1000Kitap Logosu
Kavgam
Kavgam
Kavgam

Kavgam

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.4
1.629 Kişi
6,9bin
Okunma
1.652
Beğeni
99,5bin
Gösterim
928 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 26 sa. 18 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Bilge Karınca Yayınları · 8 Ocak 2002 · Karton kapak · 9789756553030
Orijinal adı
Mein Kampf
Diğer baskılar
Milli olmayan bir hükümet milleti her vasıta ile felakete götürdüğü zaman, bu milletin her ferdinin milli duygulara kapılarak isyan etmesi hak değil milli bir görev olur. Bir millet insan hakları için giriştiği mücadelede mağlup olmusa kader onu terazisinde tartmış, bu dünyada var olma saadetine erişeyemecek kadar hafif bulmuştur. Çünkü varlığını sonsuza kadar sürdürmek için mücadeleye hazır olmayan veya buna gücü yetmeyen bir millet Tanrı tarafından ebediyen yok olmaya mahkum edilmiştir. 
7 mağazanın 129 ürününün ortalama fiyatı: ₺22,85
7.4
10 üzerinden
1.629 Puan · 296 İnceleme
Uğur
Kavgam'ı inceledi.
551 syf.
·
5/10 puan
Mein Kampf Dedi ki, “Zayıfa acımak doğaya ihanettir”. Acaba kendisi Sovyet Birliği'ni, ikinci dünya savaşı yıllarında zayıf olarak mı görüyordu? Zayıf olarak görmeseydi tarihi hatasını yapmazdı sanırım. Mesela hep düşünmüşümdür ;1941 yılında Staline saldırmasaydı şuan ki dünya düzeni nasıl olurdu? diye düşünüyorum yıllardır.Bu saldırısını en büyük hatası olarak görüyorum diyip kitap incelemesine geçelim. İki bölümden oluşan bu kitabının yazmasını hapishanede bitiriyor. Tabi o yıllar da halen süren 1.Dünya savaşı etkileri. Çoğu kişi Nazi kampında ki işkenceleden bahseder ama hani bu kitabı okuduğunuz zaman öyle bir bilgiye rast gelemezsiniz. Mein Kampf 'ta süre gelen olayları objektif olarak yorumlayan yazar ve aynı zamanda buna istinaden dönemin ABD başkanı Churcill' in diyişiyle“Eğer biz Kavgamı okusaydık, ikinci dünya savaşı çıkmayabilirdi”sözleri objektif perspektifle yazıldığını teyit ve tescil eder. Hitlerin halkını yüceltmesi güzel bir şey. Alman tebaasını hep bi yüceltme peşinde olması yadsınamaz ama öte yandan diğer ırklara zarar vermesi doğru değil tabi.Kulaktan dolma bilgiler veya araştırmalarla Hitler'e antisempatizm duyulması çok normal, çünkü milyonlarca insanı katletmiş birinden bahsediyoruz. Bu kitap niçin okunulur? Hitlerin stratejik planlarını, siyasetini ve türlü türlü düşüncelerine tanıklık edebilirsiniz bu kitabı sayesinde. Diğer yandan dönemin değerlendirmesini de Hitler gözünden okuyabilirsiniz. Hitler'e atılan çamurları birde onun gözünden bakabilmeniz için okunulur. Bazı sayfalarda, “aaa bu Hitler mi?” dedirten yazılarına rastladım. Örneğin“Çok karışığım, bir yanım hâlâ gelmeni bekliyor, seni çok özlüyor, seni görmek için gidebileceğin her yere gidiyor... Ama diğer yanım kaçıyor senden, senden umudunu kesmiş, seni görecek korkusuyla yaşıyor. Ne yaptın bana daha doğrusu bize? İçimde iki kişilik yaratıp gittin. Ben ise sıkışıp kaldım aralarında neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyorum...” duygulandıran dizeler. Evet, Hitler acımasız biriydi. Fakat bunları sadece tek başına mı planladı? Hayır tabiki de. En büyük destekcisi, propagandacısı ; Joseph Goebbels. Kim bu adam? Joseph Goebbels, Nazi mesajını yaydığı Adolf Hitler’in altındaki Alman Üçüncü Reich’in propaganda bakanlığı yaptı.1924 sonbaharında Goebbels, Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei'nin (NSDAP; Ulusal Sosyalist Alman İşçi Partisi veya Nazi Partisi) ilçe yöneticisi oldu ve iki yıl sonra Adolf Hitler onu Berlin'de bölge lideri yaptı. 