Ne kadar küçük düşürülmüş olursam olayım,
Ölümsüz mutluların başı Zeus
Benden yardım istemeye gelecek,
Öğrenmeye can atacak benden
Nereden doğabilecek olduğunu
Tacını tahtını elinden alacak devrimlerin.
İşte o zaman
Hiçbir şey yumuşatmayacak beni;
Ne baldan tatlı sözlerin büyüsü,
Ne en ağır cezaların korkusu
Bildiğim sırrı söyletmeyecek bana.
Percy Bysshe Shelley ve romantiklerin ikinci kuşağı şairler halkı ve toplumsal olanı merkeze alan, Hristiyanlığa alternatif bir mitoloji geliştirmeye çabaladılar. Belirleyici ortak özellikleri Jakoben düşüncenin reddinde ve şiiri devrimci bir silah olarak kullanmakta yatar. Onlara göre şiir bir eylem çağrısıdır.
Tanrısal olsun, devrimci olsun, hiçbir peygamber inmedi gökten. Her türlü acıya, hatta insanların en çok hak edildiğini düşündükleri acılara bile, bir adaletsizliktir yapışıp duruyor.
Prometheus'un kendisini ezen güçler karşısındaki uzun sessizliği hep haykırmakta. Ama, bu arada, Prometheus insanların karşısına geçtiklerini, kendisini alaya aldıklarını gördü. İnsanın kötülüğüyle yazgı, yıldırıyla saymaca arasına sıkışmış durumda şimdi, kutsala saldırı gururuna kapılmadan, hala kurtarılabilir olanı öldürmeden kurtar mak için başkaldırma gücü kalıyor kala kala.
Marx için Prometheus, "felsefe tarihinin en göze çarpan azizi ve şehidi"ydi. Tezinin ön sözünde kahramanından şu alıntıyı yapmıştı: "Gerçekten de bütün tanrılardan nefret ediyorum. Zincirlerimi asla köleliğe değişmem. Bir kayaya zincirlenmiş olmak Zeus'un kölesi olmaktan yeğdir." Marx, Prometheus'un akla, özgürlüğe olan inancından ve isyan tutkusundan hem "bilimsel" hem de devrimci olacak güçlü, yeni bir sentez çıkararak yola devam etmişti.