması :
    Sb.,Astsb.,Uzm.J.Çvş.,Uzm.Erbaşların kanuni mirasçılarına 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre hizmet süresi 30 yıldan az olan şehit personelin eşi, çocukları, anne ve babalarına kendi derece kademesi üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi, hizmet süresi 30 yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aşağıdaki esaslara göre aylık bağlanır.
    Görevin sebep ve tesiri ile meydana gelen olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin kanuni varislerine, şehit personelin tahsil durumuna göre T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev aylığı bağlanır. Ancak; terörle mücadele, asayiş ve güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevlerin dışındaki olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin ANNE VE BABALARINDAN MUHTAÇLIK VE 65 YAŞINDAN KÜÇÜK BABALAR İÇİN MALÜLLÜK RAPORU (ÇALIŞARAK HAYATINI KAZANAMAZ ŞEKLİNDE) ALINMASI ŞARTI ARANIR.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü ve 2330, 2453, 2566, 2629, 3713 Sayılı Kanunlar kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle şehit olanların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece ilerlemesi işlemine tabi tutulur.
    TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca, olayları itibariyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınarak maaş bağlanan Şehit Sb (Yd.Sb. Dahil)., Astsb., Uzm.J., Uzm.Erbaşların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde Emekli Sandığınca ödenir.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a,b,c,ç,d,e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle malül olanların vefatı halinde; baba ve annelerine (geride eş ve çocuklarının kalması hali de dahil) MUHTAÇLIK ŞARTI aranmaksızın vefat tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak aylık bağlanır. Bağlanan aylıklar eş ve çocukların aylıklarını azaltmaksızın hazineden karşılanır. Babaya bağlanan aylık, ana ve babaya eşit şekilde paylaştırılarak ödenir.
    15.Emekli İkramiyesi :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamı dışındaki olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine ise, şehidin görevde iken almakta olduğu aylığının hizmet süresi ile çarpımı kadar emekli ikramiyesi ödenir (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    16.Bayrak Verilmesi :
    TSK Tören Yönergesi uyarınca; şehitlerin tabutları üzerine sarılan bayraklar özel kutusu içerisinde, eşi, en büyük erkek evladından başlayarak çocukları, baba veya annesi, sırasına göre kanuni mirasçılarına verilir.
    17. Madalya ve Berat Verilmesi :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu’nda belirtilen görevler (emniyet, asayiş, terörle mücadele ve benzeri) sonucu şehit/malul olarak gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedakarlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil eden Birlik K.lığının teklifiyle Devlet Övünç Madalyası verilir.
    18.Askerlikten Muaf Tutulması :
    1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getirmekte iken hayatını kaybedenler ile maluliyet aylığı almasını gerektirecek şekilde malul olanların anne/babasının müşterek olarak talep ettiği veya anne/babasından biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir. Anne/babanın müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise ya da silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz.
    Ayrıca yine 1111 sayılı Kanun hükümlerine göre; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne/babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir.
    Bu haktan 1076 sayılı Kanuna tabi yedek subaylar ile, 1111 sayılı Kanuna tabi erbaş/erlerin çocukları ve kardeşleri yararlanır. Bu haktan yararlanmak için hak sahiplerinin kayıtlı bulundukları Askerlik Şubesi Başkanlığına dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.21.Şehit
    19.Yakın Bir Yerde Askerlik Hizmetini Yapması
    TSK Erbaş ve Er İşlemleri Yönergesi uyarınca; askerlik hizmetini yapmakta iken şehit/malul olan kamu personelinin askerlik hizmeti yapacak kardeş ve çocuklarının dağıtımları mümkün olduğu kadar ikamet ettikleri yere yakın birlik, kurum ve karargahlara yapılır.
    Bu haktan yararlanmak için; hak sahibi veya ailesinin öncelikle Askerlik Şubesi Başkanlığına, bu başvuru için geç kalınmışsa, eğitim birliğine veya oğlun/kardeşin mensup olduğu Kuv.K.lığına dilekçe, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve şehit belgesi ile başvurması gerekmektedir. Bu talep askerliğin her safhasında yapılabilir.
    20.Hastanelerden Yararlanma :
    Maaş bağlanan eş, çocuk, anne ve babalar başka bir sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden faydalanmıyorsa, bunların tedavi giderleri T.C.Emekli Sandığı’nca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri için T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne veya bağlı bulunan Bölge Müdürlüklerine başvurulur.
    İç Hizmet Kanununun 70 nci maddesine göre; harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri de askeri hastanelerden istifade ederler.
    21.Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi
    Harp / vazife malulleri ve malul gazilere Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 79’uncu maddesi gereğince ek ödeme yapılır. Ödenecek miktar, T.C. SGK Emekli Sandığınca belirlenen sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir. Ödeme, aylık bağlanmasına esas olay tarihinden geçerli olarak müteakip yılın en geç ilk üç ayı içinde yapılır. Bu ödeme maaş bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır.
    Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve
    22.ÖZEL KREŞ VE GÜNDÜZBAKIMEVLERİNDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA
    Şehit ve malul gazi çocukları özel kreş ve gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinden, yapılacak sosyal inceleme sonucu uygun bulunması halinde ücretsiz yararlandırılmaktadırlar. Bu konuda başvuruların Aile ve Sosyal Politikalar İl ve İlçe Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir.
