Görünen bir şey ne kadar mükemmel ve kuvvetli ise, ona ilişkin görme algımız o kadar zayıftır. Bunun nedeni, görünen şeyin gizli veya kusurlu olması değildir. Tersine, O kendisi bakımından en büyük parlaklık ve açıklığa sahiptir; bunun nedeni, O'nun mükemmelliğinin gözleri kamaştıran ışığının bakışımızı köreltmesidir.
Sayfa 17 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Böylece hareket, zaman, sonsuzluk, yoksunluk ve benzeri varlıkların her birinin zihinlerimizdeki akılsalı, bunların her biri varlık bakımından eksik şeyler olduğu için, eksik bir akılsal olacaktır. Sayı, üçgen, dörtgen ve benzerlerine gelince, bunlar varlık bakımından daha mükemmel şeyler olduklarından, onların akılsalları da zihinlerimizde daha mükemmeldirler. O halde en mükemmel ölçüde varlığa sahip olduğundan, İlk Olan'ın zihinlerimizdeki akılsalının da en mükemmel olması gerekir. Ancak durumun böyle olmadığını görüyoruz. Şunu anlamamız gerekir ki, İlk Olan'ın, bizzat kendisi bakımından kavranması, zor değildir. Çünkü o, mükemmelliğin en son mertebesindedir. Ancak madde ve yoklukla karışmış olduklarından, akıllarımızın gücünün zayıflığının sonucu olarak, bizim O'nu idrak etmemiz güç, tasavvur etmemiz zordur.
Sayfa 17 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Zihinlerimizde meydana gelen ve bu şeyin varlığına tekabül eden düşünme sürecinin sonucu, onun zihnimiz dışındaki varlığına uygun olacaktır. Böylece, varlığı en tam olan her şey düşünüldüğünde ve bilindiğinde, O'nun aracılığıyla düşünülen ve onunla bilinen de tam olacaktır. Eğer o şeyin varlığı eksikse, onun zihinlerimizdeki akılsalı da eksik olacaktır.
Sayfa 16 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Aynı şekilde bizim de ilk olarak en aşağı dereceden kavranılanları (mudrakât) en aşağı dereceden kavrayışla (idrak) kavradığımız için diri olduğumuz söylenir. Çünkü bilinen şeyler içinde en aşağı dereceden olan duyusalları (mahsusât) en aşağı dereceden kavrayış biçimi olan duyumlama (ihsâs) ile bildiğimiz ve en aşağı dereceden kavrama yetilerini, yani duyu algılarını kullandığımız için bize diri denir. Şimdi en mükemmel akılsalları en mükemmel bilgi ile kavrayan ve bilen en mükemmel akıl, diri olarak adlandırılmaya daha çok layıktır; çünkü O akıl olma bakımından kavrar. O'nun akıllı ve akılla, bilen ve bilgi olması bir ve aynı anlama gelir.
Sayfa 16 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Çünkü İlk Olan'la ilgili olarak diri, O'nun, en mükemmel akılsalı en mükemmel akılla kavraması veya en mükemmel bilineni en mükemmel bilgi ile bilmesi demektir.