Gu Mang uzanıp onu kollarına aldı. "Sorun yok. Artık her şey bitti." Her şey bitti. Çok fazla acı çektin, çok fazla ızdırap tattın. Artık her şey nihayet bitti.
Her ilişkide eksiklikler vardır, hele bizimkinde, ikimiz de bambaşka dünyalardan geliyorduk, birbirimizi tanıdığımızdan beri ikimizin de hayatı bambaşka bir yola saptı, kendimizi daha güvensiz hissediyoruz, henüz her şey çok yeni. Kendimden söz etmiyorum, çok da önemli değil bu, sen gözlerini bana ilk çevirdiğinden beri ben aslında hep ödüllendirildim; ödüllendirilmeye alışmak da hiç zor değil. Oysa sen, diğer her şey bir yana, Klamm’dan koparılıp alınmıştın; bunun ne anlama geldiğini ben tahmin edemem, ama yavaş yavaş sezmeye başladım, insan sendeler, yolunu bulamaz, ben hep senin yanında değildim, olduğum zaman da sen bazen hayallerine ya da daha canlı bir şeye, örneğin hancı kadına sarılıyordun; kısacası, senin bana sırtını döndüğün zamanlar oldu, yarı müphem bir şeyin özlemini çektin, yavrucuğum, böyle ara zamanlarda gözlerini çevirdiğin yerde birtakım uygun insanlar varsa hemen onlara kapıldın, yalnızca bir anlık görüntülere; hayaletlerin, eski anıların, aslında geçmiş ve gitgide silinen eski hayatın olan şeyin, senin şimdiki gerçek hayatın olduğu yanılsamasına kapıldın.
Ne çok acı çektin, ne çok, zavallım benim! Bir tek ben biliyorum bunu. Bak, başında ak teller,dudaklarında ebedi kırışıklıklar var. Birtanem, canım, hiçbir șey düşünme. Yeterince düşündün zaten, artık senin yerine ben düşüneceğim! Ve sana söz veriyorum, söz, her șey fevkalade güzel olacak.
“Annem… Ah annem,” diyordu Berîre. “Ne çok çile çektin ilim yolunda sen. Ben şahidim her hâline. Habîbullah’ın sünneti değişmesin, unutulmasın diye ne çok çaba harcadın. Ne çok gözyaşı, ne çok ter akıttın sen. Şimdi daha iyi anlıyorum; Resûlullah’ın ilim meclisinde gerektiği şekilde istifade etmen için nelere göğüs gerdiğini, ne çileler çektiğini ve ne çok sabrettiğini… Neden onunla o kadar çok beraber olmak istediğini… Meğer her şey, daha çok ilim sahibi olmak ve o bilgiyi bu günlere taşımak içinmiş.”
Sayfa 323·Kitabı okudu
_Ne çok acı çektin, ne çok, zavallım benim! Bir tek ben biliyordum bunu. Bak, başında ak teller, dudaklarında ebedi kırışıklıklar var.
Sevmek de Yorulur
Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım Bana bunu sessizce anlatıyorlardı Bir yerde onların yönlerinden
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Şiir