"Ama bizim zamanımızda kadınlar, kocalarını yoklayarak, koklayarak almazlardı ki...
Böyle bir lüksleri yoktu.
Benimki de işte böyle, biraz mayhoş çıktı. Ne yaparsın, kader..."
“Anayasal monarşi anayasal bir yönetim biçimidir. Monark (kral veya kraliçe) ve monark ailesi toplumsal ve siyasal kültürde önemli bit yer işgal etmesine rağmen ya hiçbir göreve sahip değildir ya da sembolik görevlere sahiptir. O ülkenin tarihini, birlik ve bütünlüğünü temsil eder. Böylece bir anlamda birlik ve bütünlük günlük siyasi kavgaların ve çekişmelerin dışında tutulmuş olur. Bazı durumlarda monark ailesinin, özellikle ailenin genç üyelerinin hayatı, magazin malzemesi hâline gelir. Ulkenin her alandaki politikalarını monark değil, seçimle gelen hükümet belirler. Tabii, sorumluluk da hükûmete aittir. İronik şekilde, bazı durumlarda monark ülkenin demokrasisinin garantisi olma fonksiyonunu üstlenir. Meselâ, 1980'de İspanya’da bir albaylar cuntası darbe yaptı. Ülke çaresizdi. Kral askeri üniforma giyip televizyona çıktı, askerlere kışlanıza dönün mesajını (daha doğrusu emrini) verdi. Böylece darbe önlendi. Darbeciler yargılanıp mahkum edildi ve çoğu cezaevinde öldü.”
Sayfa 63 - Devlet Biçimleri ve Yapılanmaları·Kitabı okuyor