​"Sosyal medya platformları, başkalarının acısını veya başarısızlığını birer seyirlik malzemeye dönüştürerek bizi kolektif bir hissizliğe sürüklüyor. İnternetteki linç kültürü, sorumluluk almadan hınç çıkarmanın en konforlu yoludur."
«İnsan kendine dikkat etmeli! Bu durumda bile yaşamak zordur; ama son lokmanı ya da son ilacını başkalarıyla paylaşmaya başladın mı, işin bitik demektir.»
Sayfa 105
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
2. Sistem'in çok farklı faaliyetlerinin tek bir ortak özelliği vardır: dikkat gerektirir ve dikkat dağılınca aksarlar. Bazı örnekler: • Bir yarışta start tabancasının sesine hazırlanmak. • Dikkatinizi sirkteki palyaçolara odaklamak. • Kalabalık ve gürültülü bir odada belli bir kişinin sesine odak- lanmak. • Ak saçlı bir kadını aramak. • Şaşırtıcı bir sesi tanımlamak için belleğinizi taramak. • Sizin için doğal olandan daha hızlı yürümek. • Topluluk içinde davranışınızın uygunluğunu denetlemek. • Bir sayfalık metinde a harfinin kaç kere geçliğini saymak. • Birine telefon numaranızı vermek. • Dar bir yere park etmek (otopark görevlileri dışında çoğu kişi için). • İki çamaşır makinesinin değerini genel olarak kıyaslamak. • Vergi beyannamesi doldurmak. • Karmaşık bir mantıksal savın geçerliliğini sınamak.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Nazlı Ilıcak ismine dikkat… Neyse ağzımızı bozmayalım. Değmez.
Nokta operasyonu faşistler ve onların Nazlı Ilıcak, Ahmet Kabaklı gibi kalemşörleri tarafından 'memnuniyetle ve şükranla' karşılanırken, geniş halk kesimlerince ve yazarlarca eleştiriliyordu. Bunlardan biri İlhan Selçuk'tu: "Fatsa'da Halkın Zamanla Yarışı... Fatsa artık bütün Türkiye'de ünlüdür. Bu 20 bin nüfuslu küçük kent, devlet gücünü faşist amaçları için kullanmakta sakınca görmeyenlerin "pilot bölgesidir."
Sayfa 590 - İmge
Tarih
Güven sorunu iki biçim alır; birincisinde, sadece ortada güven yoktur, İkincisindeyse, kişi diğerlerinden aktif biçimde şüphe de etmektedir. Yukarıda değindiğim iz gibi, güven ilişkisi, bürokrasilerin çatlak ve yarıklarında, insanların kime güvenebileceklerini öğrenmesiyle birlikte, enformel biçimde gelişir. Güven ilişkileri, asıl ola­rak, insanların sorun yaşadığı ve yardım ihtiyacının yoğunlaştığı dönemlerde sınanır. Boston’daki fırıncıların arasında bu kadar zayıf bir dayanışma duygusunun olmasının nedeni, makineler bozulunca çaresiz duruma düşmeleriydi. Fırıncılar, haklı olarak, bir kriz anında birbirlerine güvenemeyeceklerini düşünürler. Kimse makinelerden anlamaz; insanlar esnek bir zaman programına göre içeri hızla girer ve çıkar; her birinin ikinci işi ve başka sorumlulukları vardır. Karşılıklı bir şüphe olmasa da, güven de yoktur; zira güvenin yeşereceği bir temel bulunmaz. Esnek bir iktidar ilişkisi de güvenin olmadığı bir durum yaratabilir. Anthony Sam pson’a göre, IBM işten çıkarmalar sürecinde, şirkette kalan çalışanlarına, yalnız oldukları­nı ve şirketin koruması altında olmadıklarını hissettirerek güveni yok etti. Bu davranış şu güçlü mesajı verdi: Kriz sırasında kendimizi toparlamamiz gerekli; eğer adımlarına dikkat etmezsen yola sensiz de devam ederiz.
“Çocuk işte, anlamaz” deyip geçiyorlardı. Oysa kelimelerin sihirli olduğunu çocuklara yakıştırılan sıfatların onların kaderini belirlediğini bilselerdi seçtikleri kelimelere çok daha fazla dikkat ederlerdi. Onları çocuk gibi değil, bir birey gibi; onlara ait eşya gibi değil onlara verilmiş bir emanet gibi görselerdi belki başka türlü davranırlardı.
Sayfa 33·Kitabı okuyor