8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 00:52
Acaba gerçekten Irvin D. Yalom'un son kitabı mıydı? Sanırım Yalom kadar onun okuyucuları, eski hastaları ve ailesi de yolun sonuna artık iyice yaklaştığının farkında. Bu kitapta biraz da veda ediyor gibi. Babasının gölgesinde kalmamak için yıllarca başka alanda kariyer yapan oğlu, kürkçü dükkanına geri dönüp babası gibi psikoterapist olmaya başlıyor ve bu kitapta ortak yazar olarak yer alıyorlar. Irvin D. Yalom ile ilgili yıllar önce Youtube bir video atmışım. Evdeyken kısa kısa çektiğim videoları birleştirip derleme yapmışım. Linkini de bırakayım. Aslında daha derli toplu ve uzun bir video ile anlatmak istiyorum ilerleyen günlerde. youtu.be/UFoWlYe09ik?si=... Kalp Saati kitabında eşinin ölümü sonrası hayatla nasıl başa çıktığından bahsediyor. Pandemi sürecinde evinden zoom toplantıları düzenleyerek daha önce hiç yapmadığı şekilde sadece bir kerelik ve bir saatlik görüşmeler yaparak terapistliğe devam ediyor. Aslında Yalom'un kendi yas sürecinin üstesinden nasıl gelmeye çalıştığını okuyoruz. Dile kolay 74 yıl beraber olduğunuz çocukluk arkadaşınız, sevgiliniz, aşkınız, eşiniz, çocuklarınızın annesi artık yok. Yalom çoğu kez eşi için akıl hocam demiştir. İkisi beraber el ele verip mükemmel bir kariyer inşa ettiler. Birbirlerinin en iyi versiyonunu gerçekleştirmek için destek oldular. Yalom'un çocukken yaşadığı yalnızlığı ve dünyayı düşününce, kurduğu aileyi, kariyerini, başarılarını, insanların hayatına dokunmasını her zaman gıpta ile okudum. Yalom'un kitapları ve Robin Williams'ın filmleri benim akıl hocam oldu hayatım boyunca. Onlar olmadan ne yapardım bilmiyorum. 20 yaşımda ilk kez Nietzsche Ağladığında kitabıyla hayatıma girdi. On beş yıldır terapistim, akıl hocam, dedem ve arkadaşım oldu. İnsana dokunmanın, konuşmanın, hikaye anlatmanın, dinlemenin iyileştirici ve
Psikoloji
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
biraz da nostalji
7/10
·525 syf.··
2024 4. kitabı
·
990 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 10:36
Küçükken kuzenlerimle oturur annem ve teyzemlere gençlik yıllarını anlattırırdık. Hem onların gençlikleri hem anneannemin sokağında oturan diğer herkesin o yıllarına dair bir şeyler duymak hoşumuza gider ve ilgimizi çekerdi. Sanki o zaman insanlar daha samimiymiş, ilişkiler daha gerçekçiymiş gibi gelirdi. Bazen de babam anlatır eski İstanbul’u, şimdi bir beton yığını haline gelen yerlerin o zamanlar boş olduğunu söyler; falanca yerde açık hava sineması varmış falanca yer boş arsaymış, çocuklar top oynarmış, bizim evimiz de dahil evler bahçeliymiş, karşı komşunun bahçesi çok özenli ve güzelmiş gibi. ‘’Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek’’ de o keyifle dinlediğimiz anlatımlar gibi bir kitap. 90’larda doğmuş ve çocukluğu 2000’lerde geçmiş biri olan benim dahi yetiştiğim ve doğru böyle bir şey vardı dediğim şeyleri de kitapta okudum. Önce biraz kendi çocukluğumdan bahsetmek istiyorum, böyle bir kitaba böyle bir inceleme yazmak istiyorum. İlkokul birinci sınıfı bitirdiğimde babam bana karne hediyesi olarak walkman yani kasetçalar almıştı. Bir sabah uyanmış ve başucumda bulmuştum, nasıl mutlu olmuştum. Kardeşime de sadece radyo çalanını almışlar, o küçük diye. :) Kasetin ön yüzü bitince arka yüzünü çeviriyordum. Kasetin ortasındaki deliği çevirince de şarkılar ilerletebiliyorduk, tabi sadece eğlenmek için çevirenler de oluyordu. Tabletlerimiz yoktu ama tetrislerimiz vardı. Adı tetristi ama içinde yılan oyunu bile vardı. Sanal bebeklerimiz vardı, ben pek umursamazdım ama kuzenlerim geceye alarm kurup kalkıp sanal bebeklerini beslerlerdi. Atarilerimiz vardı, Mario’nun prensesi kurtarmasını sağlamaya çalışırdık. Annem çok güzel oynardı. Sürekli bir prensesi kurtartırdık ama ben değilim diyip dururdu. Bir de atarilerin tabancası olurdu, benim gibi evin içinde köpekmiş
Edebiyat
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size GelecekAyfer Tunç · Can Yayınları · 20212,488 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
OKUDUĞUM EN SERT VE GERÇEKÇİ KING ROMANIYDI!
