Birden masaya bir yumruk indirerek sesini yükseltti: "Neyi bekleyeceğiz? Bir adamın keyfini! Bir tek adam. İşler berbat, borsa alt üst, sallanıyor, büroda adamlarımın hepsi akıllarını oynattı, zavallı See askere gitti; bir adamın yüzünden; savaşla barış onun iki dudağının arasında. İnsanlık adına utanç duyuyorum bundan."
“Sahte gerçeklik zamanımızın kaçış edebiyatıdır. Bunun en aşırı örneği de, o bütünüyle gerçekdışı şaheseri, günlük borsa raporlarını okumaktır.”
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Reklam
Devlet, örgütlenmiş zorbalıktır ve toplumsal gelişmenin belli bir aşamasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkar: Uzlaşmaz sınıflara bölünmüş toplum, varlığı belli ölçüde kendi varlığından kaynaklanan bir "iktidar"ı başa getirmeden yapamaz olur. Sınıfsal çelişkilerden doğduğu için devlet her zaman "güçlü" olanındır; ekonomik üstünlüğü ele geçiren, bunun yardımıyla siyasal egemenliği de elde eden sınıfındır ve bu nitelikleriyle devlet, ezilen sınıfın dize getirilmesinin ve sömürülmesinin yeni bir aracıdır. Bu bağlamda antik devlet her şeyden önce, köleleri dize getiren köle sahiplerinin devletiydi; feodal devlet, toprağa bağlı köylülere boyun eğdiren soylular örgütlenmesiydi; çağdaş temsili devlet ise ücretli işçilerin kapitalistlerce sömürülmelerinin aracıdır (Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'nde Engels hem kendisinin, hem de Marx'in görüşlerini açıklıyor). En özgür ve ilerici biçimli burjuva devleti, bir demokratik cumhuriyet bile bu gerçekliği ortadan kaldırmaz, onun yalnızca biçimini değiştirir (hükümet-borsa ilişkisi, memurların, basının vb. doğrudan ya da dolaylı olarak satın alınabilir olmaları). Sosyalizm sınıfları yok ederken devleti de yok eder. "Devletin gerçekten tüm toplumun temsilcisi olarak ortaya çıkması ve üretim araçlarına toplum yararına el koyması, ilk perdedir," diye yazıyor Engels, Anti-Dühring'te ve ekliyor: "Aslında bu onun devlet olarak bağımsız son eylemi de olacaktır. Devlet erkinin toplumsal ilişkilere el atması bir alandan ötekine gereksizleşerek kendiliğinden son bulur. İnsanları yönetmenin yerini şeylerin yönetilmesi ve üretim sürecinin düzenlenmesi alır. Devlet 'lağvedilmeyecek', yok olup gidecektir.
burada sosyalizmin, komünizme geçiş aşaması olduğunun unutulmaması gerekir.
Zihnim bir taş, Tutacak parmak yok , dil yok, Tanrım demirden bir akciğer Beni sever ,pompalar durur Benim şu iki Toz torbasını bir içeri, bir dışarı, Nüksetmeme Göz yummaz Dışarıdaki gün borsa şeritleri gibi süzülürken.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Hayatı yığınla grafikten, ya ve dikey eğrilerden ibaret sayan bir zamanı yaşıyoruz. Matematik bilmeyenlerin tutunamadığı bir çağ. Hesaplamalarla dolu her yer. Bankalar, müşavirlik büroları, borsa, şirketler, p hesaplamaları, ekonomik veriler, vergi hesaplamaları... Tanrım sayılar bizi yok edecekler!..
Dünyayı takip ederken, yanı başındaki kalbi kaçıranlara...
Saçmalık olduğunu biliyorum ama bazen senden ilgi görebilmek için borsa olabilmeyi diliyorum.
Sayfa 248·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam