İnsanın yaptığı her şey, bilinemeyen derinlikte saklı bir iç hayatın tamamlanmamış, adeta gülünesi çaresizlikteki ifadesidir sadece, bu iç hayat yüzeye çıkmaya çabalar ama onun uzağına bile ulaşamaz.
Kıvranan kalbi
Uzaktır temiz coşkulara
Şimdi onun karşısında
Gamlı bir gölgeyle örtülmüştür bütün dünya
Ve bu dünyada her şey
Sabah aydınlığı da gece karanlığı da
Ona ıstırap vermektedir
Sadece kimi kez uykulu gecenin
Serinliği indiğinde yeryüzüne
Düşüp kaldığı olurdu bilinçsizce
Ölüyordu sessizce gururla
..Kabalığın kıskanç kölesi olan
Korkak ve soğuk insanların
Dar çevresinde susarak solmak
Yazgın olamaz senin
Sahte dostlar gerçek düşmanlar
Korkular, boş umutlar
Ağır ve gereksiz çabalar arasında!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yine aynı şekilde, bir milletin içinden gelen, başkalarını taklit etmeden kendi genel gereksinimlerinden çıkmış şeyler iyidir. Çünkü bir halk için belli bir dönemde faydalı olabilecek bir gıda, bir başkasında zehir etkisi yapabilir. Bir ulusun içinden kaynağını almayan, başka ülkelere ait bir yeniliğin uygulamaya sokulması ile ilgili tüm çabalar aptalcadır, bu tür amaçların hedeflendiği devrimler başarısız olmaya mahkumdur; çünkü bu devrimler, böyle yarım yamalak işlerden kaçınan Tanrı'dan yoksundur. Ama bir halk büyük bir reforma gerçekten gereksinim duyuyorsa, Tanrı o halkla beraberdir ve o zaman reform başarıya ulaşır. Hz. İsa ve onun ilk inananlarında bu durum çok belirgindir, çünkü yeni sevgi anlayışının ortaya çıkması halk için bir ihtiyaçtı; Luther için de aynı durum söz konusuydu, çünkü ruhaniler tarafından özünden uzaklaştırılan öğretinin özgün haline kavuşturulması da bir gereksinimdi. Her iki büyük güç de düzenin savunucusu değildi; her ikisinin canla başla yapmak istediği şey, gerçekdışı, haksız, yetersiz şeylerde varlığını sürdürüp kalıcı olmasın diye, eski mayanın23 arınıp temizlenmesiydi."
Kimi çocuk, verilmeyen sevgiyi günün birinde alabileceği umudunu yine de sürdürür, tüm gücüyle kendisine anne-babasına kabul ettirebilmek için çabalar ve kişiliğini geliştiremez. Kiminin ise hiç umudu yoktur. Anne babanın beklentilerini ve değerlerine karşıt düşen davranışlara başvurarak onları protesto eder hiç olmazsa bu yoldan onların ilgisini çekmeye çalışır.
Bundan daha az etkileyici olmayan, görülmeye değer bir diğer parça da başarılı görülme ve "kariyerli" sayılma arzusudur; bu dürtünün kölelerine "kariyerist" denir. Bu insanlar türdeşleri uğruna hatta kendi iyilikleri için değil bir kurmaca, bir sanrı uğruna çalışıp çabalar ve yaşamı yıldırım hızıyla tüketirler. İnsanüstü bir gayretle ömürlerini heba, adalet ve hakikati ihlal ederler, kendilerinin ve başkalarının mutluluğunu telaşla mahvederler; ne için, aşırı hararetli hayallerinden doğma, şaşalı bir seraba, yani başkalarının gözündeki şan şöhrete bir an önce atlamak için.
"Sık sık yaşanan reddedilmeler, yarım yamalak vaatler ve kısa, ters cevaplar, soylu ve sahte umutlar ve her daim hiçbir şeyle sonuçlanmayan taze çabalar cesaretimi öldürmekten başka şeye yaramadı."