8/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 20:27
Küçük yaştaki oğlunun ölümü ve karısından ayrılması sebebiyle akli dengesini yitiren, en sonunda da evinin yıkımını durdurmak için polisle çatışmaya giren bir adamın öyküsü. Kitap o kadar gerçekçi, o kadar iyi kurgulanmış ki... George abiyle birlikte sanki karşılıklı bira içiyordum, sanki onunla birlikte akşamları dışarı çıkıp geziyordum... Kitap sıkıcı mı? Evet. Ama George abinin hayatı aşırı sıkıcı olduğu için sıkıcı :D BUNDAN SONRASI SPOILER!!! Hikayeyi etkili yapan şey, George abinin kendi kendine konuşması, ve hayatını batıracak hamlelerde bulunurken (oğlunu temsil eden sesin) "George, ne yapıyorsun?" diye sorabilmesiydi. Bu sayede olayların, düşüncelerin aslında önemsiz olduğunu ve George'un intiharı çoktan kafaya koyduğunu anlıyorduk. George etrafındaki insanlara hep davranışlarıyla ilgili mantıklı açıklamalar yapar, karşısındakiler bu açıklamaların salaklığı karşısında "iyi ama neden?" diye sorar.. Oysa George'un tüm cümleleri manipülasyondur. Zaten işin sonunda intihara çoktan karar vermiştir. İntihar edeceğini anlayan tek karakterse ona bombaları satan zenciydi. George'u dinledikten sonra "sen intiharı çoktan kafana koymuşsun, ve sana bunun için yardım etmeyeceğim" demişti. Bu anlatım tarzı benim ana karakterle özdeşleşmemi sağladı ve finalde onun yaşadığı üzüntüyü bana da yaşattı... DEDEM YİNE DÖKTÜRMÜŞ. OKUYUN OKUTTURUN(Sevemezseniz sıkılabilirsiniz ama)
İnceleme
Ateş YoluStephen King · Altın Kitaplar · 2000416 okunma
8/10
·160 syf.··
2021 6. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 22:25
Angela Nanetti-Dedem bir kiraz ağacı( Babam gilas ağacı) İtalyan uşaq ədəbiyyatı. Müəllif "Çocukluk dünyası" kitabiyla Hans Kristian Andersen mükafatınin sahibidir. "Dedem bir kiraz ağacı"kitabi isə Chronos mükafatını qazanıb və 2015ci ildə isə qısa metrajlı filmi çəkilir eyni adla. Italyan ədəbiyyatının çox şirin dili var. Uşaq ədəbiyyatıdirsa,ümumiyyətlə ləzzət verir. Məni taaa ,uşaqlığıma, mamagilin kəndinə qaytardı. Kitabdan bircə baş qəhrəman Toninonun adı yadımdadır. Hekayə də onun dilindən anladılır. Toninonun Ana nənəsinin ölümünü,babasının xanımına olann sevgisini ifadesi duyğu doluydu. Toninonun babasına görə insanlar ölmür, onların ruhları bir şeydə həyatlarını davam etdirir. Nənə də ördəkdə davam edirdi. Baba ördəyə xaniminin qulluq etdiyi kimi baxır, onun xiffətini çəkirdi. Sonradan Tonino da Babasının ruhunun ağacda davam etdiyini düşünəcəkdi. Tonino ata tərəfi çox da sevmirdi diyəsən. Onlarla çox soyuq münasibəti vardı,elə onların da Toninoyla.Lap bizim mentalitetdəki kimi. Ana-ata ilə ata babasiyla nənəsinin münasibəti uşaqda qəribə hisslər buraxirdi, ata babasi və nənəsinin vecsizliyi, bəzən qəflətən onlarin Toninonun ata-anasiyla yaşadiqlari mübahisədən travma yaşadığını da hiss etmək olardi. Uşaq ədəbiyyatı yazanda gərək öz içindəki uşağı da yaşamağı ,xatırlamağı,o ana qayıtmağı, zamanda səyahəti,özünü uşaq etməyi bacarasan ki, yazilan da insana yaşatsın onu. Tonino tətillərdə babasıyla kənddə qalır, Gilas ağacına çixmaği babasindan öyrənirdi. Hələ baba o yumurtanı şəkərlə qarışdırib,krem edirdi...nənəmgilin diliylə "gogli-moqli"-sini andırdı. Babayla nəvə arsında olan o istilik, o ušaqlıq eyni nənəmlə mən idim sanki. Baba çox çılğın,inadcı idi. Qoca yaşında bələdiyyəyə etiraz kimi ağaca çixmaqdan da çəkinmirdi. Sonra Tonino doğrudan da
Dedem Bir Kiraz AğacıAngela Nanetti · Günışığı Kitaplığı · 20111,265 okunma
Mənim babam bir gilas ağacıdır
9/10
·160 syf.·
2020 47. kitabı
Axşamınız xeyirli olsun. Kitabı o qədər bəyəndim ki, bitməsini heç istəmədim. Əsərin uşaq ədəbiyyatına daxil edilməsi də düzgün deyil, ailə dəyərlərini, sevgini unutmuş bu nəslin bütün nümayəndələrinin oxuması gərəkdir bu kitabı. Dili sadədir, insanı sıxmır, axıb gedir. Oxuyun, oxutdurun. Xoş mütaliələr (:
Edebiyat
Dedem Bir Kiraz AğacıAngela Nanetti · Günışığı Kitaplığı · 20111,265 okunma
10/10
·408 syf.··
2020 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 03:02
Tiyatro kulübünden bir arkadaşımın önerisiyle tanıştım yazarla; keşke daha önce keşfetseymişim dediklerimden biri oldu ama sonuçta her şey "kendi zamanında" yaşanıyor, değil mi? Yazar, hayat hikayesinin asla boğmayan detayları ve duygularını sizi asla sömürmeyen netliğiyle şahane bir eser oluşturmuş. Özellikle çocukluğuna dair kaleme aldığı hatıralarının psikolojik etkilerini okurken, ben de mevcut yaşımda hissettiklerimin muhtemel temeline ilişkin kaynağa indiğimi gördüm. Sırf bunu yaşattığı için bile çok sevebilirdim bu kitabı. Ama kesinlikle daha fazlası var; diğer kitaplarının doğuş hikayeleri, esinlendikleri ve esin verdikleri, aşkı, ailesi, "çok az keşke"leri ile dolu dolu geçirilen bir yaşam öyküsü. Son bölümü okuyana kadar "keşke babam veya dedem olsaymış" dediğim adamın, bir konuda (spoiler olmaması için yuvarladım burayı) kendi kaleminden itirafını (veya hayıflanmasını) görünce düşüncemden sıyrıldım ve bu hayatı nasıl doldurursan doldur, hatta istersen başkalarının avuçlarının içi şişinceye kadar seni alkışlamalarına sebep olacak başarılara imza at, yine de aklın hep hayatın "yaşamadığın" veya "daha az yaşadığın" versiyonunda kalacak. "O nedenle tüh'leri vah'ları bırak, akışa teslim ol ve yaşa!" dedim kendime...
Bir Psikiyatristin AnılarıIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınevi · 20174,869 okunma