    23. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinden Yararlanma:
    TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde (Lodumlu-Ankara) başta malul gaziler olmak üzere hak sahibi tüm TSK personeli ve ailelerine hizmet verilmektedir. Merkezde malul gazi personelin, her türlü ortopedik (eklem hareket kısıtlıkları, ampüteler, ortez ve protez uygulamaları, sekel bırakan nitelikte romatizmal hastalıklar, yürüyüş bozuklukları ve diğer ağrılı kas iskelet sistemi hastalıkları vs.) ve nörolojik (omurilik yaralanması, beyin hasarı, inme, sinir sistemi hastalıkları vs.) rahatsızlıklarının rehabilitasyonu yapılmaktadır.
    Bakıma muhtaç malul gaziler için 50 yataklı bakım merkezi ile Ankara dışından gelmiş hastalar ve refakatçileri için 50 yataklı otel merkez bünyesinde hizmet vermektedir.
    24. İlköğretim ve Ortaöğretimde Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlar :
    2684 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; durumları 5434 sayılı TC Em.San. Kanununun 65 inci maddesinin (d) fıkrası, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına uyan kişilerin çocuklarından, Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edilecek kontenjan kadarı sınavsız olarak parasız yatılı öğrenciliğe alınırlar.
    Ancak bu gibi öğrencilerden özel giriş sınavı ve kayıt kabul şartları bulunan eğitim/öğretim kurumlarına alınacakların, bu kurumların kayıt/kabul şartlarını taşımaları ve sınavlarını kazanmaları gerekmektedir.
    25.Askeri Okullara Girişte İlave Kontenjan Uygulaması) :
    Giriş koşullarını taşıyan şehit çocuklarına ilave puan veya kontenjan verilmek suretiyle öncelik sağlanmaktadır. Bu haktan istifade edebilmek için alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
    26.Şehit Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb. Şahsi Tabancalarının Varislerine Devri :
    Tabancayı adına tescil ettirecek varis, veraset ilamı ve 18 yaşından büyük varislerden alacağı noterden onaylı feragatname ile J.Gn.K.lığı Lojistik Başkanlığına müracaat eder. Buradan verilecek menşei belgesini aldıktan sonra ruhsat için Jandarma Bölgesinde ikamet edenler İl Jandarma Komutanlıklarına, diğerleri ise İl Emniyet Müdürlüklerine başvurur.
    27.TSK.Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi’nden Yararlanma :
    Balıkesir İli, Ayvalık İlçesinde dört yıldızlı bir otel konumunda olan, TSK Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi, şehit ailesine (eş/çocuk/anne/ baba) oniki ay boyunca hoşça vakit geçirilebilecekleri güzel bir tatil imkanı sunmaktadır.
    Tesisten faydalanan şehit erbaş/er ailesinin (eş/çocuk/anne/baba) gidiş-dönüş yol paraları (otobüs/tren bilet ücreti veya özel aracıyla gelenlere şehirlerarası belediye rayici dikkate alınarak) ve tesisteki tabldot usulü yemek paraları (sabah/öğle/akşam) TSK.Mehmetçik Vakfı bütçesinden Rehabilitasyon Merkez K.lığınca karşılandığından, tesisten yararlanan şehit ailesine ücretsiz bir tatil geçirme imkanı sunulmaktadır.
    Tesisten faydalanmak için KKK lığı Per.İşl.D. Bşk.lığı (Yücetepe/ANKARA) adresine dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. (Dilekçe örnekleri As.Ş.Bşk.lığı ile en yakın Askeri Birlik K.lığından temin edilebilir.)
    28. Elektrik İndirimi
    SGK Emekli Sandığı Genel Md.lüğünce kendilerine maaş bağlanan muharip ve malul gaziler ile hayatını kaybeden gazilerin dul eşlerinin ikamet ettikleri konutta tükettikleri elektrik enerjisine % 40 indirim uygulanmaktadır. Bu imkandan yararlanmak isteyenlerin, bağlı oldukları Elektrik Dağıtım Müessesesine, SGK Emekli Sandığınca verilen “maaş bordrosu” ile müracaat edilmesi ve bu haktan devamlı olarak yararlanabilmek için her yıl Ocak ayında aynı belgenin Elektrik Dağıtım Müessesesine onaylatılması gerekmektedir.
    29.Su İndirimi :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun gereğince; şehit dul/yetimi sıfatıyla aylık bağlananlar ile malul gazilere, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretinde % 50'den az olmamak koşuluyla indirim uygulanmaktadır.
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlar ile 1005 sayılı Kanun kapsamında Şeref Aylığı alan Gazilerimiz bu imkandan yararlanmaktadırlar.
    Su ücreti indiriminden yararlanmak isteyenlerin, su sayaçlarının üzerlerine kayıtlı olması şartıyla, nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikamet edilen evin abone numarasını gösterir belge ile birlikte her yıl Ocak ayı içerisinde ilgili Belediye Başkanlıklarına başvurmaları gerekir.
    30.Mesken Vergisinden Muafiyet :
    Şehitlerin dul ve yetimleri, yurtiçinde 200m2yi geçmeyen tek eve sahip olmaları halinde bina vergisinden muaf olurlar. (2003/6576 Sayılı Kararname)
    31.Huzurevi Hizmeti:
    Huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri yönetmeliğinin 62. maddenin c bendi kapsamında 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanan kişiler, bu gelirlerinden başka hiçbir yerden geliri olmadığını belgelemesi durumunda, varsa eşleri ile birlikte ücretsiz kabul edilir.Gazilerimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinden ücretsiz yararlanabilmektedir.
    32.Ordu Evlerinden Yararlanma;
    Şehit subay, yedek subay, astsubayların dul ve yetimleri (eş,çocuk, baba ve anne) kendilerine verilen TSK Kimlik Kartı ile Orduevleri ve Sosyal tesislerden istifade edebilirler.
    TSK’de görev yaparken şehit olan yedek subayların (3713 sayılı Kanun kapsamında olmayanlar) aile fertlerinin talepleri halinde, orduevi günübirlik giriş kartı vermeye yetkili makamlarca yapılacak incelemeyi müteakip uygun görülenlere “ORDUEVLERİ GÜNÜBİRLİK GİRİŞ KARTI” verilir.
    33.Şehit Personel Çocuklarının Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Öncelik şehit çocuklarında olmak üzere şehit ve malul gazi personel çocukları %1 oranında özel eğitim kurumlarından ücretsiz istifade ederler.
