"Telaş etmeyin evlatlarım," dedi, "Hiç acele etmeyin. En doğru anı seçeceğiz, o zaman ben en öne çıkacağım. Süngülerinizi takmış ve keskinleştirmiş olarak siz hazır beklerken elimi kaldırdığımı gördüğünüzde, peşimden gelin.' Yalın Türk askerinin ruhunu yepyeni bir cesaretle ateşlemişti. Hepsi de onu cehenneme kadar izlemeye hazır durumdaydı. Karşı tarafta, düşman mevzilerindeyse yeni ordunun iki acemi taburu, yani 6 ncı North Lancashire ile 5 nci Wiltshire taburları yorgun fakat deneyimli Yeni Zelandalılar'ın yerini alıyordu. Şafaktan önce kullanılabilecek durumdaki bütün Türk topları ateşlenerek düşman mevzileri yoğun bir ateş altına alındı. Sabaha karşı 3:00'de Mustafa Kemal siperlerden çıktı. yürüyerek ilerledi. İngilizler ateş açtı. Bir kurşun saatini parçaladı, fakat kendisine gene bir şey olmadı. Yaralanmış olsaydı, hücum asla gerçekleştirilemeyecekti. Adamları o takdirde parmaklarını bile oynatmayı reddedeceklerdi. Top atışı kesildi. Bir an için Mustafa Kemal, adeta güçlü bir lider figürü olarak, tek başına, ayakta durdu. Hemen sonra bir elini kaldırıp ileriye atıldı. Yabanıl naralar atan Türk piyadesi, karşı durulmaz bir süngü denizi halinde dalga dalga onun ardından tırmanmaya başladı. İki Ingiliz taburunu ezip geçtiler. North Lancashire taburu bozuldu ve kaçmaya başladı; Wiltshire taburuysa, son askerine kadar süngüden geçirildi. Türkler tepenin eteklerinden aşağıya doğru, denize kadar her şeyi ezip geçtiler. İngiliz savaş filosu, üzerlerine bombalar yağdırdı. Dev şarapneller ve demir parçaları sağanağı, toprakta kocaman delikler açıyordu. Geri çekildiler ve siper kazdılar, ancak, Conkbayırı tepesini temizlemişlerdi. Çarpışma kazanılmıştı.
Sayfa 53
Ölümün bilindiği güne kadar insanlar arasında ayrılık, savaş, kan dökme yoktu. İlk insanın ölümünden sonra kin, nefret, çirkinlik, ihanet, düşmanlık, katillik vb. kötülükler ortaya çıktı.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Deniz kıyısında kayık karan Genç kızların ışınlarını taşıyacaktır derelere Ve çölde ilerleyen bin tonluk bir deve Gibi bize bir siteyi yüklenerek dönecektir Gün vurduğu zaman ağzına mağaranın Bizden alman vakit bize geri verilecektir Çiğnenmemiş çayırlıklardan Devşirilen yeşillikler yüzümüze sürülecektir Bir el uzanışıyla Gelecek çağlara çağdaş olacağız Uykumuzu en ulu ders olarak okutacaklar çocuklara Uykumuz korkunun ötesinde Yeni bir kımıltı demek uygarlıklara Uyudular ayakları ses çıkarmadan çakıltaşlarında Güneşte pişmeyen bir yumurta Tapınaklar için kesilen taşların biçiminde Gökten başka denizden de anlaşılan gecenin gelişinde Solan kadınlarda eriyen gülde Uyudular uyuyarak onardılar Işıttılar insan yüreğini Kentler battı kentler çıktı uyudular Mağaranın ağzını kapatan kaya Değirmentaşı gibi döndü yüzyıllarca En az gerekli gün ışığını vererek içeri En yüce bir yaşama için gerekli Kabusları süpüren umut için gerekli Rüya gören sayıklayan beyin için gerekli Kurban sanatının şehidi eller için gerekli Kelimeyi dürbün gibi geleceğe çeviren Dağ görünüşlü diller için gerekli
Sayfa 216·Kitabı okuyor
Şiir
18. YÜZYILIN sonunda toplumun her kesiminden insan eskiden sa-dece yönetici sınıflara tanınan özgürlükleri talep etmeye başladı. Dünya giderek daha kalabalık, daha az dindar ve cinsel açıdan daha hoşgörülü oluyordu. Sonraki yıllarda toplumsal sınıflar gerek sokakta gerekse yatakta daha önce hiç görülmedik biçimde kaynaşacaktı. Öte yandan üst sınıfları bağlayan yeni yasal düzenlemeler ortaya çıktı. Buna göre üst sınıflar ilk kez alt sınıftan insanları cinsel açıdan suistimal ettiklerinde yüksek bedel ödemek zorunda kalacaklardı. Zengin bir adamın hizmetçi kızlarıyla veya erkek işçileriyle cinsel temas kurma ayrıcalığı eskiden hiç olmadığı kadar sorgulamaya tabi tutuldu. Alt sınıftakilere cinsel tacizde bulunan zenginlerin mahkeme serüvenleri boyalı basında alaycı bir anlatımla haber oluyordu. Genç bir kızın, patronu olsa bile yaşlı bir adamın seks talebini reddedebileceği ve yakışıklı genç bir adamın herhangi bir centilmenin avı olmadığı anlayışı yavaş yavaş kabul görmeye başladı. Elbette bu süreç düzgün ilerlemiyordu ve eski âdetler çetin cevizdi, ama 20. yüzyılın başında rağbet gören özgürlük fikri artık cinsel av olmaktan kurtulma yolunu açtı.
Sayfa 326 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Livata 1791'e kadar Fransa'da büyük bir suç olmaya devam etti ve yaklaşık kırk bin eşcinsel yüzyıl boyunca özel livata devriyeleri tarafından kara listeye alındı. Öte yandan çok az oğlancı idam edildi veya alenen cezalandırıldı, çünkü yetkililer genellikle eşcinselliği ön plana çıkarmanın onu yaygınlaştıracağı endişesiyle durumu örtbas etmeye çalışıyorlardı. Başka yerlerde olduğu gibi yüksek mevkideki kişiler tedbirli olmaları gerektiğinde livata karşıtı yasalara karşı çıkıyorlardı. Ayaktakımına bir müddet hapis veya sürgün cezası verilebiliyordu. Bununla birlikte şayet cinsel serüvenlerini çok aleni yaşamışlarsa üst sınıflar bile tamamen güvende sayılıyordu. 1722'de bir yaz gecesi Versailles'daki kraliyet sarayının çevresin-deki çeşmelerin ve ağaçların arasında bir grup genç asil birbirleriyle seks yapıyordu. Yaklaşık bin hektarlık araziyi kaplayan bahçeler onlar için gözden ırak bir yer bulmaya yetecek kadar genişti, ama bunun yerine saraya çok yakın bir yerde eğlenmeyi seçmişlerdi; saraya öyle yakındılar ki bazı insanlar onların seslerini duyup neler yaptıklarını gördüler. Rivayetler farklı olsa da, işin içinde en az altı erkek vardı ve bunların hepsi de yakın zamanda evlenmişti. Zamanın hukukçularından birinin dediğine göre, erkekler sadece hemcinsleriyle seks yapmamış, aynı zamanda ayışığı altında ve "gayet aleni olarak anal yolla düzüşmüşlerdi". Sorguya çekildiklerinde hiçbiri pişmanlık duymadığı gibi, hayatlarından endişelenmelerini gerektirecek bir sebep de göremiyorlardı. Çoğu konforlu malikanelerine "sürgün" edildi ve ardından karıları da kendilerine katıldı. İçlerinden sadece biri Bastille'e gönderildi. On iki yaşındaki müstakbel Kral XV. Louis saray erkanından bazılarının neden uzaklara gönderildiğini sorduğunda, bahçedeki çitleri yıktıkları için
Sayfa 294 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
bu gölgesiz yollarda tanrıyı aramak da nereden çıktı
Sayfa 51·Kitabı okuyor