İki tarih vardır, biri siyasetin, diğeri edebiyat ve sanatın. ilki iradenin, ikincisi aklın tarihidir. Bundan dolayı ilki genellikle irkiltici ve hatta dehşete düşürücüdür; korku, dehset, sıkıntı, tehlike, hile, tezgâh, düzen ve en masse korkunç katliamlar. Buna mukabil diğeri her yerde zevk verici, sakin ve asudedir, tıpkı kendi başına akıl gibi, hatta böyle bir tarih yanlış yollardan söz etse bile böyledir. Onun ana dalı felsefe tarihidir. Bu gerçekte onun (bütün seslerin altında yer alan) pes perdeden sesidir notaları diğer tarih türünde de işitilir ve hatta burda bile esas itibariyle görüşlere yön verir; fakat bu dünyayı yönetir. Bu yüzden doğru olarak anlaşıldığında felsefe, her ne kadar çok yavaş ișlerse de en kuvvetli maddi güçtür.
Sayfa 70 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
1922-23 M. Kemâl, İslâm dünyasının "en popüler kişisi"
GENÇ TÜRKLER, MİLLİ MÜCADELE, KEMALİZM, TÜRK DEVRİMİ ve İSLÂM DÜNYASI Pek çok kitabın kaderi, yayınlandıktan çok kısa bir süre sonra ki-tapçıların arka raflarına kalkmak oluyor. Kimileri de hızla depolarda birikiyor. Maalesef bâzen önemli kitaplar da bu kaderi paylaşıyorlar. Yukarıda işaret ettiğim kitap² da bu kadere râzı olanlardan... Belki de sorunlu ve özensiz çevirisi, berbat sayfa düzeni, bir o kadar da kötü dizgisi, onun bu kaderine katkıda bulunmuş olabilir. Ama kitap, içerdiği bilgiler bakımından, üzerinde durulmayı gerektirirdi. Kitap, esas itibarıyla, Genç Türkler'in, Millî Mücadele'nin, Kemâlizm'in ve Türk Devrimi'nin İslâm dünyası üzerindeki etki ve yankılarını inceleyen sekiz ayrı tebliğden oluşuyor. Editörlerin kaleme aldıkları şekliyle ifâde edilirse; "Bu dosyanın amacı, somut bir vak'anın incelenmesi yoluyla, bir ideoloji ve siyâsal uygulama olarak Kemâlizm'in kendi milli sınırları dışındaki yayılışını ve algılanışını elden geldiğince anlamaya çalışmaktadır. (...) Bu metinler, esas olarak, Kemâlizm'in İslâm dünyasının siyasal ve düşünsel seçkinlerinin üzerindeki etkilerini vurgulamaktadır." İlk tebliğ Georgeon'a âid... Bu metinde yazar, Genç Türk/İttihat ve Terakki hareketinin İslâmî dünyâ ve İslâm ülkeleri üzerindeki etkilerini kuşbakışı toparlamaya çalışıyor. Daha sonra da kendi sinden sonra gelecek tüm metinlerin esas temalarına değiniyor ve ana soruları ile yanıtları saptamaya çalışıyor. Yazara göre, Osmanlı Devleti'nde İttihat ve Terakki iktidarının modernleşme hareketi, İslâm dünyasında olumlu yankı bulmuş ve desteklenmişti. Çünkü, "İslâm dünyasının büyük bölümü, Türk Devrimi'nde, İslâm dünyasının kendi başına, büyük güçlerin vesâyeti olmadan, kendisini modernize edebileceğinin kanıtını buldu." Ama yazar, Osmanlı Devleti'nin Arap dünyasını
Atatürk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Âlemi uzaktan seyredince kuleler, konaklar, üzerinde koşan tavla tavla atlar, mayalı develer, yalçın dağlar, acı göller, Şahin Beyler, beylerin uzun elleri, körüklü çizmeleri ve de bağlanmış taşlar ile salınmış köpekleri görünür. Bundan ibaret sanılan devranın derisinin altında asıl sahibin nehirden nabzı atar oysa. Çoğu zaman derinlere kaçar, kendi bile unutur nefsini. Sonra olmadık zamanda ve umulmadık anda öz magmasına rastlar. İçin için kaynar, elini öteki elinin örsünde döver, göbeğini keser ve onu gömdükleri kabuğu zelzelelerle yırtarak yazısını yeniden yazmaya çıkar. Bütün iş çoğunluktadır. Bütün iş buğdayı yatıracak acı rüzgârı beklemek yerine fırtına olup esmeyi hatırlamaktır. Ehil bir el gelir, kazandaki süt taşına uzanır ve atar dışarıya. Süt taşar!”
Sayfa 89·Kitabı okuyor
Alıntı
"Hiç yaşlanmak istemiyorum ben. Beni bundan esirgeyin. Gücünüz yeter mi buna? Hayır, ne yazık ki sizin bile gücünüz yetmez. Öyleyse bir sigara daha yakın. Hadi canım! İçmek istemiyor musunuz? Peki, nasıl isterseniz, keyif sizin."
Sayfa 23
"Her şeyin ne zaman, neyden oluştuğunu, neye dönüştüğünü, dönüştüğünde ne olacağını ve bundan hiçbir kötülük gelmeyeceğini düşün."
Alıntı
Karanlıkta kitap okuyordu. Zaten kitap karanlıkta okunurdu. Kitabı karanlıktakiler okurdu. Çocuk bundan emin değildi. Aydınlıktakilerin de kitap okuduğunu biliyordu. Ama insan hem kitap okusun, hem de aydınlıkta olsun, bunu aklı almıyordu. Aydınlıktaysan neden okuyasın. Yaşamak varken, neden okuyasın? Çocuk bunu kendisine çok sık soruyordu.
Sayfa 29
Edebiyat