    34.Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce Bayilik Ruhsatı Verilmesi :
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzdekırk (%40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    35.Elektronik Ortamda İlköğretim Okullarına Kayıt :
    Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan 2007/45 numaralı Genelge ile; ilköğretim kurumlarına kaydedilecek veya okullar arasında nakledilecek şehit çocuklarına, talepleri halinde istedikleri okullarda öğrenim görebilme imkanı sağlanmıştır.
    36.Tüp Bebek Uygulamaları :
    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklik ile tüp bebek tedavisinde deneme sayısı 2’den 3’e çıkmış ve 3. denemede katılım payı yüzde 20'ye düşürülmüştür.
    İkinci evliliklerinden çocuk sahibi olamayan kişilerin daha önceki evliliklerinden çocuğunun olmaması şartı kaldırılarak onlara da tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olma olanağı sağlanmıştır.
    Ayrıca harp/vazife malulleri ve eşleri ile gazi ve eşlerine yönelik olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki diğer kişilere uygulanan; tüp bebek tedavisinden son üç yıl içerisinde tedaviden yanıt alamama ile 5 yıl ve 900 prim gün sayısı koşulu kaldırılmıştır. Böylece tüp bebek uygulamaları için bu gruba ayrıcalık sağlanmıştır.
    37.VERGİ İNDİRİMİ:
    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 3239 sayılı Kanunla değişik 311’nci maddesi gereğince herhangi bir kamu veya özel kuruluşta çalışan, sakatlık derecesi % 40 ve daha fazla (çalışma gücü asgari %80’nini kaybetmiş meslek erbabı 1 nci sakat, %60 nı kaybetmiş meslek erbabı 2 nci derece sakat, %40 ını kaybetmiş olan meslek erbabı 3 ncü derece sakat sayılır.) olan personel, vergi indiriminden yararlanır(1 nci derece sakat için 680, 2 nci derece sakat için 330, 3 ncü derece sakat için 160 sakatlık indirimi uygulanır.). Bu maksatla malul personel , aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte çalıştığı kurumun veya iş yerinin bulunduğu yerdeki Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Mal Müdürlüğüne başvurması gerekir.
    38.MESKEN VERGİSİ MUAFİYETİ:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre, şehitlerin dul/yetimleri ile gazilerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni (intifa hakkına sahip olunması dahil) olması halinde, bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Vergi indirimi uygulamasından yararlanmak için konutun bulunduğu yerdeki Belediye Başkanlıklarına başvurulmalıdır.
    39.MİLLİ PİYANGO BAYİLİK:
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzde kırk (% 40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    40.SOSYAL TESİSLERDEN YARARLANMA:
    2006/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince; şehitlerimizin eş, anne, baba ve çocukları ile gaziler, harp ve vazife malulleri, bunların eş, anne, baba ve çocuklarının kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerden bu kurum ve kuruluşların kendi personeline uyguladığı ücret tarifesine göre yararlandırılır.
    41. İDARİ İZİNLİ SAYILMA:
    2005/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile; 18 Mart Şehitler Gününde yapılacak etkinliklere rahatlıkla katılabilmelerini sağlamak amacıyla kamu kurum/ kuruluşlarında çalışan şehit dul ve yetimleri ile anne, baba ve kardeşlerinin 18 Mart Şehitler gününde idari izinli sayılmışlardır. Ayrıca 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNDE DE İDARİ İZİN VERİLMİKTEDİR.
    42.Şeref Aylığı :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında, milli mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore'ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore'de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe % 75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir. Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiç bir suretle haczedilemez.
    2.) Yukarıda belirtilenlerden herhangi bir geliri ya da sosyal güvencesi olmayanlar için, bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75'i) esas alınarak ödenir.
    43.Müsabaka Yerlerine Girme:
    Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Müsabaka Yerlerine Serbest Giriş Yönetmeliği hükümlerine göre söz konusu Genel Müdürlük tarafından çıkarılan talimatlar uyarınca;
    Uygulamalar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup, spor kulüplerine veya kamu kurum ve kuruluşlarına protokol karşılığında devredilen, kiralanan veya süreli kullanım hakkı tesis edilen stadyumlara, gazilerin girmesi için her türlü tedbir alınır ve gereken kolaylık gösterilir.
    44.Şehit Çocuklarına Ödenen Aylıklar ve Evlenme Yardımı :
    5434 sayılı Kanunun 74 ve 75'inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 34'üncü maddesine göre; şehit personelin vefat tarihinde, evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanır. Evlenme nedeni ile aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıkları bağlanarak ödenir. Ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından bilahare boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
    Şehit personelin vefat tarihinde 18 yaşını, ortaöğrenim yapmakta ise 20 ve yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklarına (SGK Sağlık Kurulunca belirlenen oranda malul olduğu anlaşılanlarda yaş kaydı aranmaksızın) aylık bağlanır. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra ve 20 yaşını doldurmadan önce ilk ders yılında yükseköğrenime başlayan erkek çocukların aylıkları aralıksız ödenir. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra yükseköğrenime devam edebilmek için yurt dışında yabancı dil öğreniminde geçen sürenin en çok bir yılı ile lisans üstü uzmanlık öğrenimlerinde geçen sürelerin tamamı yükseköğrenimden sayılır.
    5510 sayılı Kanunun hükümleri gereğince; evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak bir defaya mahsus olmak üzere SGK tarafından peşin ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    45.Aylıkların Kesilmemesi :
