• 88 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Bana şiiri sevdiren adam, Atsız'a selâm olsun.

    Atsız'ın kitapları her zaman beni çok etkilemiştir. Bunun sebebini Atsız'ı tanımaya, onu bilmeye bağlıyorum. Kitaplarını, onu tanımadan okumuş olsaydım bu kadar etkilenmezdim diye düşünüyorum.

    Atsız'ı abarttığımı düşünenler olabilir(onlar burayı terkedebilirler) fakat her okurun etkilendiği yazarlar vardır. Benim de etkilendiğim yazarlar var ancak sadece yazdıklarıyla değilde; hayatıyla, duruşuyla, davasıyla, yaptıklarıyla etkilendiğim tek yazardır Atsız.

    Çünkü Atsız; ilk mecmuasından ölümüne kadar çıkarmış olduğu bütün eserlerinden tutun, verdiği konferanslara, yazdığı mektuplara kadar hepsinde daima Türkçülük, Turancılık, Milliyetçilik düşüncelerini işlemiştir.

    "Vaktiyle bir Atsız derlerse ne hoş,
    Anılmakla hangi ruh olmaz ki sarhoş!"

    Şiir konusunda pek bilgim olmadığını düşünüyorum. Dört veya beş şiir kitabı okudum ve şiir değerlendirecek kadar yeterli edebi birikimim yok. Fakat yeterli olmaması şiirden etkilenmeyeceğim anlamına gelmez herhalde. Ben şahsen Atsız'ın her bir şiirinde farklı farklı hisler yaşadım. Kimi şiirinde Türkçülüğü söylemiş, kimi şiirinde Atsız gibi sevmeyi anlatmış, kimisinde Türk Kadınını göstermiş. Şiir tecrübem çok olmamasına karşın sözlerinin derinliğini ben bile hissedebildiysem sözü pek uzatmanın da anlamı yok demektir.

    Atsız'ın şiirlerinde dikkatimi çeken güzel bir nokta var: Türkçülüğü, milliyetçiliği çok güzel ve etkileyici şekilde anlatmış. Türk genci olarak benim tüylerimi diken diken etti. Milli duyguları çok güzel vurgulamış. Ve Atsız gibi sevmeyi de çok güzel anlatmış. Şiirlerini okuduktan sonra Atsız gibi sevmekte varmış dedim kendime. Aşkın bende olmayan hatta bizlerde hiç olmayan, bize uğramayan yanını anlatmış Atsız.

    "Nazım Hikmet gibi sevseydik bunun adı aşk olurdu, Atsız gibi seviyoruz bunun adı yangın."

    Kitap ve yazarı hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Bundan sonrası bilgi vermek amaçlıdır. Epey emek verdim ve yazdıklarıma vakit ayıracakların yüreğine sağlık. Kitabı okumayı düşünenlere minicik bile olsa yardımcı olabileceksem ne mutlu bana.

    • • • • • • • • • • • • •

    "Yoktur öte âlemde de kurtulmaya bir yer!Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın."

    Atsız, bütün şiirlerini tek bir kitapta toplamıştır. Eminim hepsinin hikayesi vardır. Bu sebeple bütün şiirlerini tek tek araştırıp; özünü, hikayesini, mantığını, yazılma sebebini bulmaya çalıştım. Fakat hepsi hakkında bilgi bulmak mümkün değildi. Bu sebepten, önemli şiirlerine yöneldim. Neticesinde; Atsız'ın şahsını ve düşüncelerini ve Türkçülüğünü ön plana çıkaran, daha kıymetli olan şiirleri hakkında bilgi vermeye çalıştım.

    İncelemede laf kalabalığı yapmamak için; araştırdığım bilgileri kendim derleyip, bazılarını tekrar yazıp link olarak koydum. Merak edenler, bilgi edinmek isteyenler linkten bakabilirler.

    Not:İlk iki şiirin videolarında, şiirlerin hikayeleri anlatılıyor ve kesinlikle dinleyin. Dinlerseniz bana teşekkür edersiniz. Atsız'ın en güzel şiirleridir ve hikayeleri de bir o kadar güzeldir. Benden tavsiyesi...

