"Kadınlar için ise gelecek, komediden başka bir şey değildi.
Hiçbir olanak yoktu, herşey önceden tasarlanmıştı: küçük şakalar, flörtler, kikirdemeler, kısa süren bir kararsızlık, sonra takınılan, zaman geçtikçe de cayılan yabancı, ölçülü bir yüz, ilk çocuklar, mutfaktaki işler bittikten sonra yanlarında biraz daha kalmak, baştan beri duymamazlığa gelinmek, giderek söylenenleri dinlememek, kendi kendine konuşmalar, rahim kanseri, ve sonunda ölümle kehanetin gerçekleşmesi. Yöredeki kız çocuklarının oynadığı oyunun evreleri bile böyleydi:
Yorgun / halsiz / ağır hasta / ölü.
"
"Duanı istemiyorum,” dedi Kaz.
“Ne istiyorsun öyleyse?”
Eski yanıtlar hemen aklına geldi. Para. İntikam. Jordie ’nin
kafamın içindeki sesinin sonsuza dek susmasını. Fakat içinde farklı
bir yanıt oluştu; şiddetli, ısrarcı ve nahoş. Seni, Inej. Seni.
Pek çok çocuk sana çiçek verecek. Fakat bir gün, en sevdiğin çiçeği, en
sevdiğin şarkıyı, en sevdiğin tatlıyı öğrenen bir çocukla tanışacak
sın. Ve sana onların hiçbirini veremeyecek kadar fakir biri bile
olsa bunun önemi olmayacak; çünkü o, seni başka kimsenin tanımadığı gibi tanımak için emek vermiş olacak. Sadece o çocuk
senin kalbini kazanacak.