    Terörle mücadele kapsamında malul olan personelin devlet memuru olarak yeniden çalışmaya başlaması halinde, (halen 5434 sayılı Kanuna göre göreve devam edenler dahil) daha önce bağlanmış olan malullük aylıkları kesilmeden ödenmeye devam edilir.
    46. Silah Bulundurma ve Taşıma Yetki Belgelerinin Vergi ve Harç Muafiyeti
    6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun gereğince; harp malulü olanlar ile 2330, 2453, 2566, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında şehit olanların anne, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile malul olanlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.Ayrıca yine 6136 sayılı Kanun gereğince barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenler ile malul olanlardan (erbaş/er dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.
    47.Hususi damgalı pasaport :
    5682 sayılı Pasaport Kanununa göre; aylıkları, emsalleri esas alınarak yükseltilmesi suretiyle 1, 2 veya 3'üncü maaş derecesine gelen şehit eşlerine, vazife/harp malullerinin kendilerine ve eşlerine ve bunların yanında yaşayan, evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan kız çocuklarına ve yine yanında yaşayıp reşit olmayan erkek çocuklarına talepleri halinde diğer şartları da taşımaları kaydıyla "Hususi Damgalı Pasaport" verilmektedir.
    T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2009/18 sayılı Genelgesi uyarınca; 5434 sayılı Kanunun Ek 77'nci maddesinin son fıkrasına istinaden, şehit ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen kız/erkek çocuklarının talepleri, yanında yaşama şartı aranmaksızın ve ayrıca hayatını kaybeden ebeveyninden dolayı maaş alıyor olsa bile; ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen 18 yaşından büyük kız çocuklarının talepleri yerine getirilir.
    Hususi Damgalı Pasaport almak isteyenlerin; bağlı bulunduğu Kuv.K.lığından alacakları derece ve kademe gösterir belge, şehit/malul belgesi ve Emniyet Müdürlüklerinden istenecek diğer belgeler ile bulundukları yerdeki İl Emniyet Müdürlüklerine başvurmaları gerekir.
    48.Müze ve ören yerlerinden ücretsiz istifade etme :
    Şehit dul ve yetimleri ile gaziler; "Müze ve Ören Yerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Yönergesi" esaslarına göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait tarihî ve turistik yerlerden ücretsiz olarak istifade edebilmektedir.
    49.Devlet tiyatrolarından ücretsiz istifade etme :
    Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce, sezon boyunca gazi, şehit dul ve yetimlerine oyunlar, ücretsiz olarak izlettirilmektedir.
    Konuyla ilgili bilgi http://www.devtiyatro.gov.tr adresinde yer almaktadır.
    50.Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için başvuru kurumu
    Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için istenen belgelerle birlikte kendi kurumuna müracaat ederler. Kurumları gerekli belgeleri tamamladıktan sonra dosyalarını Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne(Mithat paşa Cad. No:7 Kızılay-ANKARA) gönderirler.
    51.Vazife Malulü Aylığı :
    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre subay, astsubay, uzman jandarma, sivil memur, uzman erbaş ve erbaş/erlerin vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatlarını kaybetmeleri halinde; hizmet süresi 30 yıla (10.800 güne) kadar olanlara 30 yıl (10.800 gün) hizmet yapmış gibi, hizmet süresi (30) yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aylık bağlanır. Vazife malullüğü gerektiren sebeplerle malul olan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara hizmet süresi ve malullük derecesi üzerinden, erbaş/erlere ise öğrenim durumlarına göre hesaplanan miktarlarda aylık bağlanır.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    52.Emsal Aylığı :
    3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan şehit subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşların dul ve yetimleri ile malul olan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlara bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde SGK tarafından ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    53.Devlet Övünç Madalyası :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    54.Yüksek Öğretimde Katkı Payı ve Öğrenim Ücreti Alınmaması
    31 Ağustos 2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/5172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları gereğince; 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi ile 2330, 2453, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamındaki görevlerini yürütürken hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarından, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul olanlar ve 1005 sayılı Kanun kapsamında şeref aylığı alanların kendileri ile eş ve çocuklarından yüksek öğrenim öğrenci katkı payı ve öğrenim ücreti alınmamaktadır.
    Şehit ve gazi çocukları ile gazilerin; bu haktan yararlanmak için durumlarını gösterir belge ile öğrencisi oldukları üniversitenin ilgili birimlerine başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca verilmektedir.
    55.Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uyarınca, özel öğretim kurumları, öğrenim gören öğrenci sayısının % 3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdür ve ücretsiz okutmada şehit ve malul gazi çocuklarına öncelik verilir. Özel Öğretim Kurumlarında ücretsiz okumak için başvuracak öğrenci/kursiyerlerin bir önceki sınıfını geçmiş olması ve davranış notunun indirilmemiş olması şartları aranır.
    19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Ücretsiz okutmada; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocuklara öncelik verilir.”
    Bu haktan yararlanmak isteyenlerin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ya da ilgili özel öğretim kurumuna başvurmaları gerekmektedir.