    •Geri Gelen Mektup:
    (Hikayesi)=> https://youtu.be/cV7YC6_6tKw
    https://i.hizliresim.com/MrznsS.jpg
    •Topal Asker:
    https://youtu.be/UDRZXqSZF4Y
    •Yolların Sonu:
    https://i.hizliresim.com/j1gVXD.jpg
    •Eski Bir Sonbahar:
    https://hizliresim.com/gaWPed
    •Yakarış:
    https://i.hizliresim.com/8f6c9M.jpg
    •Türk Kızı:
    https://i.hizliresim.com/fOXTtC.jpg
    •Adsız:
    https://i.hizliresim.com/JvaB9B.jpg
    •Ay Yüzlü Güzel Konçuy:
    https://i.hizliresim.com/UBm1Ml.jpg
    •Selâm:
    https://hizliresim.com/ObSe2s
    •Kahramanlık:
    https://hizliresim.com/JfWZ8w
    •Mutlak Seveceksin:
    https://i.hizliresim.com/8jhVyE.jpg

    Sonda olan "Mutlak Seveceksin" şiiri bu kitabında maalesef bulunmuyor. "Ruh Adam" romanında geçiyor. Fakat kesinlikle internetten okumanızı tavsiye ederim. En güzel şiirlerindendir.

    Atsız'ın şairliği, romancılığına göre daha geri planda kalmıştır. Hatta çok geride kalmıştır. Fakat şairliği çok etkileyici ve çok başarılıdır. Şairliği hakkında da bilgi vermeden olmazdı. Merak edenler için link bırakıyorum.
    https://i.hizliresim.com/X67dQn.jpg

    Son olarak; Atsız'ın Aruzla yazdığı şiirlerle alakalı hoşuma giden bir video linki bırakıyorum. Keyfine gelen bakabilir.
    https://youtu.be/KPEcCxFB90Q

    Belki sizlerde Atsız'ı tanıdıktan sonra kitaplarına daha farklı yaklaşırsınız diye "Ruh Adam" kitabının incelemesinde kendisinden bahsetmiştim. Linkini hemen alta bırakıyorum. İncelemeye göz gezdirdikten sonra kitabı okumaya başlarsanız, kitaptan çok daha fazla zevk alırsınız diyerek incelememi bitiriyorum. Okuyan, vakit ayıran herkese çok teşekkür ediyorum.
    #64279416


    Vaktiyle bir ATSIZ varmış,
    Var olsun!


    Bu inceleme için bana destek olan başta Metin sayar ağabeyime ve değerli
    Saf papatya , Döndü BARUT , Segâh_dügâh
    hanımefendilere çok teşekkür ediyorum.

    İncemeleyi paylaşıp, daha fazla okurun görmesini sağlayabilirsiniz.

    Saygılarımla...
  • Hayır da şer de O'ndan gelir, şüphesiz ki, hepsinin bir sebebi var...
  • 112 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Uykum kaçmıştı ve ufaktan okunacak bir kitap arıyordum.
    Yarın başka bir kitaba başlayacağım için en azından bir oturuşta bitsin diye yeni aldığım kitaplarıma bakınıyordum ve birden yıllara dayanan o meşhur Küçük Prens aklıma düştü ve okumaya başladım. Tabii birazda Trt1 de yayımlanan "Tutunamayanlar" dizisindeki Arda Kural'ın Küçük Prensi canlandırması da biraz aklıma düşmesine sebep olmuş olabilir...

    Öncelikle bu kitap kesinlikle ve kesinlikle yediden yetmiş yediye okunmalıdır. Bir çocuğunuz var ise ve bu kitabı okumadıysa büyük bir eksiklik sayarım. İnsanın hayata bakışını değiştirecek harika bir baş yapıt. Ayrıca küçük arkadaşlarımıza hediye alırken bu kitabı ilk listenize koyabilirsiniz.

    En çok satanlar olması hiç de şaşırtıcı değil. Bu kitap tamamen hakkediyor. Tabii birçok yayınevi bastı bu kitabı. Ancak Tomris uyar çevirisi olması sebebiyle can yayınlarını tercih ediyorum.

    "
    Hikayenin yazarı bir pilot ve 1935 yılında bir yarış sırasında uçağı sahra çölüne düşüyor. Yani kitabın içinde de geçen hikayeleri hayatındaki olaylardan ilham aldığını da söylemek doğru olur.
    Sahra çölüne uçağı düşen bir pilot ile bu dünyaya başka bir gezegenden gelen genç bir prens arasında geçiyor. Gezegen dediğimiz ise kitaptaki adıyla Asteroid-B612.
    Kitaba göre bu asteroid 1909 yılında bir Gök Türk bilimci tarafından keşfedilmiştir. Şiirsel bir anlatıma sahip. Küçük prensin bu dünyaya tamamen dışarıdan başka bir gezegenden gelen birisinin çocuksu gözlerle bakışı var.
    "

    Kitap üzerine söylenecek son lafım, "okuyun okutun!

