Kitap hoşmuş cidden (: Tren yolculuğunda sohbet tadında♡
Yaşlanmak böyle bir şey galiba, her şey anılarıyla seçiliyor, ayrıcalık kazanıyor. Bir filmse, filmin kendisi kadar, nerde ne zaman, kimlerle izlediğin, bir şarkıysa hangi yaşta hangi duygularla dinlediğin, bir şehirse nasıl gittiğin ve nasıl döndüğün, bir kitapsa dili, konusu, anlattıkları, yazarı kadar onun çağrıştırdıkları, hatırlattıkları da etkili oluyor sevginde, özleminde, ilginde.
Sayfa 129 - | TRENDE BİR YOLCU | • İstasyon İnsanları •
Edebiyat
İçki böylesine melanet bir şey
Babam evcil, cidden liberal ve demokrat bir zâttı. Hepimize ve herkese pekiyi mu'âmele ederdi. Bizi etrafina alıp pilâvın başına geçince, bir baş soğan ile soframız bir ziyafet masası neş'esini bulurdu. O derece şen ve ailesine düşkün idi. Babamın bu hali içmediği vakte aittir. İçince -çok da içerdi- sertliği artardı. Şakaları başkalaşırdı. Benimle şakası, küçücük ellerimi aslanpençesini andıran elleri içine alarak sıkmak idi. Ben bağırdıkça o hoşlanırdı. Çok devam eden bu şakaya artık nihâyet vermek istedim. Bir defasında metin davrandım. O elimi sıktıkça ben dişimi sıktım. Gık demedim. Bu kendince isyân mahiyetinde telâkki olundu. Pek kızdı. Beni alıp aşağıdaki ahıra hapsetti. Ahir tabii karanlıktı. Kandil filân konmasını da yasak etmişti. Bunun üzerine annem bitişik evdeki amcama haber göndererek ahırın o cihete bakan penceresine bir fener astırdı. Bu sûretle beni en ziyâde korkutan karanlıktan kurtulmuş oldum. Bu işten haberdar olan küçük amcam Nuri Efendi güya misafirliğe geldi. Ortada beni görmeyince çocuk nerde diye aramış. Peder vak'ayı anlatınca, aman ağabey, bu nasıl iş! Diye koşup beni mahbesten çıkardı. Kabahatli imişim gibi babamın elini öptüm. Bu sûretle barıştık. Fakat o şaka da tekerrür etmedi.
Reklam
ROXANE, (balkonun penceresini aralayarak.) Beni kim çağırıyor? CHRISTIAN Ben. ROXANE Ben kim? CHRISTIAN Christian! ROXANE, (istihfafla.) Siz misiniz? CHRISTIAN Ben. Size bir çift sözüm var! CYRANO, (balkonun altından Christian'a.) Aman, Bir parça daha pesten. ROXANE İmkânı yok! Konuşmak Nedir bilmiyorsunuz. Gidin. CHRISTIAN Merhamet! ROXANE
Babam evcil, cidden liberal ve demokrat bir zâttı. Hepimize ve herkese pekiyi mu'âmele ederdi. Bizi etrafına alıp pilâvın başına geçince, bir baş soğan ile soframız bir ziyafet masası neș'esini bulurdu. O derece şen ve ailesine düşkün idi. Babamın bu hali içmediği vakte aittir. İçince -çok da içerdi- sertliği artardı. Şakaları başkalaşırdı. Benimle şakası, küçücük ellerimi aslanpençesini andıran elleri içine alarak sıkmak idi. Ben bağrdıkça o hoşlanırdı. Çok devam eden bu şakaya artık nihâyet vermek istedim. Bir defasında metin davrandım. O elimi sıktıkça ben dişimi sıktım. Gık demedim. Bu kendince isyân mahiyetinde telâkki olundu. Pek kızdı. Beni alıp aşağıdaki ahıra hapsetti. Ahır tabii karanlıktı. Kandil filân konmasını da yasak etmişti. Bunun üzerine annem bitişik evdeki amcama haber göndererek ahırın o cihete bakan penceresine bir fener astırdı. Bu sûretle beni en ziyâde korkutan karanlıktan kurtulmuş oldum. Bu işten haberdar olan küçük amcam Nuri Efendi güya misafirliğe geldi. Ortada beni görmeyince çocuk nerde diye aramış. Peder vak'ayı anlatınca, aman ağabey, bu nasıl iş! Diye koşup beni mahbesten çıkardı. Kabahatli imişim gibi babamın elini öptüm. Bu sûretle barıştık. Fakat o şaka da tekerrür etmedi. Bu hâdisenin üzerimdeki tesiri tabii fenádır. Bu baptaki hâtıram da ne'şeli değildir. Fakat babamın hatırasını daima olduğu gibi tebcil ederken, hazin hazin düşünmekten hâli kalmam; kabahati içkiye atfederim. İçki hakikaten fena bir şey! İyi adamların bile işte böyle hareketlere sevk ediyor. Sevgililerini istemeden ta'zib ettiriyor.
Cidden nerde
Kimbilir çocukluğumuz nerededir?
Âsım
Köylünün halini bilmez, diyerek dinlettin. Hasta meydanda, tedaviye de cidden muhtaç; Yalınız görmeliyim nerde hekim? Nerde ilaç? Nesl-i hazır ki sarık gördü mü, terzil ediyor, Defol ıskatçı diyor, cerci diyor, leşçi diyor ... Hocazadem, ne sülükmüş o meğer vay canına! Diş bilermiş senelerden beri Türk'ün kanına. Emiyor fırsatı bulmuş yapışıp, hem ne emiş ! Kene bir şey mi aceb, ah o ne doymaz şeyimiş ! Ne o kızdın mı?
Şiir
Reklam