Pekala, br insan Allah’tan vahiy aldığını idda edebilir . İşin bu kısmında sorun yok, ifade özgürlüğünü savunan bi insanım ben. Fakat şimdi size hem Müslüman olduğumu, hem de bu yazdıklarımın bana vahiy edildiğini söylersem, buna tepkiniz ne olurdu? İşte bu sefer göstereceğiniz o “Ne diyor bu adam?” Tepkinizde tamamen haklı olurdunuz, zira Müslüman olmak demek; zaten Kur’an’ın Vahiyle inen son kitap olduğuna inanmak demektr. Bu da demektr ki hem Müslüman olduğunu, hem de yazdıklarının Allah tarafından indirildiğini idda eden adamda büyük sıkıntı ve çelişkiler vardır. eğer size Müslüman halimle böyle bir iddada bulunursam beni zerre kadar ciddiye almamanız gerekir, bu konuda anlaştık. Fakat hem Müslüman olup hem de “Bu kitap bana Allah tarafından yazdırıldı.” diyen nice insanı ciddiye alıyor, benimsiyor, seviyor ve sahipleniyorsunuz. Evet, bu Kitapta tüm delilleriyle göreceğiniz üzere, maalesef bunu yapıyoruz. Üstelk yüzyıllardan beri.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Din
Gelgelelim ki, hiçbir şey kalıcı değildir. Büyük tarihsel çağlar, vahşet ve barbarlık çağı gelip geçti. Uygarlık çağı da geçecek. Adına ister Cennet, ister Altın Çağ, isterse Komünizm diyelim, insanlığın en ideal çağları da gelip geçecek. Eski çelişkilerin yerini yeni çelişkiler alacak. Değişmezliğine inandığımız her şey, değişimin yasaları bile değişecek. Işığın hızı, insanın tespit ettigi hız mıdır? Tespitten sonraki değişimi nereye koyacağız. Bir iğnenin ucunda, farklı türlerde, sonsuz derecede çelişki vardır. Her çelişkinin ruhunda bir Procrustes ve onunla mücadele halinde olan bir özgürlük vardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sorunlar ve çelişkiler büyük tezatlar halinde devam etmektedir.
Sayfa 13
Carl Gustav Jung
Cinselliğin erkek çocukta yükselişi onun psikolojisinde güçlü bir değişime sebep olabilir. Artık çocuk ruhuyla yetişkin bir erkeğin cinselliğine sahiptir. Çoğu zaman okul arkadaşlarıyla yaptığı bel altı konuşmalar ve müstehcen hayaller, nazenin ve çocuksu hislerinin üzerine kimi zaman onları sonsuza değin örseleyerek çamur sağanağı gibi yağar. Beklenmedik ahlaki çelişkiler doğar, her çeşit baştan çıkarıcı şey gözlerinin önüne serilir ve hayallerine girer. Cinsel karmaşanın psişik bakımdan özümsenmesi, o kimi zaman bunun varlığının farkında olmasa bile onun için büyük zorluklara sebep olur. Ergenliğin başlangıcı çoğu ergenin yakındığı sivilce ve aknelerden anlaşılacağı üzere metabolizmasında da önemli değişiklikleri beraberinde getirir. Benzer bir şekilde psike durumdan rahatsız olur ve dengesi kaçar. Bu yaşta delikanlı her daim ruhsal dengesizliğinin bir işareti olan yanılgılarla doludur. Bu yanılgılar istikrar ve muhakeme olgunluğunu imkansız kılar. Zevkleri, ilgi duyduğu şeyler ve planları gelişigüzel değişir. Birdenbire bir kıza sırılsıklam aşık olabilir ve iki hafta sonra kendisine böyle bir şeyin nasıl olduğuna akıl erdiremez. Yanılgılarla öylesine doludur ki, kendi zevkinin ve bireysel muhakemesinin bilincine varabilmesi için aslında bu hatalara ihtiyacı vardır. Hâlâ hayatı deneme aşamasındadır ve bazı şeyleri nasıl doğru bir şekilde muhakeme edeceğini öğrenebilmesi için denemeye devam etmesi gerekir. Bu yüzden evlenmeden önce bir tür cinsel deneyim sahibi olmamış çok az erkek vardır. Ergenlikte bu çoğu zaman eşcinsel deneyimlerdir ve bunlar genelde itiraf edilenlerden çok daha fazla yaygındır. Heteroseksüel deneyimler daha sonra gelir ve her zaman da çok hoş sayılabilecek deneyimler değillerdir. Çünkü cinsel karmaşa, kişiliğin bütününde ne kadar az özümsenirse,
Psikoloji
Evlendiğim adam gerçek kişiliğini hemen belirtmeye başlıyor. Tek bir dünyası var. Paris! Paris! Paris! Benden öç almak istiyor. Neden başkasından gebe kaldın diyor. Çok tutumlu. Para harcanmasın istiyor. Tutucu ailesinin yargılarını saygıyla karşılıyor. Çelişkiler anlaşılmayacak kadar büyük. Gece yarısı tiyatrodan dönüyor. Evde hemen küçük bir Paris dünyası yaratmaya çalışıyor. İki kadeh içmeden çok sinirli.
Fazla düşünmemeye çalılıyorsun, özellikle çelişkiler, paradokslar, dilemmalar falan üzerine düşünmüyorsun. Onları üzerine düşünmeyi başkalarına bırakıyorsun. Aslına bakarsanız, o kadar da korkunç değil, insanların büyük çoğunluğu, zaten, herhangi bir hastalığı olmadığı halde, tam da bu şekilde yaşıyor.
Sayfa 19·Kitabı okudu