1927'de Goebbels, haftalık bir ulusal Sosyalist gazete olan Der Angriff'i ("The Attack") kurdu ve ertesi yıl Hitler, onu Naziler için propaganda müdürü görevine atadı.Kurulduktan sonra Goebbels, Hitler'in etrafındaki Führer efsanesini yaratmaya başladı ve Alman halkını Nazizme dönüştürmeye yönelik devasa ralli ile noktaladı. Günlük faaliyetleri arasında afiş tasarımı, propaganda parçaları yayınlaması, korumalarını sokak savaşlarını kışkırtmak için kullanmak ve genel olarak siyasi ajitasyonu artırmak vardı. Birkaç alıntı ; *Halbuki insan, hayatını ancak inandığı Şeylerin uğruna feda eder. *Ahlakın çöküşü bir milleti yavaşça ve tamamen tahrip etmek için yeterlidir. *Boş yere canı yanmaz insanın ya bir eksiklik vardır geleceğe dair ya da bir fazlalık vardır geçmişten gelen. *Büyük hırsızlar serbest ve cezasız kaldıkları müddetçe küçük hırsızlar yakalanmamalıdır. Son olarak, yayınevine bir not; kitabın dili oldukça sade olmasına rağmen , akış ve teknikte çokca rastlanacak hatalar var. Özellikle imla kurallarında. Bu kitabı okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Kavgam
7.4/10
· 6,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
48
Oğuz Aktürk
Kavgam'ı inceledi.
544 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum Hitler!
İlk olarak bu kitabı okumamla başladığım kitap serüvenimin devamını YouTube kitap kanalımdaki kitap önerileri videolarımla izleyebilirsiniz: youtube.com/c/alintilarlayasiyo... Bugüne kadar 482 tane kitap okumuşum ve 1000kitap sitesinde de 4 yıl boyunca iyisiyle kötüsüyle 254 adet kitap incelemesi yazmışım. Peki benim bu kadar kitabı okumamı sağlayan ve Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını bizzat gördükten sonra okuduğum Kavgam kitabı hakkında neden bir incelemem bile yok? Artık olacak. Hatta siz de bu incelemeyi okuduktan sonra yorumlarınızda "Senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum Hitler!" cümlesini söylemek isteyeceksiniz. Çünkü gerek bu sitede gerekse de aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıp da ırkçılığın tanımını hala bilmeyenler olduğunu fark ettim. Ben size ırkçılığın sözlükteki tanımını söyleyeyim: "1. tanım: kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimi." 2. tanım: insanların toplumsal özelliklerini ırksal özelliklerine indirgeyen ve bir ırkın öteki ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti." Kavgam kitabı hakkında zaten bugüne kadar yüzlerce inceleme yazılıp çizildi, kitabın ne anlattığını, dünyanın en kötü insanlarından biri olan Hitler'in düşüncelerinin nasıl olduğunu, II. Dünya Savaşı sürecinin nasıl geliştiğini az çok biliyorsunuzdur veya Piyanist, Schindler'in Listesi gibi filmlerden izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum. O yüzden bu kitap hakkında daha çok kendi düşüncelerime yer vermek istiyorum. Çünkü bilinçli okurlarla dolu böyle bir kitap sitesinde bile "Yahudi'nin olduğu her yerde Hitler'e ihtiyaç var." diyebilenler var! Bu benim hayatımda içimden gelerek okuduğum ilk kitaptı. 2014 yılının şubat ayında Polonya'nın Oświęcim kasabasındaki Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını gezdikten sonra aklımda onlarca soru oluşmuştu, bu kendi açımdan alışıldık bir şey değildi. O güne kadar sürekli yanıtlar aramak için yaşadığımı, kendi kendime hiç soru sormadığımı anlamıştım. 