    56.Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) Bağlı Yurtlardan, Yüksek Öğrenim Kredilerinden Öncelikle Yararlanma ve Burs Verilmesi
    2330 sayılı Kanun ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerince, 2330 sayılı Kanun kapsamında giren görevler esnasında şehit olan ya da çalışamayacak derecede sakat kalanların çocukları devlete ait yurtlar ile öğrenim kredileri ve burslardan öncelikle yararlandırılırlar. Ayrıca bu çocuklardan, devlete ait yurtlarda kalmaları halinde kendilerinden yurt ücreti ve depozito alınmamaktadır. Her öğrenim dönemi içinde iki defa sınıfta kalanlar bu haklarını kaybetmektedir.YURTKUR burs ve kredileriyle ilgili olarak;
    1. Başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere verilen burslar karşılıksızdır.
    2. Öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla verilen öğrenim kredileri geri ödemelidir.
    3. Burs alan öğrenciye öğrenim kredisi, öğrenim kredisi alan öğrenciye ise burs verilmemektedir.
    Şehit ve gazi çocuklarının; yurt, burs ve öğrenim kredilerinden yararlanmak için öğrenci seçme ve yerleştirme sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, durumlarını gösterir belge ile YURTKUR'a başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığınca verilmektedir. Başvurular kurumun internet adresinden de yapılabilmektedir. Yurtlar, krediler ve burslar ile ilgili detaylı bilgi http://www.kyk.gov.tr adresinden alınabilir.
    57.İlköğretim ve ortaöğretim okullarına elektronik ortamda kayıt işlemleri :
    Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/30 sayılı Genelgesi uyarınca, ilköğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının öncelikle merkezi sistemle ikametgahına en yakın ilköğretim okuluna yapılır. Daha sonra bu öğrenciler nakil yoluyla istedikleri okula gidebilir.
    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/51 sayılı Genelgesi uyarınca, ortaöğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının, durumlarını belgelemeleri halinde, istedikleri genel veya meslek liselere kayıtları yapılır.
    58.Muharip Gazi Çocuklarının Askeri Okullara Alınmasında Öncelik :
    TSK bünyesinde görev yapmakta iken muharip gazi olanların çocuklarına, askeri okullara girişte, giriş koşullarını sağlamaları halinde ek puan veya kontenjan verilerek öncelik sağlanır.
    Bu haktan yararlanmak isteyenler; alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket ederek, ilgili Askeri Okul K.lıklarına başvuruda bulunur.
    59.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından her yıl bir defaya mahsus yapılan yardımlar:
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    5510 ve 5434 sayılı Kanunlar gereğince; harp/vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatını kaybeden ya da harp/vazife malulü olan personelin;
    1. Dul/yetimlerine ya da kendilerine SGK tarafından aylık bağlanmasına esas olan tarihten geçerli olmak üzere, başvuru tarihini izleyen yılın en geç ilk üç ayı içinde ve takip eden her yıl ek ödeme yapılır. İlk ödeme maaşa bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır. (5434 sayılı Kanun, Ek Madde:79) Malulün ölümü halinde, en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olarak dul/yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.
    2. Ayrıca çocuklarına, ilköğretim öğrencileri için (1250), lise öğrencileri için (1875) ve yüksek öğrenim öğrencileri için (2500) gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar her yıl eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, 01 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında yılda bir kez olmak üzere ve ilgili eğitim öğretim yılında öğrenci olduklarını gösterir belge ile müracaat edenlere, başvurularını izleyen ay içinde SGK tarafından toptan ödenir.
    60. Sağlık Hizmetlerinden Katılım Payı ve İlave Ücret Alınmaması:
    5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca harp malullüğü aylığı ile 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında aylık alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmetleri katılım payı alınmamaktadır.
    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle vazife malullüğü aylığı alan malul personel (erbaş/er dahil) ile bakıma muhtaç vazife ve harp malullerinin sağlık kurulu raporu ile ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler, herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin SGK tarafından karşılanır. Bu kapsamda bedelleri karşılanacak ürünlerin yenilenmesine dair usul ve esaslar SGK tarafından belirlenmektedir.
    61.Puan ve kontenjan şartı aranan liselerde nakil uygulaması :
    Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ve İmam-Hatip Liselerinde öğrenim görmekte iken şehit veya gazi çocuğu durumuna düşen öğrencilerin nakilleri, istemeleri ve durumlarını belgelendirmeleri hâlinde bir defaya mahsus olmak üzere boş kontenjan ve puan şartı aranmaksızın istedikleri farklı bir yerleşim yerindeki aynı kapsamdaki okullardan birine yapılmakta, nakilleri yapılan öğrencilerin yerleştirme puanı, nakil gidilen okulun nakillere esas taban puanı ve kontenjanında dikkate alınmamaktadır.
    62.Vakıflar Genel Müdürlüğünce Burs :
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce, belirlenecek öğrencilere tutarı Genel Müdürlükçe tespit edilen tutarlarda burs verilmektedir. Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin, burs başvuru formu, okul idaresinden alınacak öğrenci belgesi, iki adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte, 01 Eylül ile 01 Ekim tarihleri arasında, Vakıflar Bölge Müdürlüklerine başvurmaları gerekmekte, başvuru posta yoluyla da yapılabilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından burs alan öğrencilere Vakıflar Genel Müdürlüğünce burs verilmemektedir.
  • ELEKTRONİK CIHAZLARIMIZ NEDEN ÇABUK BOZULUR . DÜNYANIN SÜREKLİ YANAN LAMBASI 117 YILDIR NASIL YANAR. ......OKUMAYA DEVAM EDİN.

