Ve bitti...
Rum’u, Kürdü, Alevi’si, Türk’ü, Yörük’ü, Çerkez’iyle… süren kardeşliğin, birlikte yaşamı yeniden inşa etmenin hikayesi, kitapları geçti dimağımdan.
Ada serisi Yaşar Kemal’in ölümünden önce kaleme aldığı son kitap dizisiydi. Eşi Tilda Kemal’e ithaf ettiği bir seri.
Son kitabında biraz Yaşar Kemal’den söz etmek istiyorum ve tabii eşinden. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın var düsturu ile.
Melek Hanım ve Musa Kazım Ağafendi’nin aşkı, Girit toprağının özlemiyle yaşarken ölen Ağaefendi yeniden doğuruyor ya, Poyraz sanrılarını Zehra’ya sarılırken atlatıyor ya, Nesibe gölgede kalmış kız olmayı Ali Hüseyin’in aşkı ve yakışıklılığı ile tamamlıyor ya, Nişancı Sultan uğruna denizden uzak ceviz ağacı gölgelerinde yaşayabiliyor ya, Kerim ve Peri birbirlerinde buldukları mutluluğu yaşamak ile hayat buluyor ya, Şehmus ve Şerife Hatun birbirlerine destek oluyor ya, ... aşk böyle efsunlu bir şey. Yarımı tam etmek gibi bir şey. İşte yazarımızın 50 yıllık hayatını tamamlayan da Tilda.
Edebiyat çınarı Yaşar Kemal; 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 öykü, 1 şiir bırakan Yaşar Kemal, sadece Türk değil, dünya edebiyatına da adını yazdıran bir isim oldu. Dünya edebiyatında onu sahneye eşi çıkardı.
Tilda ile Yaşar Kemal’in yolu Çukurova’da kesişti. 1952 yılında evlenen ikili tam 50 yıl evli kaldı. Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca ve İspanyolca’ya anadili gibi hakim olan Tilda, Yaşar Kemal’in on yedi eserini yabancı dillere çevirdi. Dünyanın, Türkiye’nin edebiyat ustasını tanıması onun sayesinde oldu. Cengiz Çandar, 2001 yılında kaleme aldığı yazısında Tilda’yı şu şekilde tasvir etmişti:
“Dünya, Türkiye’nin usta dil kuyumcusunun, bu halkın asırlardan gelen gür bilgelik ırmağının uğultusunu Tilda sayesinde öğrendi. Yaşar Kemal, bu efsunlu efsaneler toprağının