Ebu Cehil öldü ama,zihniyeti hâlâ yaşıyor...
Bir kere,ahlaksız insan olmaz.Ya güzel ahlak sahibidir ya da kötü ahlak.!
"-Arkadaşların, biliyorsunuz bütün bunlar emperyalist güçlerin oyunu. İslâm’a karşı duramayacaklarını anlayınca, işe, kadını sokağa çekmekle başladı. Onlar çok iyi biliyorlardı ki, kadını İslâmi hassasiyetinden kopardılar mı işleri kolay olacaktı. Ve onlar biliyorlardı ki, kadını bozdular mı, toplumu bozmuş olacaklardı. İnşaallah, sizler ümit veriyorsunuz, bu oyunu bozacak olanlar sizsiniz. Bilinçlenen asrın Zeynepleridir. İslâm'a sarılan, zamanın Sümeyyeleridir. Kısacası ümit sizde, siz, asrımızın genç kadınında."
İnsanlar hata yapabilirler, bizler insana bakıp İslâm’ı tarif etmiyoruz. İslâm’a bakıp, insan tarifi ediyoruz.
İmanın hakikatini bilememek. İman hangi durumda kabul görür? Hangi durumda kabul görmez? Allah'ın bizden istediği imanın gerekleri nelerdir? Hangi fiiller imanı zedeler? Her şeyden öte, Allah vardır diyen herkes müslüman olur mu?
Görüldüğü gibi, Allah’a ait olan bir çok şeyi kabul ettikleri halde, bu onların imanlı sayılmalarına yetmiyor.
Zülal araya girdi:
— Yani, kafana göre takılmayacaksın. Senden, nasıl inanman isteniyorsa öyle inanacaksın. Öyle mi?
— Evet. Ve bir de inanman gerekenlerin hepsine inanacaksın. Birine, tamam inandım. Ama, şu kural işime gelmedi demek yok. Çünkü, birini inkar, hepsini inkar gibidir.
"– Sonuçta, bir insandan çıkmamış mıdır? Her bir izm, bir insan uyduruğu değil midir?
– Evet. Elbette ki, her birinin bir sahibi var.
– Sonuçta, bunlar birer insandır. Ve insanları yönetmek, idare etmek için kurallar belirliyorlar. Allah’ta, insanları idare etmek için, kurallar belirlemiş. Allah, herkesten, herşeyi daha iyi bildiğine göre, hangi kuralları benimsememiz lazım. Kaldı ki, bir insanın adı,