70 yıl sonra bu kampların içerisinde gezerken hayata dair bir şeyler kaçırdığımı anlamıştım. Üstümdeki kapkalın kabanla bile iliklerime kadar üşüdüğüm, milyonlarca masum insanın öldürülüp yakıldığı gaz odalarının içerisini görebildiğim, milyonlarca masum insanın nedenini bilmeden gecesini gündüzüne katarak yattığı taştan bile sert ranzalara dokunduğum bu yer, benim hayatım için çok önemli bir dönüm noktası olmuştu. Çünkü Kavgam kitabını yazan Adolf Hitler bütün bu kıyımı ve katliamı yapmadan önce bir RESSAMDI! Ayrıca üç kez sınavlarına girdiği Viyana Sanat Akademisi’ne kabul edilmemişti. Düşünebiliyor musunuz? Bunları neden size anlatıyorum, çünkü dünyanın en kötü insanlarından biri olan Hitler ve onun kirli düşüncelerini, Aryan ırk teorisini ve Alman ırkının dünyanın en üstün ırkı olduğunu anlatıp da kendisinin bile sarışın ve mavi gözlü bir Alman olamadığı çelişkilerini görebileceğimiz Kavgam kitabı, benim içimden gelerek kitapların dünyasına giriş yapabilmem için bir kapı oldu. Yani evet... Dünyanın en kötü insanı kendisinden çok farklı bir coğrafyada, dünyanın ve kutsal kitapların da öğütlediği kitap okumak eylemine karşı beni merak ettirmişti. O kampları gördükten sonra kendime her gün "Kavgam kitabı neden yazılmıştı?", "Böyle bir kitaba neden ihtiyaç duyulmuştu?", "Bu adam niye bu kadar masum insanı bir hiç uğruna katletmişti ve kendilerinden sonra gelme ihtimali bulunan milyonlarca insanın kaderini değiştirmişti?" şeklinde sorular sordum. Kendi kendime sorular yönelterek hayatımda ilk kez felsefi bir eylem uyguladığımı hissetmiştim. Evet, biliyorum. Hitler'in Yahudi düşmanlığının kaynağı ekonomik, dinsel ve sosyolojik sebeplere dayanıyor. Çünkü hem Hristiyanlar Hz. İsa'yı Yahudilerin çarmıha gerdiğini düşünüyordu hem de Yahudiler eskiden beri tefecilik ve tüccarlık gibi mesleklerle paralarına para katıyordu. Fakat bu konunun 20. yüzyıl içerisinde doğan Yahudilerle ne alakası var? Sizin hayatınızda hiç Yahudi arkadaşınız oldu mu? Bazılarınızın içinde tuttuğu ve tepki almamak için söylemekten çekindiğiniz ırkçı düşüncelerinizi Yahudilerin yüzlerine karşı söyleyebilme cesaretiniz var mı? Hayatınızda hiç Yahudilerin şimdiki zamanımızda yaşam kaliteleri bile olmadan yaşadıkları ghettolara gitme imkanı bulabildiniz mi? Polonya'da yaşadığım sırada ben bu imkanı bulabildim ve durum hiç de düşündüğünüz gibi değil. Dünyadaki her Yahudi Rockefeller ve ailesi gibi kötü değil arkadaşlar, her Yahudi diğer bütün ırklara karşı düşmanlık besleyip Filistin'de bir Yahudi devletinin içerisine yerleşmeyi falan da düşünmüyor. Ben bizzat gittim, gerektiğinde Yahudi arkadaşlar edindim, bir Müslüman olarak da karşıma çıkan sinagogları ziyaret ettim. Onların yüzlerindeki hayal kırıklığını ve acıyı hissettim. Schindler'in Listesi filminde bizzat fabrikasına da gidip gördüğüm Oskar Schindler ile birlikte ağladım. Aklımdaki Amon Göth'leri, Joseph Goebbels'leri, Adolf Hitler'leri bir bir ortadan kaldırdım. Milyonlarca masum insanın canına kıyan sana sesleniyorum Hitler; Sanata ilginle belki benim meslektaşım olacaktın, olamadın. Yazdığın kitapla belki de bir yazar olacaktın, olamadın. İnsan olmak bu dünya için aşırı kolayken bunu da başaramadın... Ne yazık ki, başarabildiğin tek şey beni kitap okutmaya başlatmak oldu. Sana Elem Klimov'un 1985 yılında çekilen Gel ve Gör filmindeki sahneyle veda ediyorum! Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve 30 yaşına geri dönüyorsun. Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve Viyana Sanat Akademisi'ne geri dönüyorsun. Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve çocukluğuna geri dönüyorsun. Senin fotoğraflarına ateş etmeyi tam da burada kesiyorum, çünkü senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum!
