"Her bitki yaşamın ince ve kadim bilgisini taşır"
"Lavanta ve sandal ağacı da evinizi lavanta ile yıkayıp döşemek nazarı uzaklaştırır. Kimi bitkiler nazara karşı etkili temizleyici ve koruyucudur. Lavanta temizleyici özelliğe sahiptir. Zencefil kokusu nazara karşı koruyucudur. Limon hem temizler hem de korur. Fesleğen, evi her türlü kötülükten korur. Tütsü, mür ve sandal ağacı, nazardan korunma ve arınma ritüelleriyle bağlantılıdır. Isırgan otu genellikle nazara karşı kullanılır ve Doğu Afrika’da ejderha ağacı ve acı yaprak yaygın ilaçlardandır. Gümüş gibi bazı metaller nazara karşı koruyucu özelliklere sahiptir"
Sayfa 264·Kitabı okudu
Alıntı
Ağaçlar, çalılar, bitkiler yeryüzünün süsü ve giysileridir. İnsanın gözüne taş, çamur ve kumdan başka bir şeyin çarpmadığı çıplak ve çorak bir kırdan daha hüzün verici hiçbir şey olamaz.
Sayfa 78
Felsefe ve Düşünce
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ölümsüzlük de bir botanik kavramıdır. Evrimin daha ilkel bir aşaması olarak gördüğümüz tüm bitkiler aslında bizim bildiklerimizden bir mucize fazlasını bilir, içlerinde bizden bir süper güç fazlasını taşırlar. Onlar yeniden hayata dönebilecek şekilde ölmeyi bilir.
Rahman suresi, insan, kâinat ve İslam irtibatı
Rahman sûresi, tâ başında derin bir varlık sırrını, ifade ediyor: “Rahman... Kur’ân’ı talim etti. İnsanı yarattı. Ona beyanı öğretti. Güneş ve Ay bir hesap ile hareket etmekteler. Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler. Göğü bu ahenkle O yükseltti ve bu mizanı koydu ki, siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız. Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Din
Öğretmen İnkamay-Apay (İnkamal Abla), kaba örülmüş yün şalına sımsıkı sarılı olduğu halde, soğuktan titreye titreye coğrafya dersi veriyordu. Okyanusta, Hint kıyıları yakınındaki o masal adası Seylan'ı anlatıyordu sınıfta. Seylan adası haritada, meme gibi sarkmış anakaradan düşen bir damla gibi görünüyordu. Öğretmenin anlattığına göre "yok" yoktu orada. Maymunlar, filler, muzlar (nefis meyvalarmış), dünyanın en iyi çayı, bilmediğimiz, görmediğimiz daha nice nice nefis meyvalar, bitkiler... Ama, bizi en çok imrendiren adanın sıcak oluşu, hep sıcak kalışı idi. O kadar sıcaktı ki, yıl boyunca giyim derdiniz olmazdı: Ne çizme, ne şapka, ne çorap, ne palto. Ateş yakmaya da gerek yoktu. Böyle olunca, çalıçırpı toplamak için kırlara gitmenize, iki büklüm olarak kuru odun taşımanıza hiç gerek kalmazdı. Tam yaşanacak yerdi orası! Canınızın istediği yere gidersiniz. Dilerseniz güneşlenir, dilerseniz bir gölgeye uzanıp keyif çatarsınız. Gece gündüz sıcaktı, yazdan sonra yine yaz geliyordu. Cennet gibiydi. Sabahtan akşama kadar canınızın istediği yerde gezin, dolaşın. Canınız sıkılırsa gidin tüye kuşu avlayın. Orada çok var. Orada yaşamayıp da nerede yaşayacaktı bu iri aptal kuşlar? Akıllı kuşlar, papağanlar da vardı Seylan adasında. Hem de istediğiniz kadar. Canınız isterse bir papağan yakalarsınız; gülmesini, şarkı söylemesini, dansetmesini öğretirsiniz. Bunları yapamaz demeyin, papağan her şeyi yapabilir...
Sayfa 9 - Ötüken Yayınları, 40.Basım, İstanbul 2026·Kitabı okuyor
İnsanların yaşamasında önemli olan ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkiler. Azotlu,sulu, krolofilli, güneş ışıklı bir yaşama.
Sayfa 101 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı