New York, insanların kaldırım kenarlarında televizyon ve radyoların başına üşüştüğü bir üçüncü dünya kenti haline gelmiştir.) New York- lularm bireysel kimlikleri, mekanın kendisiyle asla böylesine samimi ve hassasça kenetlenmemişti: gerek kentin kendisi, gerekse bizler yara lı, korkmuş, korkusuz, öfkeli ve gururluyduk. Kentin beden politikası bir mecaz olmaktan çıkmıştı.
Peress ve dostları, açtıkları sergiye, E. B. White'ın nükleer savaşın ansızlığıyla New York'un savunmasızlığına değindiği 1949 tarihli de nemesine ithafen "Here Is New York" (Burası New York) adını ver mişlerdir. White'a göre," faniliğin gözdağı", artık "göklerdeki jetlerin sesinde" duyulabiliyordu." Organizatörler, yalnızca profesyoneller değil, 9/11 ile birlikte şehrin krizi ve ardından gelen o yabancı günlerin birer belgeselcisine dönüştürdüğü amatörlerden, "kim olursa olsun her kesten" fotoğraf edinmek için açık bir çağrıda bulunmuşlardır.
Burası New York, yıllar boyu belgesel fotoğrafın suiistimaldi, röntgenci ve yabancılaştırın niteliklerinden dem vuran eleştirel argonun bir red- diydi. Tam tersine, Michael Shulan'ın sergi kataloğunda da yazdığı gibi, "doğasındaki demokrasi ve sonsuz biçimde çoğaltılabilmesinden ötürü fotoğraf 11 Eylül'de olanlan ifade etmek için kusursuz bir mecradır...
New York sakinleri için bu bir haber değildir: bu başa çıkılması imkansız bir karabasandır. Peşimizi bırakmayan tüm o imgeler ile baş edebilmek için önce tüm bu imgeleri medyadan geri almak gerektiğini düşündük." Beş bini aşkın fotoğraf sergiye adeta yağmış ve bunlar isimsiz biçimde sergilenmiştir (Magnum'un yıldız fotoğrafçılarının resimleri, isimsiz amatörlerle bir arada yer almıştır. Kendi deneyimlerimizi gerçek kılan bu fotoğraflar, başkalarının da tecrübelerini görmemizi sağlar;
1975’e doğru Jamaikalı bir müzisyen, Kool Here, block-parties denilen, trafiğe kapalı sokaklarda yapılan eğlenceleri canlandırmak için, sound-system prensibini Bronx’a ithal eder. Onun arkasından, başka MC’ler (merasim yöneticileri anlamına gelen maitres de ceremonie'nin baş harfleri; bu isim XVIII. yüzyılda Louisiana’ya göç eden dans yöneticilerinden türemiş) bir süre sonra, iki okuyucu ve yivli vinil plaklarla oynayarak, rap diye adlandıracağımız müziğin temellerini atar (Amerikan argosunda rap, “dedikodu yapmak”, başka bir deyişle doğaçlama konuşmak demektir). Yönünü değiştirdikleri techno’ya tepki olarak, onlar da tekrarcı bir tempo (ya da breakbeat) kullanır ve bilinen müziklerden, günlük gürültülerden kolaj yaparak sert bir timsal evren yaratırlar; anlatılarla, bağırtılarla, “hakaretlerle” dolu sözleri bir ritme uyarlarlar. İşsizlikten, hastalıktan, şiddetten bahsederler; müziği duvar boyacılığı (grafiti) ve yeni bir dans biçimiyle (breakdance) birleştirir ve hip-hop -zenci gettoların argosunda hip para, hop ise dans etmek anlamına gelir- kültürünü yaratırlar.
Eger bawerî ji hezkirinê be ew ê bi jankêşiyê re kûrtir û qewîtir bibe. Lê eger ji tirsan re be wê bêguman bi jankêşî û azaran re têk biçe. Eynî mîna serbazekî ku bi zorê here cengê. Gava ew serbaz bibîne ku waye di şer de kuştin pirr bûye û hevalên wî wê bişkên, ew jî wê di yekemîn fersendê de ji meydanê baz bide û xwe rizgar bike. Lê ku serbazek bi bîr û baweriya xwe tev li artêşekê bibe bêguman ew ê li meydana şerî her li ber xwe bide, ku bi tena serê xwe bimîne jî wê nereve."
Şevekê mosîqa ji jinekê re jenîn ku wê janeser hebû, wê mosîqaya wan bandoreke sêhrawî li ser janan hebû. Şevekê mosîqa bo birîndarekî jenîn ku berdewam xwînrêjî dikir, lê piştî mosîqajenînê, xwînrêjiya wî sekinî û rabû ser pêyan. Şe-veke din mosîqa ji bo mêrikekî qop jenîn ku bi salan bû nedikarî bi rê here, lê di dema parçe-awazeke mest de, ew kes rabû ser pêyan û sema kir.
May they allow you
to keep dreaming
forgive you
for having fallen
without noticing
whence your soul departed
you knew how to live
and no one told you
it wouldn’t be forever
I continue here
for the moment
until whenever
"De here kurê kerê, hûn dibêjin qey inşaat yuksek mihendisi ye, endezyarê mêrgê, " (De git eşşeoğlu, sanırsın yüksek inşaat mühendisidir, çayır çimen mühendisi).