Kavgam
7.4/10
· 6,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
22
556
minimalist
Kavgam'ı inceledi.
928 syf.
·
26 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Für Das Deutsche Reich
HEIL HİTLER Nasıl başlanır bilmiyorım; ama bir yerden başlamak lazım anlatmaya . İnceleme yazısı mı olacak emin değilim; fakat belli bir kitlenin hoşuna gitmeyeceği kesin. Günümüzde 10 insandan 9' u Hitler'i sevmiyor. Sebebi ise yahudilere (insanlara değil) yaptığı zulm. Sanki bir tek yahudiler öldürüldü. Ya da yakılan kitaplar. Belki saldırganlık politikası hatta dünyayı süreklediği kaos(!) gibi sebepler. Neyseki Hitler bu kitabında kimseye bir gül bahçesi vaadetmiyor. O zamanın Alman halkı da bir gül bahçesi istemiyor olacak ki milyonlar, tereddütsüz bir şekilde Hitlerin izinden gidiyor ve zamanında Alman halkı Hitler'i, kendi duygularının tercümanı olarak gördüğüde aşikardır. Söylenilecek en güzel şeyde aslında Hitler'i yaratan yine bu milyonlar oldu. "Ben bugün yalnız şu anlayışa göre hareket ediyorum: Kaybedilen topraklar yaygaracı parlamenterlerin keskin dilleri ile geri alınmaz, bu topraklar ancak keskin kılıçlarla, kanlı kavgalarla geri alınabilir." İnsanların yaptığı duygu politikası, büyük bir hızla kitleleri ele geçirmiş bulunmakta. Günümüzde Hitler hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir insan bile, bugün Schindler'in Listesi filmini izlediğinde "Katil Hitler", diye bağırabilir. Hepimiz biliriz o vurucu sahneyi. "Bu saat iki yahudi eder. Bununla iki yahudi daha kurtarabilirdim." ya da Hayat Güzeldir filminde Roberto Benigni'nin canlandırdığı Yahudi baba rolü ve çocuğuna gösterdiği ilgi, hepimizin ciğeri parçalanmıştır eminim; ama mesele bu mu değil! Bugün Hitlerin katil(!) olması ya da Yahudilerin sabun yapılması değil mesele. Yerlerini, bulundukları mevki ve topraklarda ki kendi konumlarını ebedi kılmak. Sadece yahudiler mi öldürüldü? İnsanlardan bahsetmemin sebebi bu işte. Önemli olan insan diyebilmemiz. Kimse Hitlerin katlettiği zencilerden bahsetmiyor ya da sakatlardan ya da çingenelerden varsa yoksa yahudi. Sanki dünyada bir tek yahudi zulme uğradı. Sizin yalan duygularınız sahte yaşlarınız bomboş ve değersiz emin olun. Hitlerin katlettiği 17 milyon insanın 6 milyonu yahudi. Buna kızıyorum işte ben. Neden diyorum yaa neden insanlar sürekli gözümüze yahudiler sokuyor? Hitler bundan propaganda da bahsediyor. Sanırsam Yahudileri gözümüze sokanlar "Kavgam'ı" çok önceden okuyup kullanıyorlar. Dünyanın politikası büyük bir başarıyla işlendi. Stalin, Mao Zedong bugün dünyada daha çok insanı katletti; ama katledilenlerin filmi yapılmadı, kimse duymadı, ağlamadı da. Lanet olası asyalılar canları cehenneme. Yahudiler kadar değerli değil miydi canları? Değildi. Çünkü yahudiler, geleceğin