    Ütüsünden televizyonuna, buzdolabından tost makinesine neredeyse bütün “dayanıklı” tüketim mallarının, sanki özellikle o günü bekliyormuşçasına, garanti süresi dolduktan birkaç hafta içinde bozulduğunu fark etmişsinizdir. Ya da cep telefonu ve yazıcı gibi elektronik aletlerin giderek daha fazla hassaslaştığını…

    Teknoloji ilerliyor ama her nasılsa ürünlerin ömürleri kısalıyor ve kaliteleri düşüyor. Vaktiyle ömürlük diye alınan şeyler günümüzde birkaç yıl ancak dayanıyor. Yatak odası çekmeceleri elektronik çöplüğe dönmüş durumda. Bunun tesadüf eseri ya da mecburiyetten böyle olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü bu tezgâhın ardında “planlı eskitme” denen üretim politikası var.Phoebus kartelinin rolü
    Planlı eskitme ilk kez General Motors CEO’su Alfred Sloan Jr. tarafından, 1920’li yıllarda artık doygunluğa ulaşan Amerikan otomobil sektörü için düşünülmeye başlandı.

    Çünkü kâr odaklı bir sistemi sürdürmek için şirketlerin her yıl artan miktarda mal ve hizmet satması gerekir. Fakat bir kere alan bir daha almazsa, sistem zamanla doygunluğa ulaşır ve dönemlik satışlar azalmaya başlar.