    *Bir de belirtmek istiyorum ki, bu kitabı okumuş olmanız tekrar okumanıza bahane değildir. Her okuyuşun tekrar tekrar o hazzı, güzelliği vereceğini düşünüyorum.

    Şimdi Küçük Prensin minnoşluğu üzerimde uyayacağım...
  • Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
    Kederli olduğumda söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felâket geçirenlerim var.
    Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.
  • ~•~

    Bak...
    Ressam değilim,
    Resim çizmeyi de beceremem...
    Mutluluğun resmini çizemem,
    Ama bana desen ki 'acı'
    Onun heykelini dikerim..

    ~•~
  • Acı uyumuyormuş...Dün gecenin bir yarısı gözlerimi sensizliğe araladığımda hissettim , soluma çökmüş bir ceset yığını varlığın.Nefes alamıyordum , aslında bu durumdan rahatsızlık duyduğumdan pek emin değildim. Ülkeler , şehirler , caddeler , sokaklar ve en önemlisi sen , uyuyordun.Oysa benim düşlerim uyanıktı ve birer birer intihar ediyorlardı ...Bense bu sancılı kıvranış ta acıma inat gözlerimi sımsıkı kapatıyorum.SIMSIKI....
    Bir süre sonra direnişim son buluyor , sessizliğime sarılıp bende uykuya dalıyorum.
    Sabah gözlerimi açar açmaz, seni seven yanlarıma bir kaç bıçak darbesi daha alıyorum Nasıl oluyor da bir insanın yokluğu ağırlık yapabiliyor ....Mantığımı zorluyorum , olmayışın bir ağırlığı var mıydı, kimse söylememişte bana hiçliğin sonsuz yer kapladığını...
    Tükendiğimİ hissediyorum , hayattan el ayak çekmek üzereyim.Ve hala , alışkanlıktan mıdır bilinmez , nefes alıyorum ...KAHROLASI nefesim diyorum , ruhumun ölüşünün ardından yaşamaya çalışan bedenime içten içe küfürler savururken....
    ah be bedenim diyorum , hayat güzel değil lütfen sende ruhum gibi yaşamaktan vazgeç .. Bedenim , benliğime inat daha da sarılıyor hayata , daha çok çekeceğin acın var dur nereye der gibi....
    Bende ki sensizlikte o kadar karanlık ki... Kör oluyorum orada... Bazen de birinin gözümü bağladığını sanıyorum...
    Sonu olmayan bir yol oluyor bazen bendeki sensizlik... Bazen de nerede olduğunu bilmeyen bir deli gibi oluyorum...
    Oysa ne gözlerim bağlı ne körüm ne de nerede olduğunu bilmeyen bir deliyim...
    Sadece biraz sensiz kaldı yüreğim ve şimdi ne yapacağını bilmiyor...
    Konuşmak çok zor oluyor artık. Bunun bilincinde olmak daha da içime kapanmamı sağlıyor. İnsanlar her bir zerreme acı veriyorlar ve bu her şeyden daha çok üzüyor beni.
    Sol yanımda bir yer hiç sönmeyecek alevlerle boğuşuyor. Ve ben bunu kimseye anlatamayacak kadar yalnız bir kimseyim. Gözyaşlarım zamanla lav misali daha çok yakıyor orayı... Ben karamsar duyguların içinde boğulmaktan korkuyorum. Gökyüzüne bakıyorum derin bir nefes çekiyorum. O oksijen ciğerlerimde dolaşırken bile dünyaya fazla olduğumu haykırıyor içimde.
    Eskisi gibi mutlu olmayı, umutlu görmeyi, rahat nefes almayı, sevilmeyi, sevmeyi, gökyüzüne sahip olmayı hiç biri olmayacak... İşte bu sonsuz bir acıya ev sahipliği yaptırıyor sol yanımı... Ve uçurum ortadan ikiye ayrılıyor ben hiç beklemediğim bir zamanda uçurumun en dibine düşüyorum...
    Sen yalansın
    Senin cümlelerin yalan
    Sen karaktersizsin
    Sen yarımsın
    Sen KATİLSİN
    Pouliche