topraklarında büyük bir hakka sahip ve finansal başarıları var. Yani kimse kalkıpta bir Yahudinin ticari zekasını yadsıyamaz.. Günümüz siyasetinde önemli bir güç demektir bu ki zamanında da öyleydi. Bugün sadece yahudiler için ağlayanlara, ABD ve Avrupa tarafından uygulanan güzel bir reklam ya da parazit diyebiliriz. Filmin en güzel yerinde reklam girer ya ha işte onlar bunlar. Bizler insanlar için ağlayalım. Ve bugün her varlığa sonsuz bir saygıyla sarılalım. Yahudi Arap Türk Kürd ya da diğer neyse demeden, insan deyip sarılalım. Eh böylelikle bir şeyler değişir. Gibi. Hitler büyük bir politika adamı devlet adamı. Hem de nasıl bak tarihin gördüğü ve göreceği en yüksek zeka. Bunun farkındaydı o yüzden kaybetti; çünkü bunu dinginliyecek yüce bir ruha sahip değildi. Zeka da ruh olmadıktan sonra bir işe yaramıyor; ama yine de saygı duyuyorum. Sen yok olmuş bir milleti gör. Versayı yoksay, işin kitlelerden geçtiğini fark et onlara seslen. Politikanı yavaş yavaş uygula. İş kur, istihdam yarat, aç olan milleti doyur. Milyonlar senin karşına gelsin, Hitler diye bağırsın, yerde sürünen milletten vezir yarat sen kral. Sonra bugün, klavye veleti gelsin sana küfür etsin Hülo Hitler diye bağırsın. Hele o kadar yıllık dünya zamanından denk geldiğim çağa bak, rezillik. Yaşından büyük sitelerde gezen, yaşamında ki tek başarısı yönetenin en iyi paspaslığını yapması olan bir velet bugün kalkmış zamanında, "Ülkemi nasıl kurtarırım, davamı nasıl sürdürürüm, ırkımı nasıl yüceltirim," diyen bir adama küfür ediyor. Sebebi ise bizim lanet olası eğitim sistemimiz. Günümüzde hiçbir eğitimci Hitler hakkında kendi düşüncesinden bahsedemez. Yapamaz bunu. Adam diyor Hitler kötü. Bitti bu kadar. Bu eğitimle büyüyen çocuk Hitler kötü diyor. Daha sonra ise ne okursa okusun değişmiyor bu. Nasıl değişsin? İntnreti açıyorum Jojo Rabbit, Hayat Güzeldir , Piyanist, Çizgi Pijamalı Çocuk, Schindler'in Listesi. Eee ne olacaktı başka? Tabii kötü Hitler dersin, onlarda bunu istiyor. Sen farklı düşünme. Müsaade yok buna. Tüm insanlık yahudilere yapılanı kabul etmeli. Dünyada zulm gören tek millet yahudi. Acı çeken, ezilen, örselenen, hakkı yenilen tek millet onlar. Hatta dünyada da bir tek yahudiler var........ nerede nerede ki. NSDAP üzerine: Çok güçlük çekiyorduk. Hareketin pek az üyesi vardı. Bu üyeler arasından, kendi asgari ihtiyaçlarını temin ettikten sonra hareketin değişik ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kişi bulmak imkansızdı. Bugün hâlâ rant peşinde koşup yok bebek katili Hitler, yok kitap düşmanı Hitler, diye bağıran insanlar tabii var ; çünkü onlar popülaritenin kurbanı. Hitleri hedef olarak göstermelerinin tek sebebi, toplum tarafından beğenilme ve onlardan biri olduğunu gösterme isteği. Çoğunluk