Uyanıkken gördüğünüz rüyalarda kendi derinliklerinizi dinlerken suskunlaştığınız zamanlarda düşünceleriniz, havada uçuşan kar taneleri gibi düşerler ve boşluklarınızdaki tüm sesleri beyaz bir sükunetle örterler.
‘Hayat üstü kapalıdır, örtülüdür, tıpkı daha büyük olan benliğinizin üstü kapalı ve örtülü olması gibi. Yine de hayat konuştuğunda tüm rüzgârlar kelimelere dönüşür ve tekrar konuştuğunda, dudaklarınızdaki gülüşler ve gözlerinizden akan yaşlar da kelimelere dönüşür. Onun melodilerini sağırlar bile duyar, duymaya devam ederler onu; o yürüyüp geldiğinde körler görür, şaşkınlık ve merak içinde takip ederler onu.’