Bu insanların hiçbiri benim zihinden geçen düşüncelerle meşgul değil; belki kıskanilasi olmayan başka tasalara sahipler, ama şu anda konumumu içlerinden herhangi biriyle değiş tokuş etmeye hazırım.
Samuel Self boşanma davası açtığı karısı Sarah'yı hafife almıştı. Norwichli kitapçı iyi bir planı olduğunu düşünüyordu. Sarah ve sevgilisi John Atmere'yi uygunsuz vaziyette yakalamıştı, dolayısıyla mahkeme muhtemelen nafaka ödemeden boşanmalarına izin verecekti. Kadının yıllardır evlerinde yaptıkları grup seksleri, kırbaçlama fantezilerini ve doğaçlama seks şovlarını ifşa ederek karşı atağa kalkma cesaretini gösterebileceği aklının ucundan geçmemişti. Ama kadın bunu yaptı ve yasal işlemler sona erdiğinde hem kendisi hem de Samuel mahvolmuştu. Bu ikisinin evlilikleri hiçbir zaman yolunda gitmemişti. 1701'deki düğünlerinde Samuel hâlâ bakirdi ve birkaç hafta içinde Sarah ona belsoğukluğu bulaştırdı. Bundan hemen sonra kadın, evli komşularının yatağına davetsiz girip üçlü ilişki teklifinde bulunmaya ve hediye olarak kadın hizmetkarının bir tutam kasık kılını sunmaya başladı. Samuel'in karısının gece geç vakitteki bu gezmelerinden haberdar olup olmadığı bilinmese de, 1706'da kendi yaptıkları da hiç masumane şeyler değildi. Hizmetçileri Atmere ile kiracılarının yardımıyla Self ailesinin evi bir seks âlemi mekânına dönüştü. Burada cinsel partnerler değiş tokuş edilip herkesin gözü önünde birbirlerini kırbaçlıyorlardı. Selflerin evindeki grup seksin en gözde sahnesi genellikle Samuel'in kiracılarından biri olan Jane Morris'in kırbaçlanma seanslarıydı. Mahkeme kayıtlarına göre Samuel "ahlaksız, azgın ve adi bir şekilde" Morris'i taciz ediyor, "kadının elbisesini çıkararak çıplak poposuna sopa... ve başka aletlerle utanmazca vuruyordu". Morris çoğu zaman evdeki başka insanlar tarafından yere yatırılıyor, Samuel de onu kırbaçlıyordu. Samuel her kırbaç darbesinde zevke geliyordu; öyle ki kırbacı yere attıktan sonra karısını tutup Atmere'ye onu kırbaçlaması için yalvarıyordu.
Sayfa 300 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Toplum sözleşmesinde bireyler bakımından birtakım haklardan vazgeçme diye bir şey yoktur; bu sözleşmeyle durumları önceki durumlarına kıyasla gerçekten daha iyi olmuştur ve onlar herhangi bir vazgeçme yerine, yararlı bir değiş tokuş yapmışlardır: kararsız ve iğreti bir durum yerine, daha iyi ve daha güvenli bir durum; doğal bağımsızlık yerine özgürlük; başkasına zarar verme gücü yerine, kendi güvenliklerini; başkalarının alt edebileceği güçleri yerine, toplumsal birliğin yenilmezleştirdiği bir hakkı seçmişlerdir.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Öteki yok edilince dünya aynılaşmaz; virüse hazırlanır.
Benzeriyle yaşayan benzeriyle yok olup gidecektir. Değiş-tokuşun, karşılıklı ilişkide bulunmanın, ötekiliğin olanaksızlığı, bu gizil, şeytansı, kavranılamaz bir başka ötekiliği doğurur, bu Mutlak Öteki'nin adı virüstür, basit öğelerden ve alabildiğine yeni bir nüksedişten oluşur.
Alıntı
Romantik ilişkıler açısından karşımıza çıkan en büyük yanılgılardan birisi budur? Insanlar bir özellik için partner değiş-tirdiğinde, yeni gelen kişinin eski partnerinde sevdiği tüm özelliklere sahip bir şekilde geleceğini sanırlar. Bu gerçekten anlamsız bir beklentidir çünkü tüm insanlar eksiktir. Lego mantığıyla başka insanlarda sevdiğimiz özellikleri tek bir kişide toplama şansımız yoktur. Yani dışarıdan size cazip gözüken bir özelliği istediğinizde elinizdekilerden bir ya da birkaçını feda etmek zorunda kalacağınızı unutmayın. Peki bu istediğiniz özellik elinizdekileri yitirmeye değer mi? Diğer taraftan çok daha farklı bir yaklaşım sergileyip eşinizi keşfetmeyi hiç denediniz mi? Belki de arzuladığınız o özellik derinlerde bir yerde saklıdır. Öyle ki eşiniz bile ona sahip olduğunu çoktan unutmuş olabilir. Neden olmasın? Serkan Karaismailoğlu | Aşktan Sonra-Elma Yayınları
Vilfredo Pareto
Seçkinler düşüşleri esnasında insani duygular ve merhamet sergilerler fakat bu iyilik, bir zayıflık olmamak koşuluyla gerçeğe göre daha aldatıcıdır. Seneca, gerçek bir stoacı olmakla beraber büyük zenginliklere, muhteşem saraylara ve sayısız köleye sahipti. Rousseau’yu alkışlayan Fransız asilleri fermier'lerine nasıl para ödeteceklerini biliyorlardı ve gözde olan erdem sevgisi onları fahişelerle yapılan sefahate dalmaktan ve açlıktan nefesleri kokan köylülerden zorla para almaktan alıkoymamıştı. Bugün Fransa’da bir arazi sahibi, hububat ve büyükbaş hayvancılık vergileri sayesinde yurttaşlarından binlerce liret toplar. Yüz lireti veya birazcık daha fazlasını bir "Halk Üniversitesine" bağışlar, elindeki şişmiş cüzdanıyla bu şekilde vicdanını yatıştırır. Buna ek olarak da seçimlerde seçilmeyi umar. Lüksün ortasında zavallı ve muhtaçlar için merhametle hareket etmek, tatlılıkla vicdanı rahatlatır. Bugünün pek çok arazi sahibi, yarının sosyalistidir, dolayısıyla aynı anda iki yemlikten beslenmektedirler. Bu gelecek çok uzaktadır ve ne zaman geleceğini kimse bilemez. Bu süre içerisinde, birinin zenginliğinin tadını çıkarmak, eşitliği tartışmak, arkadaşlıklarda ve kamu hizmetlerinde ilerlemek, bazen para kazanmak için de iyi fırsatlar bulmak ve ödemeyi gelecek için verilen sözlerle yapmak güzeldir. Güvenilir bir malı uzun ve belirsiz bir dönem için imzalanmış senetle değiş tokuş yaparak kazanç elde etmekte her zaman fayda vardır.
Sosyoloji