onlara, o kurbanlara Hitler den nefret etmesini söylüyor etmezsen bizi kaybedersin. Adam ne yapsın yazık, garip nefret ediyor. Bir de komik olan taraf şu ki kendi fikriymiş gibi beyan ediyor. Yahu anlamıyorda. Anlayamaz çünkü kurban. O istenileni yapar ve kendisi istiyormuş gibi algılatılır. Bakmayın kitap okuduklarına. Okumaları lazım çünkü rant bu, popülarite burada. Biz yinede kalame rağmen hitabet diyoruz. Bir komünist-Marksist, davası gereği her zaman kendisine destekçi bulur; ama bir faşist asla bunu başaramaz. Bir komünist-Marksist, ne kadar masum insanı öldürürse öldürsün davası gereği haklıdır; ama bir faşist her zaman suçludur. Bu da günümüzde Stalin'i, Mao'yu, Pal Pot'u, Kim İl Sung'u ve daha nicelerini haklı kılar. Neyseki ümit ediyorum, bir gün bu dünyada "ırkı milleti", değilde insanların öldürülmesinin suç oluğunu söyleyebileceğiz. Hitler'e olan ilgim 15 sene önce neyse bugünde öyle ve korkarım ki 50 sene sonrada aynısı olacak. Büyük bir dehaydı Hitler, kitlelerin üstünde liderlerin üstünde bir lider. Yaptıkları zulümleri doğru bulmuyorum ama Hitler bunları yapacağını söylemişti. Ben öldüreceğim demişti, yapacağım, göreceksiniz demişti. Kavgam kitabı ne anlatıyor arkdaşlar? Hitlerin hayatını mı? Askerliğini mi? Neyi? Yarını. Haklı davasını. Nefretini. Kuracağı ırkçı devleti. Eee kitleler bunu istedii. Tabii bu Hitler'i haklı göstermez  bugünkü Yahudiler'e bakıpta Hitler haklıdır da diyemeyiz; ama daha kötüleri varken tüm günahı Hitler'e yüklemekte ne bilim düşünmekten kaçmak gibi. Irkçı Devlet üzerine: Irkçı devlet ırkı toplum hayatının merkezi haline getirecektir, onun saf kalması için çalışacak, çocuğun bir millet için en kıymetli varlık olduğunu ilan edecektir. Ve kitap meselesine gelecek olursam. Bugün her Hitler karşıtı 5 filmin 3 ünde yakılan kitapları görüyoruz. Bu neden yanlış olsun? Adam insanlardan sabun yapıyor, kitapların yakılması mı sorun? Adam diyor ki: "Alman olmayan her şeyi ateşe veriyorum." Yahudi yazarların kitaplarını ateşe attı; ama Schopenhauer ya da Schiller'in kitaplarını ve bu yazarları yüceltti. Schiller'den bahsederken "Milletimizin En Büyük Hürriyet Kahraman" ı olarak anlatıyor. Hitler kitap düşmanı değildi. Hitler Alman olmayan kitaplara düşmandı. Günümüzde insanlar Hitler'in okuyan-yazan insana düşman olduğundan bahsediyor komedi. Hitler üzerine yıllarca konuşurum; ama kitleler ufakken acz ediliyor. TİME dergisi tarafından yılın Adamı seçilen Hitler'den daha fazla bahsetmek istemiyorum. Bir insanı, bir tarihi ya da bir milleti kötülemek çok kolaydır. Özellikle böyle bir zamanda dünyanın en basit hareketidir. Önemli olan o zümreyi süzgeçten geçirebilmektir.
Kavgam
7.4/10
· 6,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
146
Betül
Kavgam'ı inceledi.
