Hz. Muhammed (sav) “Büyük günahların en büyüğü kişinin anne babasına sövmesidir.” deyince [mecliste bulunan sahabeler] “Ey Allah’ın Resûlü kişi nasıl anne babasına söver?” diye sordular. Hz. Muhammed (sav) “Kişi birisinin babasına söver, bir başkası da onun babasına söver.” diye cevap verdi.
Sayfa 59 - Buhâri 5973·Kitabı okuyor
Alıntı
Hiç konuşmayalım istersen susmak bir dil Bir hatırlamak olsun yitirdiğimiz ne varsa Hatırlamak deyince içimden bir rüzgâr Işıkları söndürülmüş kasabalar geçiyor
Sayfa 174·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Âmir b. Vâsile’den şöyle rivayet edilir: Allah Resûlü’nün zamanında, adamın biri, bir topluluğun yanından geçerken onlara selâm verdi. Onlar da selâmını aldılar. Adam oradan uzaklaşınca topluluğun içinden biri, “Ben şu geçen adama Allah için kızıyorum” dedi. Oradakiler, “Ne kötü söyledin. Vallahi bunu o adama haber vereceğiz” dediler. İçlerinden birine de, “Ey Falanca! Git o adama yetiş, bunun söylediklerini haber ver” dediler. Gönderdikleri kişi adama yetişti ve durumu anlattı. Bunu duyan adam Allah Resûlü’nün huzuruna vararak meseleyi ona aktardı. Resûl-i Ekrem, gıybet yapan kişiyi çağırmasını istedi. Onu çağırınca Resûlullah, “Onun arkasından şöyle şöyle söyledin mi?” diye sordu. Adam, “Evet, söyledim” deyince, Allah Resûlü, “Ona niçin kızıyorsun?” diye sordu. O da, “Ben onun komşusuyum. Ne yaptığını iyi bilirim. Vallahi, farz namazlarından başka bir namaz kıldığını görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, namazları vaktinde kılmadığımı, âdâbını yerine getirmeden abdest aldığımı ya da namazın rükû ve secdelerini hakkıyla yerine getirmediğimi hiç görmüş mü?” Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi, onun iyi ve kötü her müslümanın tuttuğu şu ramazan orucundan başka bir oruç tuttuğunu görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, orucumu bozduğumu ya da onun hakkını zedeleyen bir şey yaptığımı görmüş mü?” dedi. Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi bu adamın biri ondan bir şey isteyince, Allah yolunda infak olarak, iyi ve kötü her müslümanın verdiği zekâttan başka bir şey verdiğini görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, zekâtı eksik verdiğimi ya da onu isteyeni başımdan savdığımı mı görmüş?” dedi. Resûlullah adama
Ayrılıkların bir rengi vardır, susuşların Bekleyişlerin, yalnızlıkların da öyle Şehrin görüntüsü unutmanın rengine benzer İstasyonlarsa özleme dönüktür nedense … Hiç konuşmayalım istersen susmak bil dil Bir hatırlamak olsun yitirdiğimiz ne varsa Hatırlamak deyince içimden bir rüzgâr Işıkları söndürülmüş kasabalar geçiyor … Hangi şehirde yoksan ben kayboluyorum orada ..
Sayfa 79·Kitabı okudu
Allah Rahman’dır
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Sohbetlerimizi yaparken gönlümüzü nasıl açmamız gerektiğini anlamaya çalışmakla beraber, “Allah” deyince önce neyi hatırlamamız gerektiğini, Allah’ın kendini tanıttığı gibi tanımaya, anlamaya çalışıyorduk. Bir de Allah’ı hayali olarak değil kendi üzerimizden anlamaya, tanımaya çalışıyorduk. Önceki sohbetlerimizde Allah’ın Vedud, Hamid, biraz da Rab ismini ve “el hamdu lillâhi rabbil âlemîn” derken ne dediğimizi anlamaya, bilmeye çalışmıştık. Şimdi de Allah’ın Rahman ismini ayetlerle beraber anlamaya çalışacağız inşallah. Fatiha’da “El hamdu lillâhi rabbil âlemin” ayetinden sonra “er rahmânir rahîm”(Fatiha /2) ayeti gelir. Allah kendini tanıtırken rahman olarak tanıtmıştır. Biz de bu sohbetimizde Rahman’ı anlamaya, tanımaya çalışacağız inşallah. Biri Allah’ın Rahman ismini zikredip; “bismillahirrahmanirrahim” derken ne söylemiş olur? Öncelikle; “benim rabbim olan Allah rahman ve rahimdir, zatında rahmandır, fiillerin de, işinde ise rahimdir” demiş olur. Allah ayet-i kerimede; “rahmetim her şeyi kaplamıştır”(Araf /156) buyurur. Allah’ın rahmeti her şeyi kaplamıştır. Onun rahmeti, rahman olan zati sıfatından tecelli eder. Rahim ismi ise Rahman’ın fiilidir, işidir. Allah tecelli edip, işini yaparken zatında olan rahmeti, rahmaniyeti rahim olarak tecelli eder. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde “benim rabbim zatında rahmandır, fiili, işi de rahimdir ve rabbim işini rahmetiyle yapar. Ben de onun halifesi olarak bu işi rahmetimle yapacağım” demiş olur. Peki, kul işi hangi rahmetiyle yapmalıdır? Allah, ona zatıyla, sıfatıyla tecelli
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Bir Şair Bir Kitap
Haydar Ergülen – Sen Güneş Kokuyorsun Daha Babaannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi, Nazlı babaannem sözü de uzatmazdı ısrarı da az söyler, usul söyler, pir söylerdi bir de adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir yaparlar derdi ** küçücük bir büyükanneydi, onu yitirince anladım kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden, elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan, gölgemiz bile bizden uzunmuş, ya çocukluk, o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki çıkarmış, “bu dünya bir pencere" türküsünü söylerdi de anlamazdık, ** bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık kalıyor, bir gülümseme kadar, “çok uzatma" diyor “şiiri, kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,” ** insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım anladım ama, ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk, bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak, aşk kısa, şiir uzun, sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman, ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan?
Kırmızı Kedi