Ahlak toplumun temel kuvvetlerinden biridir. Toplum, faaliyetlerin, teşebbüslerin, icadarın boyuna değişen bütünü. Güçlerin, sınıfların, maddi ve manevi ehliyetlerin karşılaştığı yer. Ahlak ne bir Tanrı kelamı, ne değişmez bir ilke, ne tecrübeüstü bir kural. Ahlak toplumun nazari ve arneli unsur larından biri. Her ahlak belli bir sosyal çerçeve içinde geçerli. Ahlakı incelemek için ya toplumun bütününe, yahut belli içtimai sınıflara eğilmek zorundayız.
hayat geçici bir arıza ise, tekâmülün ne mânâsı var? Hayatın gelişmesi ölümsüz bir ruhun kanatlanmasına yol açmayacaksa,
kâbustan ne farkı kalır bu gelişmenin?" (Grousset). Müsbet ilim, bütün insafsızlığı, bütün hissizliği ile haykırıyor: "Dinozorlar, stegosefaüer yok olmadılar mı?...
Ya bu yüzyıla herkesin kendisiyle özdeşleştirebileceği, aynı evrensel değerlerle bütün haline getirilen,insanlık serüveninde güçlü bir inancın rehberlik ettiği ve bütün kültürel çeşitliliklerimizle zenginleşecek bir uygarlık kurmayı başarırız ya da ortaklaşa bir barbarlığın içinde yok olup gideriz.