544 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Bu adamı hepimiz tanıyoruz. Adolf Hitler, yaklaşık 6 milyon Yahudiyi gözünü bile kırpmadan ölüme terk eden o adam. Peki hangimiz bu olayların arka planını biliyoruz? Hangimiz Adolf Hitler'in Yahudi düşmanlığının sebebini araştırıyoruz? Pek çok insan araştırmıyor. Hatta merak bile etmiyor. Fakat ben o insanlardan değilim. 6 milyon küçük bir sayı değil. Ki bir ırktan nefret etmek de sıradan bir şey değil. Tam da bu sebeple kendisini ve mantıklı bulduğu sebepleri öğrenmek istedim. Elime herhangi bir tarih kitabı alabilirdim. Onu kaliteli tarihçilerin cümleleriyle tanıyabilirdim fakat her zaman bir insanı en iyi kendisinin anlatabileceğini düşündüğüm için elime "Kavgam"ı aldım. Onu kendi sesinden tanımak istedim. Ve bize saçma gelse de onun mantıklı bulduğu düşünceleriyle onu biraz da olsa tanımış oldum. Pek çok yerde okuyabileceğimiz hayat hikayesini internetten alacağım. Çünkü genel olarak hepimiz az çok onun hakkında bir şeyler biliyoruz. Adolf Hitler 20 Nisan 1889'da Avusturya'da doğdu. Eğitim hayatı boyunca oldukça başarısızdı. 1912 yılında Almanya'nın Münih şehrine taşındı. I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine gönüllü olarak orduya yazıldı. Almanların aldığı büyük yenilginin ardından arkadaşlarıyla bir araya gelerek Alman İşçi Partisi'ni kurdu ve başına geçti. Daha sonra partinin ismini değiştirerek Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi adını verdi. Üyelerine ise kısaca Nazi denildi. Lider olarak kendisine Führer lakabını verdi. Burada aldığı kararlar neticesinde hükümeti devirmek için girişimde bulundu. Fakat bu teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı. Olayın ardından Adolf Hitler yaklanarak 10 ay hapse mahkum edildi. (Kitabı da hapiste olduğu süreçte yazdı.) 1930 Eylül ayında yapılan seçimlerde Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi seçimleri kazanarak iş başına geldi. Ülke genelinde yaptığı hizmetlerle Almanya büyük bir kalkınma yaşayarak zenginleşti. 1932 yılında Hitler, Şansölye (Cumhurbaşkanı) seçildi. Daha sonra siyasi rakiplerini hızla ortadan kaldırarak ülkenin tek adamı oldu. Başlattığı II. Dünya Savaşı 65 milyondan fazla insanın ölümüyle sonuçlandı. Adolf Hitler'in en büyük ve en trajik hatası şüphesiz ki Rusya'ya savaş açması oldu. Birçok cephede savaşan Alman askerleri arada kaldı. Savaşın gidişatının Alman aleyhine döndüğünü gören ve yakalanacağını anlayan Hitler 30 Nisan 1945 yılında eşi Eva Braun'la birlikte intihar etti. Kitaba dönersek; Adolf Hitler kitabına ressam olma hayalini anlatarak başlıyor. İnternette de kolaylıkla bulabileceğiniz birkaç resim yapıyor ve eğitim için akademiye başvuruyor. Fakat reddediliyor. Akademi Adolf Hitler'e mimar olabileceğini söylüyor. Fakat bu da gerçekleşmiyor. Hitler gençliğinde yoksul bir yaşam sürüyor ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Kalan zamanını da okuyarak değerlendiriyor. Yahudi düşmanlığı tam da bu sıralarda başlıyor. Çevresine karşı hep ilgili olan Hitler gazetelerde okuduğu yazıların çoğunun Yahudilere ait olduğunu görüyor. Onlara karşı önyargılı olması sebebiyle bunu garipsiyor ve çevreye dikkatli