    Mesela Edison’un ilk ticari ampulünün ömrü ortalama 1500 saat kadardı. 1920’lere gelindiğinde, ilerleyen teknoloji sayesinde, ampullerin ömrü 2500 saate kadar çıkartılır. Fakat durumu farkeden Osram, General Electric, General Electric Overseas Group, Phillips, Tungsram, AEI ve La Compaigne des Lampes’den oluşan dünyanın en büyük yedi ampul üreticisi 1924 senesinde yaptıkları bir toplantıyla Phoebus kartelini kurup ampullerin ömürlerini, kasıtlı olarak, 2500 saatten 1000 saate düşürme konusunda anlaşır. Buna göre hiçbir şirket 1000 saatten daha uzun ömürlü ampul üretmemeli ve o yönde reklam yapmamalıdır.Hatta, bağlayıcı olması için, bu anlaşmaya uymayanlara ceza kesilir. Bunun üzerine şirket mühendislerinden oluşan bir araştırma timi kısa ömürlü ve dayanıksız ampuller üretmek için testler yapmaya başlar. Zamanla 1000 saat küresel bir standart haline gelir.

    Yıllar içinde daha kaliteli, hatta birinin ömrü 100.000 (yüz bin) saat olan, ampul patentleri alınsa da bunların hiçbiri yedi büyük firmanın tekelini kırıp piyasaya sürül(e)mez.
    Özellikle bozulsun diye üretim yapmak
    İlk kez 1940’lı yıllarda satışa sürülen naylon çorapların tanıtımında arkadaki arabayı öndekine naylon çorapla bağlayıp çekerler. Çorapta tek bir kaçık dahi olmaz. Tabii Amerika’daki bütün kadınlar bu çorabı aldıktan sonra satışlar durma noktasına gelir. Çünkü bir kere alanın bir daha almasına gerek kalmaz.

