Demek yaşarken akla hayale gelmez zorluklarla da boğuşacağız ve kimse de bunu bize öğretmeyecek, herkes kendisi öğrenmek zorunda kalacaktı. Hayatın bu inişlerine ve yokuşlarına her zaman hazır olmak, hayal kırıklıklarına göğüs gerecek gücü kendimizde bulmak lazımdı. Eğer bu gücü bulmuşsak yolu yalnız yürüyebilir, kimsenin bize eşlik etmesine de ihtiyaç duymazdık.
"Direnme gücüne sahip olanlar başkalarından farklı değildir," diyordu Nora. "Aradaki tek fark, onların aklında belli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi sürdürebilmektir...
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkûmsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın.Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın."