"Bu ne ya?" dedikten sonra yüzü yüzümde, dibime kadar girdi "Makyaj da mı yaptın sen yoksa?"
Hiç şaşmazdı. Kadınları kontrol altında tutmak isteyenler kontrole hep kadın bedeninden başlardı. Sonra abim ama cumhurbaşkanı olabiliyorsun diyordu. Ne giyeceğimi kendim yönetemiyordum ama bir ülkeyi yönetmemde teoride herhangi bir sıkıntı görmüyordu.
Kabahat bendeydi ama ben kötü alıştırmıtım bunu. Günlük hayatta, Hayalet Casper gibi betim benzim soluk, salaș kıyafetlerle gezindiğimden abim hâlimi yadırgıyordu elbette. Kırk yilda, bir, ne zaman böyle giyinip süslensem o da hep böyle homurdanırdı. "Kınaya gidiyoruz, cenazeye değil," dedim gözlerimi devirip.
"Belertme bana o gözlerini"
İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçmakta neredeyse profesyonelleşmiş bir Casper hayalet. Gösteriş için hiçbir çabası olmayan, tam aksine bütün uğraşı görünmezlik olan, hiç doğmamış olması gereken donuk bir ruhun kaderin cilveleriyle beden bulmuş mat yansıması...
-Kalk ve devam et
-Yaralasar efendim
-Yarasalar demek istedin sanırım
-Hayır yaralasar efendim
-Açıkla
-Kolumu Casper vicdansızın oğlu yaraladın bari sar yaralar-sar
Burada ele almış olduğumuz generatio in utero heterogeneo (farklı rahimde oluşum) düşüncesi ilk defa, oldukça bulanık bir şekilde anonim bir yazar tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser esasında savunulamaz varsayımlarla ve büyük hatalarla doludur. Zira İngiltere'de fiziğin dışında işlenen metafiziksel olgular derhal Yahudi teizmiyle karışır. Ayrıca yazar, söz konusu Yahudi teizminin etkinliğini kırmak için araştırmasını gereğinden fazla fizik bilimi üzerine yaymaya çalışmıştır. İşte böylesi niteliklere haiz bir İngiliz, sonuçta bütün spekülatif felsefeye rağmen veya metafiziği tamamıyla ihmal ettiği için hiçbir şekilde tabiatın manevi bir kavrayışını veremez. Bu bağlamda katı ve hatta mekanik kanunsallıkla, "yapan" olarak adlandırdığı Yahudi Tanrısı'nın suni olguları arasında bir orta yol bulamaz. Pisliğin içerisine batmış olan İngiliz rahipler bunun tek suçlusudur. Bunlar insanların kafalarını öyle bir bozmuşlardır ki en aydınlık insanların temel düşünce sistematiği dahi katı bir materyalizm ile batıl Yahudi hurafelerinin etkisi altındadır. İşte bu iki bağnazlık, bu kafaların içerisinde tıpkı sirke ve yağ gibi birbirine karışmış; ortaya çıkan beyin salatasının sosunu oluşturmuştur.
Bu durumda geriye kalansa sadece Schnurper ve Casper doğrultusunda bazı kanunsallıkların kurgulanmasıdır. Buna göre tüm doğal zenginlikleri ve toprakları doğru bir şekilde ve zamanında kullandığımız zaman fukaralığın içinde sürünen en alt halk sınıflarını kalkındırabiliriz. Zira bugün proleter olarak adlandırılan bu insanların sayısı sürekli artmakta ve bu şekilde sefillik ve yoksulluk her daim topraklarımız üzerinde hüküm sürmeye devam etmektedir. Çünkü cinsel dürtü beraberinde her zaman sadece açlığı getirir. Tersi de geçerlidir; çünkü açlık duygusu bir kez tatmin edildikten sonra ortaya