gözlerle baktığında Yahudileri hep iyi işlerde, iyi yaşam şartlarında görüyor. Bu da onu nefrete itiyor. Her ne kadar tam manasıyla hissedemesek de kendimizi o zamanlarda görmeye çalıştığımızda elbette yoksul haldeyken iyi maddi durumu olan insanlara özenmemiz veya onlardan nefret etmemiz olağan görülebilir fakat bu onların hepsinden kurtulma sebebi hiçbir zaman olmamalıdır. Hitler çevresine baktıkça nefreti çoğalıyor ve kendisini aniden Yahudi düşmanı olarak buluyor. Bunu kitapta çok iyi anlıyoruz çünkü Hitler hiçbir düşüncesini insanlardan sakınmıyor. Ardından hayat onu siyasete itiyor ve kendisini Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin kurucu üyesi olarak buluyor. Yaptıkları konuşmalarla partilerini duyurmaya başlıyorlar ve tahmin edemeyecekleri kadar ilgi görüyorlar. Adolf Hitler çok iyi konuşma yapan bir insandı. Zaten halkı tarafından bu kadar sevilmesinin sebebi buydu. İstediği her düşünceyi insanlara kabullendirebiliyordu. Bunu şu alıntıyla da çok iyi anlayabiliyoruz. "Konuşmalarım sayesinde gençlere, mecburi askerlik hizmetleri, bambaşka bir şekilde görünmeye başladı. (...) Bu gençler, kavganın içine büyük bir heyecanla, şevkle atılıyorlardı." (s.319) Parti değer gördükçe fikirleri daha rahat paylaşmaya ve yaymaya başlıyorlardı. Partinin en büyük özelliğiyse Yahudi düşmanı olmasıydı. Hatta bu sebeple yaptığı konuşmayı izleyenler arasında çok fazla kavga çıkıyordu ve bu kavgaları hep bastırıyorlardı. Bu Yahudi düşmanlığının kesinliğini de Hitler'in kendi cümleleriyle anlatmak istiyorum. "Hakikatte ne olduğumuzu, ne istediğimizi, maksadımızı günün birinde bu köpek sürülerini andıran Yahudilere gösterecektik." (s.311) Fazla uzatmak istemiyorum. Adolf Hitler ardından 1933’te Almanya Şansölyesi oluyor, 1934’te Führer olarak devlet başkanlığına yükseliyor. 1 Eylül 1939’da Polonya Seferi ile Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nı başlatıyor. Savaş boyunca askerî operasyonlarla yakından ilgileniyor fakat diktatörlüğü 30 Nisan 1945’te intihar etmesiyle son buluyor. Tam sayılardan bahsetmek gerekirse; Adolf Hitler 6 milyon Yahudi—kurbanların bir milyondan fazlası çocuk— olmak üzere 17 milyondan fazla insanın ölümüne sebep oluyor. Hiçbir zaman hiçbir sebebin bir insanın ölümüne sebep olmaması gerektiğini savunan bir insan olarak hırs uğruna bunca insanın öldürülmüş olması hiçbir zaman anlayamayacağım bir şeydir. Biraz da olsa sebebini öğrenmek için bu kitabı okumayı tercih ettim. Adolf Hitler'in hayatını ve siyasete atıldığı dönemleri anlamak için okunabilecek bir eser. Fakat geri kalan sayfalarda Yahudileri kötülemekten başka bir şey yapmamış. Önermek konusunda kararsız kalıyorum. Tarihe ilgisi olan insanlara tavsiye edebileceğimi düşünüyorum. Otobiyografik eserler tarihin karanlık yanlarını aydınlatırlar. Livaneli'nin kitabından zihnime yerleşen düşüncelerle incelememi sonlandırıyorum, hiçbir zaman öldürmeyi savunamam çünkü öldürmek istediğim insan sonuçta benim etkim olmadan da bir gün ölecek. Bu, zamanı boşa harcamaktan ve vicdanı yormaktan başka bir şeye sebep olmuyor. Herkese sevgilerimle!
Kavgam
7.4/10
· 6,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
23