Edit' in odama gelmesini istemiyorum. Bunu hotgâmlığımdan istemiyorum. Kimbilir, belki bir daha birbirimizi görmiyeceğiz ve o zaman Edit arasıra hatırlayacak: - "Evet, diyecek, bir gün İstanbul' dan ayrılırken bir macera geçirmiştim. Acaba ismi de ne idi onun?" Belki de bunu hatırladığı zamanlar saçları ağarmış olacak. Halbuki ben ona bu hatırayı vermek istemiyorum. Bu işte, o benden almış olacak. Ben istiyorum ki, onu, istediğini almak istediği için reddedeyim ve reddedilmiş bir kadın hırçınlığıyla daima, daima hatırlasın. Belki siz buna hislerin perversite'si diyeceksiniz. Nasıl isterseniz.
Hayata Dair
Mercan & Burak
"Sadece bir hafta, dedim öfkemi bastırarak. Şimdi onunla kavga edemezdim. Kavgalarımızın sonu hiçbir zaman iyi bitmiyordu. Elif`i tanımadan mı büyüsün? Bir gün gerçeği öğrendiğinde annesinin onu terk ettiğini mi düşünsün? Bizim gibi mi olsun, Burak? Geri dönelim, ne olur! Sana yardım ederim. Her şeyi yaparım." Burak`ın gözlerinden yaslar boşandı. Ben de ağlıyordum. ○ kötü biri değildi, yalnızca yaşadığımız bu zor hayata yenilmiş görünüyordu. "Bizim gibi olmasın diye onu vermemiz gerekiyor. O daha bebek. Onları her zaman isterler. Müdün Baba onu iyi bir aileye verir." "Elif buna dayanamaz," derken kalbimden acı bir hıçkırık koptu. "Elif öldü. Mercan. Öldü."
Sayfa 8 - Ren·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hem hanımefendi diyor hem de kaba.Bu nasıl bi çelişki..
"Bana yine bağırırmıydınız?" "Hanımefendi ben size hiç bağırmadım." Parmağımı şıklatıp masum bir ifadeyle önüme bakıyorum."Doğru. Siz beni aşağılamıştınız."
Sayfa 107·Kitabı okudu
KİTABIN ÖZETİ
Davranışı üçe bölmüş 1) Organik kalıtımsal yapılar (içgüdü). İçgüdü: Aslında yalnızca organların yapılarının işlevsel bir uzantısıdır. İçgüdü organların mantığıdır (203). 2) Öğrenilebilecek olan duyusal-hareketlendirici yapılar 3) Düşünceyi oluşturan simgesel yapılar (147). Zihinsel Organizasyonda Zekanın Yeri Bilişsel Süreci Harekete Geçiren Nedir? Birey yalnızca bir gerek duyarsa, yani ortamla organizma arasındaki denge bir an için bozulursa eyleme geçer ve eylem dengeyi yeniden kurma, yani organizmayı yeniden uyumlandırma eğilimi gösterir (14). İşleyiş Her yeni uyaran yeni bir algı durumu yaratır. Fakat bu mutlak durum öznel durum ile aynı değildir. öznel durumun farklılıkları algı düzeyine taşıması için esikleri vardır. Bu yüzden her şey, nesnesiyle anlık fakat kısmi temas kurarak adım adım ilerlemek zorunda olan algının, nesneyi merkezlemek suretiyle -her ne kadar bu bozulmalar eşit ölçüde kısmi merkezsizlşemelerle azaltılsa da- bozduğunu, değişken ve esnek yollardan ulaşılan birçok olguyu tek bir bütünün içinde toplayan zekanın ise çok daha kapsamlı bir merkezsizleşmeyle nesnellik kazandığını gösterir (97). Yapılandırmacılığın Örneği: Eğer bir maymunun ulaşabileceği bir yere herhangi bir pozisyonda bir çubuk bırakılırsa, bu ilgisiz bir nesne olarak görülür; koluna paralel olarak bırakılırsa hemen kolun olası bir uzantısı olarak algılanacaktır. Dolayısıyla, o ana kadar nötr olan çubuk karmaşık yapının içine girmek suretiyle bir anlam kazanacaktır. O zaman alan “yeniden yapılandırılacaktır”. Nitekim Köhler’e göre zeka eyleminin ayırt edici özelliği olan şey işte bu ani yeniden yapılanmalardır. Daha az iyi olan bir yapıdan daha iyi bir yapıya kayış, içgörünün temeli olup, bu nedenle bizzat algının basit ama doğrudan olmayan ya da dolaylı bir devamıdır
Eğitim
Bu toplum belki çok fazla Celal Şengör yetiştiremez ama elit tanımını özümseyebilir. Celal Şengör'e özense yeter. Elit saygı duymayı öğretmekle yetiştirilir. Yani edit olmanın önemli ve gerekli bir şey olduğunu, toplumda elitlere saygı duyulması gerektiğini öğretirsin. Ondan sonra o çocuk elit olmak için çalışır zaten. En önemli şey toplumdaki bütün bireylerin eşit olmadığı ve olamayacağı fikrini anlatmaktır. Türkiye'de şimdi solcusu da sağcısı da bunun tam tersini yapı yor. Hoşlanmadığım bir kelime vardır: emekçiler. Yaşayan her insan hayatta kalabilmek için emek sarf eder. Dolayısıyla bir emekçidir. Sosyal haklarına pek çok çözüm bekleyen işçi sınıfını, keyif içinde yaşayan diğer emekçilerden ayırmak lazımdır. Bu ayrım eskiden, beyaz yakalılar ve mavi yakalılar olarak dile getirilirdi. İşçi sınıfının içinde ben pek çok derin hürmete layık, toplumun elitlerinden addedeceğim kişiler tanıdım. Ama vasıfsız işçi dediğimiz kişiler, elit takımdan addedilemezler. Bu demek değildir ki onlar medeni dünyanın söz verdiği haklardan mahrum bırakılsınlar. Ama toplum yönetimi tahsili kıt bir grup insana teslim edilemez. Bence toplumda herkesin eşit olması mümkün değildir. Bir toplumun yücelebilmesi için elitler sınıfı olmalıdır. Toplum, onlara özenmelidir. Toplum, onların seviyesine yaklaşırken kendileri de daha yukarı çıkmalıdır. Böylece toplum, bir bayrak yarışı gibi giderek gelişir. Bizim gelişmelerini gördüğümüz toplumların hepsinde bulundum ben, hiçbirinde eşitlik yoktu ve elitlere hep saygı vardı.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Witgenstein yaşlılık döneminde irlanda'da yaşamaya başlamışt. Kanserden 29 Nisan 1951 yılında hayatını kaybeden ünlü filozof, ölümünden bir gün önce kendisini görmek isteyen arkadaşlarına:"onlara harika bir hayat yaşadığımı söyleyin" mesajını bırakmıştı.edit: Şu arada ben devreye girmek istiyorum.Burada büyük bir ironi yatmaktadır.
Edebiyat