    DuPont şirketi, çözüm olarak, kimya mühendislerine daha dayanıksız çoraplar üretmesi için talimat verir. Böylece giyerken tırnağınız değse kaçan çoraplar üretilmeye başlanır ki birkaç ayda bir gidip yenisini almak zorunda kalasınız.Yazıcı firmaları esas parayı yazıcıdan değil mürekkepten kazandığından yazıcılar genelde çok pahalı olmaz. Ancak HP, Canon ve Epson gibi yazıcı şirketleri, daha fazla kartuş satmak için, yazıcılarının içine baskıların renginin solmasını programlayan bir çip yerleştirir (bkz. The Lightbulb Conspiracy belgeseli). Aynı çip sayesinde daha önce belirlenen bir baskı adedine ulaşıldığındaysa yazıcı kendini kilitlemektedir. Böylece kartuşta hala yeteri kadar mürekkep olmasına rağmen kartuşu değiştirmeniz, 8-10 kartuştan sonra da komple yazıcıyı değiştirmeniz gerekir. Bu artık planlı eskitme falan da değil, direkt düzenbazlık.

    Metrobüste dikkat etmişsinizdir, insanların elindeki çoğu telefonun ekranı çatlak. Alır almaz kutusunu açarken düşürüp kıranlar bile var. Yani şuradan beş tane mühendis çevirip ilk düştüğünde kırılacak, her güncellemede yeni sorunlar çıkaracak, şarjı hemen bitecek, bataryası değiştirilemeyecek, tamir edilmesi engellenecek bir telefon tasarlatsak ortaya iPhone çıkardı. Özellikle, dayansın diye değil, bozulsun diye tasarlanmış bir ürün resmen.

    Bu gibi düzenbazlıkların incelikleri üniversitelerin MBA programlarında “Strategic Management Techniques” falan gibi janjanlı başlıklarla ders diye anlatılır. Tezgâhı kapitalistler ve yöneticiler kurar; uygulamasını da mühendisler yapar.Tüketim kültürü ve algısal eskitme
    Planlı eskitme işin bir boyutu. Diğer boyutuysa “algısal eskitme.” Kimi zaman kullandığınız ürün materyal olarak eskimemiş ya da bozulmamış olmasına rağmen gidip yenisini alırsınız. Çünkü yeni model daha havalı ve daha gösterişlidir. Bugün birçok insan cep telefonunu, dizüstü bilgisayarını, tabletini sırf yeni çıkan modeli almış olmak için değiştirir.

    Bugün elinde bir telefonla görünen bazı insanlar refleks gösterip “öteki telefonu tamire verdim de” gibilerinden bir açıklama yapma gereği duyuyor. Çünkü herkesin son model telefon kullanarak sosyoekonomik statüsünü sergilediği bir ortamda eski bir telefon kullanmanın mutlaka makul bir mazereti olmalı!

    Moda sektörü zaten tamamen algısal eskitme üzerine kurulu. Her sezon başka renkler, başka tasarımlar “moda” oluyor. Geçen yaz giydiğiniz kıyafetler, eğer çamaşır makinesinden hâlâ sağlam çıkmayı başarabildilerse, demode ilan ediliyor.

    Pek çok bilgisayar oyunu da genelde algısal eskitmeyle yeniden satılır. PES 2016’dan 2018’e oyunun özünü etkileyen pek bir yenilik olmazken genelde en önemli değişiklik takım kadroları olur. Kimse eski kadrolarla oynamak istemediğinden millet her sene yeni oyuna yüzer lira bayılıp KONAMİ ‘yi zengin etmeye devam eder.

    Halbuki her sezon beş liraya resmi bir transfer güncellemesi satılsa…

    Eski İstanbul’da şemsiye tamircileri vardı. Evladiyelik şemsiyeler arıza yaptığında hemen gidip yenisi alınmaz, tamir ettirilirdi. Şimdiyse her yağmur yağdığında çöpler kırılmış şemsiyelerden geçilmiyor.

    Bugün bir sürü ürünün tamir edilmesi kasten engelleniyor (bkz Apple ürünleri). Bazılarını tamir ettirmek yenisini almaktan pahalıya geliyor. Kimi ürünlerin yedek parçasını bulmak başlı başına bir dert.

    Hatta resmi yetkili servisler bile arızalı ürünü tamir etmek yerine size yenisini almanızı tavsiye ediyor. Sistem bunun üzerine kurulu.

    Şimdi bir de bu sistemin yarattığı atık tepelerini, bu tezgâhı sürdürmek için yapılan reklam ve pazarlama harcamalarını, bu kadar üretimi yapmak için kullanılan enerjiyi, doğaya verilen zararları, kirletilen havayı, kesilen ağaçları, boşuna harcanan onca emeği düşünün…“Sadece büyümüş olmak için büyümek kanser hücresinin ideolojisidir” der Edward Abbey. Kapitalizm tam da bu ideolojiyle dünyayı ve üzerinde yaşayan insanları planlı bir şekilde eskitmeye devam ediyor.
    PLANLI ESKİTMEYE MARUZ KALMAYAN BİR ŞEYLER VARMI ?

    EVET VAR: Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde bağlı Livermore kentinde bulunan 6 numaralı itfaiye istasyonundaki bir ampul, tamı tamına 117 yıldır yanıyor.