Dil oyundur. Bir tür tuzak. Örtüdür. Gizler, ima ettiğini, en açık biçimde dahi olsa örter. Yorar, yorulur...' 'Devrilmek diyordum...' 'Bir tür devrim yani. Devrilmiş olan. İçindeki yapı çökmüş. Yıkıldı fikir kalem, yapıldı din ve imanım, diyor Mısri... Devriş, devir işidir, içi öncelikle viran olmuş kişidir.'
Reformacı, eski şeklin ismini ve gûya esasını muhafaza edip, onu, zannınca bazı ihtiyaçlara göre yenileştirmek isteyendir. Reformacı, yani ıslahçı, herhangi bir dâva ve mevzuu, ister maziye, ister istikbâle doğru olsun, yekpare bir vähid olarak kabul edemiyen bîçare idrak bünyesidir. Ne attığını tam atabilir, ne de aldığını tam alabilir. Reformacı, dış şartları dâvanın öz bünyesine tâbi kılacak hâlis ve mutlak mefküreci olmak yerine, dâvanın öz bünyesini dış şartlara göre ezip büzmekte, ayarlamakta hesaplamakta mahzur görmiyen bir arabulucu, bir barıştırıcı, bir maslahatçıdır. Reformacı inandığından şüphe edendir. Tanzimat hareketi, dinin merkezinde olmasa bile, muhitinde, çok âciz, şaşkın ve kısır bir reformacılık hareketidir. Meşrutiyet hareketi, bu reformacılığın, daha az şaşkın, fakat daha çok idraksiz, üstelik büsbütün tereddî ifade eden garp züppelerinin elinde, devamıdır. Son devir, reformacılığı bozdu ve Garbı tâ kökünden benimsemeye kalkarak, dâvayı menfi tarafından tezatsızlığa götürmek istedi. Herhangi bir davanın istediği, muhakkak ki tezatsızlıktır; fakat hangi istikametten? Küfürden mi, imandan mı? Nihayet, sun'î ışıkları ne kadar zengin olursa olsun, güneşi kaybetmiş bir beldenin korkunç hali gibi, tepemizde kanat açan ve mıhlanıp kalan mânevî kara bulut, yekün halindeki eksikliğin din ve iman olduğunu ihtar edince, ortalıkta yeni bir sınıfın üremesine istidat açıldı. Bunlar, gûya din taslayan veya taslaması ihtimali olan yeni reformacılardı... Birçok bölüme ayrılan bu tiplere göre din lâzımdır. Elbette Allah'a inanılır. Peygamber bazılarınca lüzumludur bazılarınca değildir. Kur'an bazılarınca Allah'ın kitabıdır, bazılarınca değildir. Peygamberi ve Allah'ın kitabını tanıyan yine bazıları için bile günde beş vakit namaz lüzumsuzdur. Namazın şekli
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ortalıkta bir telaş vardı. Uğultulu konuşmalardan birkaçına kulak kabarttı: "Dün gece kabedeki bütün sanemler yüzükoyun devrilmiş." "Kahinler, Ahmet'in yıldızı doğdu, diyorlar. Son devir peygamberi artık yeryüzüne indi." "İran Kisrası, Nuşi Revan'ın görkemli sarayı çatırdamış. Muhteşem burçlarının on dördü birden yıkılmış." "Mecusilerin bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşi sönmüş!" "Semaveyi su basmış!" "Sava'nıj takdis edilen küçük denizi yerin dibine geçmiş."
Sayfa 48·Kitabı okudu
kapısında 1. Yedi adam biri bir gün bir kan gördü gereğini belledi yari alsa koynuna Ayırmaz kanı yanından Beyaz haberlerim var kardeşlerim -Bir güzel ince gelin Kabartır göğsünü toz duman içinde gelinliği durur çıkartıp bıraktığı yerde İçerlerden bir taşlı tarladan Kaynayan nehrin gözünde unutmuş gelin alınlığını Avuçları sıcacık yumulu beline dayalı Kalın bilekli badem topuklu Seyirtir o ince gelin grevli'ler şifalar götürmek için Beyaz haberlerim var kardeşlerim -Gölgesiz meydanlara aklı yağmalayanlara arasından yayılırsa karanlık fısıltılar Ya da güzel dışlı yapa çiçekleri Muhtemel bir genç kızın Başına atılırsa
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) dünyaya gelişi
"Dün gece Kâbe'deki bütün sanemler yüzükoyun devrilmiş." "Kâhinler, Ahmet'in yıldızı doğdu, diyorlar. Son devir peygamberi artık yeryüzüne indi." "İran Kisrası, Nuşi Revan'ın görkemli sarayı çatırdamış. Muhteşem burçlarının on dördü birden yıkılmış." "Mecusilerin bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşi sönmüş!' "Semaveyi su basmış." "Sava'nın takdis edilen küçük denizi yerin dibine geçmiş."
Din
Yedi Güzel Adam
Cahit Zarifoğlu Yedi Guzel Adam Cahit Zarifoğlu I. Bu insanlar dev midir Yatak görmemiş gövde midirBir yara açar boyunlarında Kolkola durup bağırdıklarında-Ya kurbanın olam Dağlar önüme durmuş Ki dağlanamÇekip pırıl pırıl mavzerler çıkardılar oyluk etlerinden Durdular ite çakala karşı yarin kapısında1.Yedi adam biri bir gün bir kan gördü gereğini belledi yari alsa koynuna Ayırmaz kanı yanındanBeyaz haberlerim var kardeşlerim -Bir güzel ince gelin Kabartır göğsünü toz duman içinde gelinliği durur çıkartıp bıraktığı yerde İçerlerden bir taşlı tarladan Kaynayan nehrin gözünde unutmuş gelin alınlığını Avuçları sıcacık yumulu beline dayalı Kalın bilekli badem topuklu Seyirtir o ince gelin grevli'ler şifalar götürmek içinBeyaz haberlerim var kardeşlerim -Gölgesiz meydanlara aklı yağmalayanlara arasından yayılırsa karanlık fısıltılar Ya da güzel dışlı yapa çiçekleri Muhtemel bir genç kızın Başına atılırsaYedi adamdan biri
Edebiyat